Bayburt lu Zihni
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Bayburt lu Zihni



Şairler

 
 
 
 
 
 
 
 
 



BAYBURTLU ZİHNÎ ( 1797 ?-1859)

Yaşadığı yüzyıldaki acıyı ve konjüktürü en yürekten ve en etkili anlatan şâir-i şehirimiz Bayburtlu Zihnî'nin doğum tarihi tam olarak bilinmemektedir. Asıl adı bazı kaynaklara göre Mehmet Ali bazı kaynaklara göre ise Mehmet Emin'dir. Zihnî, bir rivâyete göre rü'yada bir zatın kendisine bu isimle hitabından dolayı şairin kullandığı mahlasıdır.
Ömrünün gençlik yıllarında İstanbul'a gitmiş burada epey bir zaman kalmıştır. Devlet Rus işgali'ne uğrayınca (1828) Bayburt'a dönmüştür. Yurdunun virân olan, ıssız kalan, acı tablosunu görmüş kan ağlayan yüreğini zamanımızda dahi unutulmayan "Vardım ki yurdundan ayağ götürmüş" dizesiyle başlayan koşmasıyla avutmak istemiştir.
Acıyı yumuşak bir şekilde, bu hazin tabloya sâkileri katarak anlatması ile Zihnî'nin bu "Koşma"sı hiç unutulmamış yanık bir türkü gibi çağlar geçtikçe daha bir yüreklere işlemiştir.
Zihnî, biri Bayburt'a diğeri Akka'da olmak üzere iki kez evlenmiştir. Babası gibi şair olan oğlu Ahmet Revayi Efendi ilk eşinden dünyaya gelmiştir. Akka'da evlendiği kendi tabiriyle "edebsiz arab"tan boşanmak için başına olmadık şeyler gelmiştir.
Altmış yılı aşkın ömründe Osmanlı Devleti'nin egemenliğinde bulunan bir çok yeri dolaşmış (Ünye, Amasya, Mekke, Mısır, Akka, Hopa, Karaağaç, Of, Erzincan,Çanakkale, Trabzon), memurluk görevinde bulunmuş bir süre de önemli zevâta kâtiplik yapmıştır.
Hakkın ihlaline dayanamamış bunları hicvettiğinden dolayı da bir çok kez memurluk görevinden azledilmiştir.
1859 yılında son görevli olduğu yer olan Ünye'den Bayburt'a dönmek isteyen Zihnî, Ulasa köyüne yakın bir handa vefat etmiştir. Kemikleri 1936 yılında Bayburt İmaret Tepesi'nde bulunan anıt-türbesine getirilmiştir.
Zihnî, edebiyat âleminde Divân tarzındaki şiirlerinden ziyâde içli bir söyleyişin hakim olduğu sayısı 30'u dahi bulmayan az sayıdaki "Koşma"ları ile tanınmıştır.
İyi bir medrese eğitimi alan Zihnî'nin Divân, Sergüzeştnâme-i Zihnî (yaşamından kesitler, hicivleri ve destanları), Kitâb-ı Hikâye-i Gâribe (bir gencin başından geçen olaylar) adlarında üç eseri vardır.

 

Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
Câmlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sâkiler meclisten kesmiş ayağı

Hangi dağda bulsam ben o maralı
Hangi yerde görsem çeşmi gazalı
Avcılardan kaçmış ceylân misâli
Gitmiş dağdan dağa yoktur durağı

Lâleyi sümbülü gülü hâr almış
Zevk ü şevk ehlini âh ü zâr almış
Süleyman tahtını sanki mâr almış
Gama tebdil olmuş ülfetin çağı

Zihnî dehr elinden her zaman ağlar
Vardım ki bağ ağlar bağıbân ağlar
Sümbüller perişân güller kan ağlar
Şeydâ bülbül terk edeli bu bağı