Galata Beşiktaş Sarıyer Camileri
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Galata Beşiktaş Sarıyer Camileri



Taksim Meydanı

 İsmi 

Osmanlı döneminde, civar semtlere su dağıtmak için şu an Taksim Meydanı olarak bulunan bölgeye bir su deposu yapıldı. Depolanan suyu da dağıtmak, yani taksim etmek için küçük bir yapı, yani maksem yaptı. Meydan adını, eskiden Galata-Beyoğlu suyunun "taksim edildiği", Taksim Maksemi'nden almıştır;

Meydanın özellikleri 

Meydan olmadan önce, eski evlerin sıralandığı dar bir bölge olan semt, meydan haline getirilip genişletildikten sonra zamanla bugünkü görünümünü almıştır. Meydanın ortasındaki Cumhuriyet Anıtı bugün ulusal günlerde tören yeri olarak kullanılmasının yanı sıra İstiklal Caddesi ve çevresinde zaman geçirmek için gelenlerin buluşma yeri işlevini de üstlenmektedir. Meydanın başlangıcından Tünel'e kadar nostaljik tramvay çalışır.

Taksim Meydanı ve çevresi aynı zamanda kültür, eğlence ve büyük bir alışveriş merkezidir. Çok sayıda mağaza, sinema ve tiyatro salonu, sanat atölyesi, sergi salonu, bar, disko, kafe barındırır. Özellikle haftasonları Taksim'de 24 saat hareket vardır; Meydanın girişinde bulunan büfelerin (bazıları haftaiçi de dahil olmak üzere) çoğu haftasonu gün boyu açıktır. Sabah saatlerine kadar gece kulüpleri kapanmaz. Meydanın yakınlarında bulunan taksiler ile günün her saati ulaşım sağlanır ve kesinlikle herkesin buluşabileceği bir yerdir.

1988'de Taksim, Tarlabaşı, Şişhane yıkımları sonrası, Taksim Cumhuriyet Anıtı'nın oturduğu dairesel taban İstiklal Caddesi yaya yolunun bir parçası halini almıştır. 2000 yılında hizmete giren Taksim-Levent metro hattı ile ulaşımı daha da rahatlamıştır.

Son yıllarda ulaşım açısından önemli bir merkez haline gelen Taksim, günümüzde bir meydandan çok bir kavşak özellikleri göstermeye başlamıştır. Taksim'i trafiğe kapatma projeleri olsa da henüz hiçbiri uygulamaya konulmamıştır.

Taksim Cumhuriyet Anıtı 

Taksim Meydanı’nın simgesi haline gelen anıt İtalyan heykeltraş Pietro Canonica'ya yaptırılmış, 1928 yılında yerine yerleştirilmiştir. Anıtın yapımı 2,5 yıl sürmüş, anıt taş ve bronz kullanılarak yapılmıştır. Cumhuriyet dönemi anıtlarından ilk defa figüratif bir anlatımla Atatürk'ü ve yeni düzeni anlatan bir heykeldir. Anıt dikilmeden önce Taksim'de alan özelliği yoktu.

Dairesel bir meydanın ortasına dikilen anıtta, iki yüzünde bronz figürlerin yer aldığı geleneksel mimari kullanılmıştır, 11 metre yüksekliğindedir. Kaidesinde pembe Trentino ve yeşil Suza mermerleri kullanılmıştır. Anıtın bir yüzü Cumhuriyet Türkiyesi’ni, diğer yüzü ise Kurtuluş Savaşı'nı simgelemektedir.

Anıtın kuzey yönünde Mustafa Kemal, yanında İsmet İnönü, Fevzi Çakmak, halk ve iki rus generali Kliment Vefremoviç Voroşilov ile Mihail Vesilyeviç Frunze betimlenmiştir. Anıtın yan yüzlerinde birer asker üstlerindeki madalyonlarda ise iki kadın figürü görülmektedir. Anıtın dar yüzleri altında mermerden yalaklar bulunur. Bunlar çeşme olarak düşünülmüş daha sonra eklenmemiştir  Başa Dön


Tophane, Beyoğlu

 Tophane, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, Boğaz kıyısında bir semttir. Osmanlı döneminde İstanbul'un en eski sanayi bölgesidir.

Tarih

Tophane Binası olan Tophane-i Amire, Fatih Sultan Mehmet zamanında top dökümü için inşa edilmiştir. Melling gravüründe kıyıda görünen Tophane Kışlası bugün yoktur. 1823'de Firuz Ağa Yangını'nda kışlalar yanmış, sonra yenilenmiştir. Bu yenileme sırasında Nusretiye Camisi de yapılmıştır. Tophane'deki eski askeri yapılardan en son ortadan kalkan, 1958'de yol genişletmesi nedeniyle, eski müşirlik binası ve Salı Pazarı'na dek uzanan sanayi kışlasıdır. Kışlalar sahasında bugün sadece 1848 tarihli saat kulesi ve Mecidiye Kasrı (1848-1849) kalmıştır.

Nüfus

Tophane nüfusu önceleri çoğunlukla Rumlardan ve Ermenilerden oluşurken, yüzyılın başından itibaren limanda ve sanayi tesislerinde hamal olarak çalışmak için Anadolu'dan gelen Müslümanlar6-7 Eylül Olayları sonrasındaki istimlâk hareketleri neticesinde semtte çoğunluk haline gelmişlerdir. Nüfus özellikle Siirt'in İkizbağlar(Tom) ve Bağtepe(Halenze) gibi köylerden gelen Araplarla artmış, ayrıca bu nüfusa Bitlis, Erzincan, Erzurum gibi illerden gelen göçmenler de katılmıştır. Semt halkı genel olarak muhafazakar eğilimlidir. Kadiriler Yokuşu'nda bulunan Kadirî Âsitânesi (Tekkesi) 1630 yılında kurulmuştur ve halen faaliyet göstermektedir.  Başa Dön


Kurtuluş Camii

Gaziantep'in Tepebaşı mahallesindedir. 1873 - 1892 yılları arasında Sarkis Balyan tasarımına göre taş ustası Sarkis Taşçıyan tarafından inşa edilmiştir. Meryem Ana ( St. Mary ) Kilisesi olarak da anılan bu yapı 1100 metre kare alan üzerinde kurulu olup yerden yüksekliği 30 metredir. Burası için anlatılan bir öyküye göre, Acemistan’dan Bali isimli biri Kudüs’e hacca giderken Antep’e uğrar ve burada Ermenilerin ibadetlerini mağaralar içinde yaptıklarını görünce üzülür ve Kudüs’e gitmekten vazgeçerek burada bir kilise yaptırmaya karar verir. Hemen Antep’te yaşayan Ermenileri toplar ve karar alınır. Bu arada Osmanlı Padişahından da gerekli izinler alınır.

Kilisenin 5 kapısı vardır. Ana kapı batıdadır. İki kapı kuzeye, iki kapı da güneye açılır. Ana kapının batıya bakıyor olması, Ermenilerin kiliseye girerken yüzlerine güneşin vurması içindir. Dikdörtgen planlı, Haç biçimindeki camiinin içerisi mihraba dik sütunlarla üç sahna ayrılmıştır. Haçın kolları dıştan alınlık şeklinde, içten de çapraz tonozlarla örtülmüştür. Ana mekanın ortası yuvarlak kasnaklı, oldukça yüksek kubbelidir. Kesme taştan yapılan duvarlar üzerinde ilk iki sırada sivri kemerli, üst sırada da yuvarlak pencereler bulunmaktadır. Yapının üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür. Mihrap, dikdörtgen bir niş şeklinde dışarıya çıkıntılıdır. Mihrap duvarına üç sıra halinde pencere dizisi yerleştirilmiştir. Alınlığın ortasında da yuvarlak bir pencere bulunmaktadır. Yapı, ana hatları itibari ile gotik üslubu yansıtmaktadır. Sonradan eklenen minare, kare kaide üzeride yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Cumhuriyetin ilanından sonra ülkeyi terk eden Ermeniler nedeniyle cemaat yok denecek kadar azalmış ve kilise uzun bir süre boş kalmıştır. Daha sonra ise, 1980 yılında hapishane olarak kullanılmıştır. 1984 yılında tamirata alınan kilise, 1988 yılında ise cami olarak ibadete açılmıştır. Gaziantep’in en büyük camilerinden biridir. Başa Dön


Kuştepe Camii

İstanbul'un Şişli ilçesinde, Şişli Müftülüğüne bağlı cami, Kuştepe adlı aynı semtin camisidir. Yoncalı sokakta, tepede yer alır. İki minareli, tek kubbeli camiye ana avlu kapısından merdivenlerle çıkılır.

Caminin altı dükkânlardan oluşan bir bloktur ve cami bu blok üzerindedir. Anakapıdan girişte solda caminin parkı ve çayhanesi, avlu merdivenlerinden çıkıştan sonra solda Kuran kursu binası ve abdestliği vardır. Caminin son cemaat yeri kapalı hale getirilmiş, avluda geniş bir çardak yapılmıştır.

Mihrabı ve minberi mermerdir. Cami kapısından girdikten sonra sağ ve soldaki merdivenlerden asmakata çıkılır. Kuştepe Camii'nin kuzey kapısı Bilgi Üniversitesi'ne açılır, tuvaleti dükkânların bulunduğu bölümdedir. 26 eylül 2008 cuma günü saat 14:30 civarında, cuma namazı sonrası minaresi devrilmiştir.Şişli Kuştepe'de şiddetli rüzgar nedeniyle bir gecekondunun üzerine devrilen minare enkazının altında kalan Erdoğan Şimşit, uzun uğraşlar sonucunda yaralı olarak çıkarılırken, enkaz kepçe yardımıyla kaldırılmak istendi.

Bu sırada kepçenin tırnaklarına bir ceset takıldı. Cesedi gören vatandaşlar arasında büyük panik yaşandı. İtfaiye ekipleri ve polis bölgeyi boşaltmak için uğraşırken, cesedin Metehan Altınkılıç'a ait olduğu belirlendi. Altınkılıç'ın oğlu ve yakınları uzun süre sinir krizi geçirdi. Bu sırada bazı vatandaşlar, "İçeride insan vardı, biz size söylemiştik" diyerek yetkililere tepki gösterdi. Yaşanan gerginlik üzerine cenaze, olay yeri yakınındaki Kuştepe Polis Merkezi'ne götürüldü.

Şişli Müftüsü Recep Öztürk, yaptığı açıklamada, Camiye bitişik olan kubbenin 15-20 metrelik üst kısmı fırtına nedeniyle yola düşmüş. Yıkılan minare nedeniyle herhangi bir can kaybı yok. Minarenin düştüğü caddede bulunan gecekondunun çatısında az miktarda tahribat meydana gelmiş. Bayramdan sonra yıkılan minare ve evin çatısı onarılacak dedi

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de, şiddetli fırtına nedeniyle minaresi devrilen Kuştepe Merkez Camii'ne geldi. Olay sırasında iki kişinin hafif şekilde yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, bir kişinin ise hala göçük altında olduğunu belirten Sarıgül, olayla ilgili yetkililerden bilgi aldı. Daha sonra açıklama yapan Sarıgül, "Caminin hemen yakınında temel atma töreni vardı. Olay çok şükür ki bu tören bittikten sonra meydana geldi. Yoksa bir facia yaşanabilirdi" dedi. Başkan Sarıgül, caminin diğer minaresinin de önlem olarak vinçle kaldırılacağını söyledi. Vatandaşlara da seslenen Sarıgül, yaraların en kısa zamanda sarılacağını söyledi.

Öte yandan, enkaz altındaki Şimşit'i kurtarmak için başlatılan çalışmalar sürerken, Şimşit'in oğlu da enkazın başında babasının kurtarılmasını bekliyor.