Çadır Höyük
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Çadır Höyük




Çadır Höyük

Çadır Höyük, Yozgat İl sınırları içindeki Alişar Höyüğü'nün 13 km. kuzeybatısında, Sorgun İlçesi'nin güneydoğusunda Kanak Suyu Ovası'nda,[2] Peyniryemez Köyü içinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 240 x 140 metre boyutlarında olup yüksekliği ova seviyesinden 32 metredir. Kuzey kesiminde 200 metrelik bir terası vardır ve yerleşme zaman içinde bu yöne kaymıştır. Yerleşmenin, kabaca MÖ 5200 yılına dayanan bir geçmişi olduğu belirlenmiştir. Höyüğün asıl yerleşim gördüğü dönem MÖ 2. binyıldır.

Çadır Höyük'ün, bir Hitit yerleşimi olan Zippalanda olduğu kazı başkanı Ronald Gorny tarafından ileri sürülmektedir. Zippalanda, Hitit Fırtına Tanrısı Tarhun ile ilişkili bir kült merkeziydi. Yakınlardaki Çaltepe Dağı'nın da Hitit kayıtlarında "Zippalanda'nın Fırtına Tanrısı'nın Sevgili Dağı" olarak da geçen Daha Dağı olduğu yönünde bazı kanıtlar olduğu belirtilmektedir. Kazılarda ele geçen bronz bir tablette Zippalanda'nın Hattuşa ve Arinna ile birlikte önemli Hitit kült merkezlerinden biri olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla kent ve dağın, ilkbahar ve sonbaharda düzenlenen ve Hitit Kralı'nın katıldığı festivallerde evsahipliği yaptığı düşünülmektedir.

Kazılar

Alişar Yüzey Araştırması Ekibi tarafından 1993 yılında tespit edilmiştir. Gelingüllü Barajı Gölü altında kalacağı anlaşılan höyükte 1994 yılında aynı ekip tarafından sınırlı bir kazı yapmıştır. Daha sonra 1998 yılında kazılara, Chicago Üniversitesi'nden Ronald L. Gorny başkanlığında yeniden başlanmıştır.

Çadır Höyük'e 1 km.'den daha yakın konumdaki Çaltepe Dağı'nda, 2005 kazıları sırasında bir araştırma yapılmış ve mimari yönden oldukça dikkat çekici özellikler gösteren iki yapı saptanmıştır. Yapılardan birinde etrafı duvarla çevrili büyük bir alan ve bu alanın batı tarafından depo olarak kullanıldığı tahmin edilen bir dizi oda açığa çıkarılmıştır. Söz konusu yapıların Fırtına Tanrısı'na adanmış tapınağın kalıntıları olduğu düşünülmektedir.

Tabakalanma

Höyükte yapılan kazı çalışmalarında belirlenen tabakalar eskiden yeniye doğru, Neolitik Çağ, Erken Kalkolitik Çağ, Geç Kalkolitik Çağ, Geç Kalkolitik - Erken Tunç Çağı geçiş evresi, Erken Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı, Geç Tunç Çağı, Geç Tunç Çağı - Erken Demir Çağı geçiş evresi, Erken Demir Çağı, Orta Demir Çağı, Geç Demir Çağı, Bizans Dönemi ve İslam Dönemi'dir.

Buluntular

Kazılarda ortaya çıkan bir kapı ve bu kapıyla bağlantılı çevre duvarının tüm yerleşimi çevrelediği düşünülmektedir.

Geç Kalkolitik Çağ'a tarihlenen evlerin tabanları altında çömlekler içinde çocuk gömütleri bulunmuştur. Alişar tipi bir pandantif dışında gömüt armağanı yoktur.

Hayvan kemikleri buluntularından sığır, koyun, keçi ve domuz beslendiği, ceylan avlandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca bolca kaplumbağa kemikleri bulunmuştur.

Çakmaktaşı'ndan yontmataş, bazalttan sürtmetaş aletler bulunması, yerleşmenin ıç bölgelerle ticari ilişki içinde olduğunun kanıtı olarak görülmektedir.

Bizans Dönemi'ne tarihlenen tabakalardaki en gözde buluntular II. Justinianos (hükümdarlık yılları: MS 685 - 695) tarafından bastırılan bir sikkedir.