CUMHURİYET DÖNEMİNDE VANLI ŞAİRLER
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» CUMHURİYET DÖNEMİNDE VANLI ŞAİRLER



CUMHURİYET DÖNEMİNDE VANLI ŞAİRLER

GALİP PAŞA (DEMİROĞLU) (1874-1958)

Eski Van Belediye başkanlarından olan Galip Paşa'nın ilk Mebusan Meclisine Van Milletvekili olarak seçilmiş olduğu ancak söz konusu meclise katılmadan meclisin kapatıldığı ifade edilse de bu bilgilerde kanaatimizce yanlışlık vardır. Aydın Talay, Ga­lip Paşa'nın doğumunu 1241 (1874) olarak vermekte ve bunu Faik Demiroğlu'nun bir yazısına dayandırmaktadır. Öncelikle 1241 tarihi ister Rumi ister Miladi olsun 1874 etmez. Bu tarihin Rumisi de hicrisi de 1825'e karşılık gelir. Buna göre, Galip Paşa'nın eğer gerçekten vefat tarihi 1958 ise şairin 155 yıl yaşamış olması lazım. Yok eğer doğum tarihi olarak verilen 1241 tarihi yanlış da doğum tarihinin doğrusu miladi 1874 ise bu durumda Osmanlı Mebusan Mec­lisine seçilmesi mümkün değildir. Çünkü ilk meclis 1877'de toplanmıştır. Bu tarihte Galip Paşa henüz üç yaşındadır.

Divan şiiri geleneğini sürdüren Galip Pasa'nın var olduğu söylenen divanına rastlanmamıştır. Galip Pasa'nın mezarı Abdurrahman Gazi türbesindedir.

KAYAÇELEBİZADE VEHBİ BEY (1879-1942)

Van'ın ünlü Kayaçelebi ailesindendir. Vehbi Bey, Van'ın 1. Dünya Savaşı esnasında Ruslar tarafından işgal edilmesi üzerine ailesi ile birlikte İstanbul'a göçer. İşgal esnasında Ermenilerin Van'ı yakarak harab ettirmesi kendisine fazlasıyla dokunmuştur. Van'a dönerken gördüğü manzara şairi mateme boğmuştur. Şiirlerinin çoğu hamasî şiirlerdir. Van'la ilgili olanlar ise çoğunluktadır.

GAZİZADE MOLLA MEHMET (MOLLA BOZO) (1886-1948)

İsminden de anlaşılacağı gibi Molla şairlerden Molla Mehmet, medrese öğrenimini görmüş, Birinci Dünya Savaşına muharip olarak katılmıştır. Mezarı Hakkari'nin Yüksekova ilçesinin Şakiten Köyü’nde bulunan, Molla Mehmet'in şiirleri, kendisi de bir şair olan, Van'ın eşrafından oğlu Timurlenk Bozkurt tarafından toplanmış ama ne yazık ki bugüne kadar kitap halinde yayınlanmamıştır. Azeri şivesinin bütün özelliklerini taşıyan Van ağzıyla söylenmiş şiirleri halk şiiri geleneğini sürdürür. Aynı zamanda heccav olan şair ehil ve layık insanların ülkenin nimetlerinden hak etmedikleri şekilde yararlanmalarını hicveder. “Van’a Dair” adlı şiiri şöyledir:

Van’ın bir yanı iskele,

Bekledim belki yar gele,

Uçan kuşlar gelmez ele,

Kardeş bu Van’da bu Van’da.

Bir yanı denize baker,

Içinde çeşmeler akar,

Sulan miski anber kokar,

Kardeş bu Van’da bu Van’da.

Doğusunda Erek dağı,

Her tarafı üzüm bağı,

Yiğitler kurmuş otağı,

Kardeş bu Van’da bu Van’da.

Unutulmaz bir kışı var,

Çok da sıcak değil yazlar,

Ah ne güzel olur bahar,

Kardeş bu Van’da bu Van’da.

Memedik’ten eser yeller,

Akköprü’de açan güller,

Durmadan öter bülbüller,

Kardeş bu Van’da bu Van’da.

Gazizade derki ferman,

Gelir gider bize yardan,

Her derde bulunur derman,

Kardeş bu Van’da bu Van’da

AHMET KURALKAN (1908-1979)

Hindistan'dan göçen Van'ın tanınmış ailelerinden Kuralkan ailesine mensuptur. Yeni Yurt Van ve Van isimli gazetelerde yazarlık yapmış olan Ahmet Kuralkan'ın ikisi tefrika edilmiş ikisi yayınlanmış dört tane romanı vardır. Bizim Emrah, Yâ-Kuş romanları tefrika edilmiş; Naciye ve Yavuz Efe romanları ise yayınlanmıştır. Aynı zamanda şair olan Kuralkan'ın Van Kurtuluş Destanı isimli bir şiir kitabı vardır.

ENVER DİLAVER(1910-1983)

Asker dişhekimi olan Dilaver'in "Sizlere Yazdım" ve "Vangölü Dalgalandıkça" isimli iki şiir kitabı vardır. İlk şiirlerini Van'ın mahalli gazeteleri olan İki Nisan ve Kurtuluş gazetelerinde yayınlamıştır. Kurmuş olduğu "Vangölü Sanat ve İrfan Derneği" vefatı üzerine uzun ömürlü olamadı. Halk şiir geleneğini sürdüren Dilaver'in kafiye uğruna zorlama söyleyişleri vardır.

MUSTAFA MÜFTÜOĞLU (1924.....)

Adli katiplikten emekli olan Müftüoğlu, bedenen İstanbul'da ruhen Van'da yaşayanlardan biridir. Şiirlerini ve yazılarını çoğunlukla İki Nisan gazetesinde yayınlamıştır.

KAYA KAYAÇELEBİ (1925-.........)

Yukarıda adı geçen şair Kayaçelebizade Vehbi Bey'in oğludur. 1985 yılında Bağkur'dan emekli olduktan sonra İstanbul'a yerleşmis ve kendisini tamamen yazı faaliyetine vermiştir. 1990'da "Doğu'nun Yıldızı Van" isimli eserini yayınlamış ayrıca 180 kadar şiirini "Benim Şarkımı Söyle" adı altında bir araya getirmiştir. 1983 yılında Kültür Bakanlığı'nın açmış olduğu şiir yarışmasında altın madalya alan Kayaçelebi, şiirlerinde mahalli unsurları, güzellikleri, özetle Van'ı ön plana çıkarma gayretindedir. “Edremit” şiirinden birkaç kıta şöyledir:

Buram buram çiçek kokan bağların

Menekşe, mor sümbül dolan dağların

Hilesiz tertemiz çiçek balların

Şifa kaynağıdır yeşil Edremit.

Aslik elman hiçbir yerde bulunmaz

Yeme ile lezzetine doyulmaz

Paşik armudun soyu sorulmaz

Her meyvanla en öndesin Edremit.

Mavi Vangölü’nde gelin gibisin

Emsali olmayan sülün gibisin

Dillerde dolaşır şöhretin ismin

Sevenlerin çoktur senin Edremit.

 

SELİM GÜLSOY (1925-1970)

Emekli dava vekili olan Selim Gülsoy, şiirlerini Van'daki mahalli gazetelerde yayınladıktan sonra "Hezeyan" adı altında bir araya getirmiştir. Şiirlerinde Şair Selim'in baş harfleri olan Ş.S rumuzunu kullanan, cemiyetteki çarpıklıkları, vefasızlıkları, ehliyetsiz insanların ikbal sahibi olmalarını yeren şair, şahsi hislenmelerini de şiirine aktarmıştır.

ABBAS GÜVEN (1926.......)

SSK'dan emekli olan Abbas Güven, çeşitli ga­zetelerde muhabirlik yapmış, sosyal kurumlar ve hayır kurumlarında görevler almış bir kültür adamıdır. Kendisini Van folkloruna adayan şairin şiirleri çesitli dergi ve gazetelerde yayınladıktan sonra şiirleri Van Valiliği Yayın Kurulu Yazı İşleri Müdürü İkram Kali tarafindan toplanmış ve yayına hazır hale getirilerek Van Valiliği tarafından 1998'de "Van'dan Esintiler" adıyla yayınlamıştır. Bazı şiirlerinde Güven, Dikicioğlu mahlasını kullanır. Güven'in şiirinin en önemli cephesi folklordan etnoğrafyaya kadar Van'ın otantik özelliklerini yansıtmış olmasıdır. Güven’in “Van Canavarı” isimli şiirinden bir kaç kıta şöyledir;

Bir canavar türemiş Vangölü’nde,

Diyorlarki boynuzu var, boynuzu,

Yalan değil vallahi, alem dilinde,

Diyorlarki boynuzu var, boynuzu,

Akıllı Vanlıları övmek gerek,

Canavarı buldular, budur gerçek,

Dünyaya yayıldı namı giderek

Diyorlarki boynuzu var, boynuzu,

Balıkçılar gece gündüz aradı,

Iyi oldu ama bize yaradı,

Görmek için turistler Van’ı aradı,

Diyorlarki boynuzu var, boynuzu,

CAHİT BAYSAL (1926-1970)

Eski Gümrük Muhafaza Memurlarından olan Baysal sağlığında şiirlerini kitap olarak yayınlayamadı. Gazete ve dergi köşelerinde kalan şiirlerine, belki de şairin yaşadığı hayatın yansımaları olarak melankoli hakimdir.

SERVET MEHTERBAŞIOĞLU (1927-1987)

Hayatı gazete ve matbaa çevrelerinde geçmiş bir şairdir Mehterbaşıoğlu. Yazıları sadece mahalli gazetelerde değil İstanbul gazete ve dergilerinde de yayınlanmıştır. Van'da İki Nisan gazetesi ile sürdürdüğü gazeteciliği yanında birkaç İstanbul gazetesine de muhabirlik yapmıştır. Şiirlerinin bir kısmını "Gurbet Akşamları" isimli kitabında toplayan Mehterbaşıoğlu, hazırlığını yaptığı "Azaba Sesleniş" isimli şiir kitabını yayınlayamadan vefat etmiştir. Daha önceki soyadı "Tekel" olan Mehterbaşıoğlu bazı şiirierinde bu mahlası kullanılır. Mehterbaşıoğlu'nun şiirinde tefekkuri bir derinlik vardır. Fanilik duygusu, insanın aczi, maddeden manaya yükselmek, tarihteki şeref levhalarını terennüm, onun şiirinin özünü oluşturur. Tarihi şiirlerinde hamaset hakimdir.

HAYALİ HASAN YAVAŞ (1931-1980)

Tarım Bakanlığı’na bağlı Tarsus Sulu Tarım Araştırma Enstitüsü'nde memur olarak çalışan Yavaş, 1951 yılında Van'dan ayrılarak Tarsus'a yerleşmiştir. Şiirleri Van'da yayınlanan Kurtuluş ve İki Ni­san gazeteleri yanında Mersin, Erzurum ve Tarsus'ta yayınlanan Gülek, Yeni Mersin, Hakimiyet, Akdeniz, Yeni Adana, Köylü Sesi, Bugün Tarsus, Hilal, Ürün, Çukurova, Türk Sözü, Silifke, Liman, Hürsöz, Anamur'un Sesi, İçel Postası gazetelerinde de yayınlanmıştır. Aşık Bayramları ile yakından ilgilenen Yavaş, 1958'de Sabri Çoksolmaz'la birlikte "Aşık Dilinden" adında bir kitap yayınlamıştır. Şiir kadar nesirle de uğraşan yazar, uzun yıllar mahalli gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştır. Gurbette olduğu sürece Van'a hasret şiirleri yazan Yavaş'ın şiirlerinde, milli ve manevi unsurlar ağırlıktadır.

TİMURLENK BOZKURT (1952-.......)

Vanlı şairlerden Gazizade Molla Mehmet'in oğlu olan Bozkurt, çeşitli kuruluşlarda çalıştı, sendikalarda üst düzey görevler aldı, halen serbest muhasebecilik ve kooperatifçilik yapmaktadır. Zengin bir kütüphaneye sahip olan Bozkurt, ileri yaşına rağmen kitap okumaya hala zamanının önemli bir kısmını ayırmaktadır. Ülke gündemini yakalayabilmek için birçok akademisyenin adını bile duymadığı dergileri Timurlenk Bozkurt'tan temin etmek mümkündür. Şiir yazmakla yetinmeyen Timurlenk Bozkurt, birçok ünlü şairin önemli şiirlerini ezbere ve hakkını vererek okumakla da ünlüdür

SEYYİD AHMED ARVASİ (1932-1988)

Daha çok bir fikir, düşünce adamı olarak tanınan Van'ın ünlü Arvas ailesinden olan Seyyid Ahmed Arvasi'nin şiirleri, 1989 yılında "Sır" adıyla yayınlanmıştır. Şiirlerinde kuvvetli bir biçimde Necip Fazıl tesiri hissedilen Arvasi'nin mütefekkir cephesi şiirine de yansımıştır.

TAYYAR DABBAĞOĞLU (1934-1977)

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünden mezun oldu. M.E. Bakanlığı’nın çeşitli okullarında idarecilik yaptı, daha önce Askeri Tıbbiye ve Hukuk Fakültesine devam ettiği halde gönlünde hep sosyal bilimler yatan Dabbağoğlu gerçek anlamda bir kültür adamıdır. Van Kız Ögretmen Okulu Müdürü iken müspet faaliyetleri ve disiplinli çalışma anlayışı ile kendisini Vanlılara sevdirmiş, 1975'te Van Belediye Başkanlığına seçilmiştir. Başkanlığı esnasında Van'a güzel hizmetlerde bulunmuş, halkın kendisine olan sevgisini pekiştirmiştir. Ne yazik ki 1977'de evinin çatısından düşerek genç yaşta vefat etmiştir.

Şiirlerini "Kader" isimli bir kitapta toplayan Dabbağoğlu'nun şiirlerinde de ağırlık noktası Van, Van'ın güzellikleri, gurbet ve hasrettir.

AYDIN TALAY (1940 - ....)

Van'da doğdu. İlk, orta ve liseyi Van'da okuduktan sonra 1962'de Erzurum Ziraat Fakültesi'ni bitirdi. TOPRAKSU, Tarım İl Müdürlüğü, Üretme istasyonu ve Süt fabrikası gibi devlet birimlerinde çeşitli kademelerde ve 20 yıl idarecilikte bulunduktan sonra 1995'de emekli olarak siyasete atıldı. Memuriyet hayatında bir yandan gazeteciliği diğer yandan dernek ve cemiyetçiliği sürdürdü.

Bizim Eller Van, Bir Şehrin Yıkılışının Anatomisi, Van şiirlerinden Seçmeler, Van Albümü, Eserleri ve Hizmetleriyle Sultan Abdulhamid Han, Topraklarımızı Tanıyalım isimli eserleri bulunmaktadır.

M.DEMİRAY ŞAŞIHÜSEYİNOĞLU (1938 ....)

Şairden çok nasir olan Şaşıhüseyinoğlu, İstanbul Hukuk Fakültesi 3. sınıftan ayrılmıştır. Karayollan 11. Bölge Müdürlüğü'nde başladığı kamu görevi, Van Belediye Başkan Yardımcısı iken sona ermiştir.

SIDDIK YİĞİTTOP (1940-1968)

Genç yaşta, elim bir trafik kazasında vefat eden Sıddık Yiğittop inşaat teknisyeni olarak yurdun çeşitli yerlerinde hizmet görmüştür.

SALİH TÜRKOĞLU (1947-....)

Salih Türkoğlu Van'ın yaşayan sanatkarlarındandır. Sadece şiirle değil resim ve fotoğrafla da ilgilenmektedir. Daha önce çeşitli gazete ve dergilerde dağınık olarak bulunan şiirlerini "Vangölü'nden Damlalar" adıyla kitap halinde yayınlamıştır. Türk­oğlu kitabını Van ve yöresinde çektiği bazı fotoğraflar ve yaptığı yağlı boya tabloların fotoğrafları ile süslemiştir. Çoğunlukla serbest nazımla şiir yazan Türkoğlu'nun, zaman zaman redifleri kafiye yerine kullanma çabası görülmektedir. Hece formunda serbest yazdığı için Türkoğlu'nun şiirde iyi bir teknik yakaladığı söylenemez. Türkoğlu'nun sanatkar kişiliği resimde ve fotoğrafta daha belirgindir diyebiliriz.

ŞÜKRAN BABA

1962 yılında Van'da doğdu. İlk ve orta tahsilini Van'da yaptı. 1980 yılında Van Ticaret Lisesi'nden mezun olduktan sonra Sümerbank Kundura Fabrikası'nda işe başladı. 1987 yılında sağlık nedeniyle emekli olan Şükran Baba'nın "Sevgi" adlı bir de şiir kitabı yayınlanmıştır. "Ben Kadınım" isimli şiiriyle TRT tarafından açılan bir yarışmada ödül kazandı. Evli, beş çocuk annesidir.

YILMAZ ÖNAY (1953-....)

Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi bölümünde yardımcı doçent ve Bölüm Başkanı olarak halen görev yapmakta olan Yılmaz Önay da ressam şairlerimizdendir. Özellikle suluboya ve karakalem tarzında resimler yapan Önay birkaç kişisel sergi de açmıştır.

MİKAİL YAPRAK (1954-...)

Asıl adı Bilal olan şair, şiilerini Mikail Yaprak adıyla yayınlamaktadır. Almanca öğretmeni olan Yaprak, Milli Eğitim okullarında öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Halen Avusturya'da öğretmenlik mesleğine devam eden şairin şiirleri daha çok Köprü dergisi ile Yeni Asya gazetesinin Sanat Kültür eki olan Elif'te yayınlanmıştır. Şairin Bursa'da Güzellik şiiri Tanpınar'ın Bursa'da Zaman şiirinden esintiler içermektedir.

MÜMTAZ SAMİ ÖZOK (1956-....)

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Özok, serbest avukatlık yapmaktadır. Serbest ve hece vezni ile şiirleri mevcuttur.