Bayburtlu Hicrani
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Bayburtlu Hicrani



Şairler

 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Bayburtlu Hicrani

      Fotoğraf: İlhan Yardımcı arşivi

 

Bayburtlu Hicrani

1908-1970. Bayburt’un Ahpunus köyünde doğdu. Asıl adı Hacı Taştan’dır. Doğumuna ilişkin bir başka tarih ise 1906 olarak aktarılmaktadır araştırmacılar tarafından. Doğduğu köy 1961 yılına dek İspir’e bağlı olduğundan hem İspirli Hicrani hem de Bayburtlu Hicrani olarak bilinir.

18 yaşında iken, aşık olduğu komşusunun kızıyla evlendi. Sesinin güzelliğiyle yakın çevresinde tanınmaya başlayan Hicrani, 1938 yılında Bayburt’ta düzenlenen aşıklar şenliğine katıldı. Burada dönemim birçok ünlü aşığıyla tanıştı.

1939’da Aşık Nihani ile karşılaşan Aşık Hicrani, bu karşılaşmadan sonra çevrede iyice ünlendi.

Yaşamının son döneminde yakalandığı astım hastalığından sonra şiirlerini kendisi seslendiremez duruma gelen Hicrani, bu hastalıktan dolayı birçok yerde tedavi gördüyse de pek yararı olmadı.

Hecenin yanında aruz ölçüsünü de kullanan Aşık Hicrani, şiirlerinde çeşitli konuları işledi.

Aşık Hicrani’nin şiirlerinin bir bölümü, İlhan Yardımcı tarafından »Büyük Halk Şairi Bayburtlu Hicrani« (1968) adıyla yayımlandı.


 
Na ehil olanda olmaz kemaletEhl-i kamil olan yüzden bellidirFeterda sırrından bilmeyen hüccetDolanıp gezdiği izden bellidirBenlik sarayında kendin kuranlarKibir döşeğinde çok oturanlarNefs-i hakim edip dava görenlerTekellüm ettiği sözden bellidirHicrani’yem ben de oldum tarumarNereye varırsa haramdan umarŞita zamanında açılmaz baharBaharın cilası yazdan bellidir

Bülbül öter seher vakti gül içinGül seherde açmış duymadım eyvahBir bağ bezettirdim gül sümbül içinGülün vakti geçmiş duymadım eyvahDedim bağban bu bağların barı varDedi bülbüllerin ah u zarı varDedim ki dağların taze karı varDedi ki kar düşmüş duymadım eyvahDedim bağban bülbül güle ağlaştıDedi güneş buhar burcundan aştıDedim yaz mı gitti güz mü yanaştıGüze gazel düşmüş duymadım eyvahDedim dilber güzellendin yüceldinDedi ki bir deste gönlümü çaldınDedim devrin dönmüş ne tez kocaldınDedi ömrüm geçmiş duymadım eyvahDedim işte geldi vakit HicraniDedi geçti menekşenin harmanıDedim hani bu bağların bağbanıDedi bağban göçmüş duymadım eyvah