Galata, Beyoğlu
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Galata, Beyoğlu



Galata, Beyoğlu

Galata, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinin tarihi açıdan zengin bir semtidir.

Genel olarak Beyoğlu'nun alt tarafı, yani Azapkapı, Tophane ve Galata Kulesi'nin arasında kalan bölge olarak tarif edilebilir. Bölgenin nüfusu artınca özellikle 19. yüzyılda yerleşim yerleri yukarıya doğru yayılmıştır. Yapılan elçilik binaları da yukarı kısmın büyümesinde etkili olmuştur. Galata, uzun yıllar boyunca rıhtımıyla ülkenin dışa açılan bir kapısı olmuştur. Tarihi olarak denizcilerin bir uğrak yeri olma niteliğini taşımıştır. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden önce bir Ceneviz kolonisi olan ve etrafı daha sonra yıkılan surlarla çevrili olan bölge, Osmanlılara sulh ile teslim edildiği için geniş ölçüde ayrıcalıklar tanınmıtır ve bu durum Osmanlı Devletinin sonuna kadar devam etmiştir. Kentin en önemli tarihi eserlerinden biri Galata Kulesi'dir. Galata'da sinagoglar ve Rum, Ermeni ve Gürcü kiliseleri mevcuttur. Eski yıllarda bunlardan en bilineni Aziz Petre Gürcü Kilisesi'ydi. 1671 tarihinde mevcut olduğu bilinen Zülfaris Sinagogu, 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi, olarak 25 Kasım 2001`de açılarak hizmete girmiştir. BAŞA DÖN


Kasımpaşa, Beyoğlu

Kasımpaşa, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan tarihi semt.

Günümüzde mevcut olan mahalleleri; Cami-i Kebir, Kadı Mehmed Efendi, Sururi Mehmed Efendi, Yahya Kahya, Fetihtepe, Küçük Piyale, Piyale Paşa, Bedrettin, Çatma Mescit, Hacı Hüsrev, Kulaksız ve Kaptan Paşa’dır.

İstanbul'un en eski yerleşim yerlerindendir. Fatih Sultan Mehmet gemileri Haliç'e bu semtten indirmiştir. İstanbul'un fethinden önce burada bugünkü İtalyan Genoalıların ataları Cenevizliler yaşardı. Fetihten sonra semt daha bayındır bir hal almış ve zamanının en lüks yerleşimlerinden biri olmuştur. Ne var ki Büyük Kasımpaşa Yangını semti yerle bir etmiştir. O tarihten sonra ve özellikle Cumhuriyet devrinin ilk yıllarından itibaren atıl bir hal almış, Haliç'in kirlenmesiyle de popülaritesini iyice kaybetmiştir. 21.yy'ın başında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Haliç'i temizlemesi ve semte yapılan yatırımlar iyi sonuç vermiştir. Yaklaşık 15.000 kişilik bir stada, 1 spor kompleksine, 1 kütüphane ve 1 havuza kavuşan semt, gelişimini sürdürmüştür.Haliç'in kıyısında bir sosyal dinlenme tesisi inşa edilmiştir. Sosyal dinlenme tesisinin de içinde bulunduğu parkta çeşitli kondisyon ve sağlık aletleri halkın kullanımına açılmıştır. Semtin ünlü Tabakhane Meydanı (Kızılay Meydanı) ise çağdaş bir hal almış, sosyal etkinliklerin merkezi konumuna gelmiştir.Kasımpaşa'nın bir diğer adıda Pegaidir.

Semt, adeta futbol takımıyla özdeşleşmiştir. Öyle ki Kasımpaşa denince akla ilk gelen Kasımpaşa Spor Klubü olmaktadır. Stadyum, semtin Tepebaşı'na doğru çıkışında yer almaktadır. Tribünlere ulaşmak için bir yokuş çıkılması gerekmektedir. Oyun alanı ise girişten aşağıdadır. Semtin merkezindeki Cami-i Kebir (Büyük Cami) ve Piyale Paşa mahallesinde bulunan Büyük Piyale Paşa Cami Mimar Sinan'ın eserlerindendir.


Yahya Efendi Camii

Şeyh Yahya Efendi Cambaziye medresesindeki görevinden emekli olunca mezkûr mahalde dergâhını kurmuştur. 1570 yılında vefat edince Mimar Sİnan’a türbe yaptırılarak, oraya defin edilmiştir. Türbe ile tevhidhane aynı dönemde yapılmıştır. Halen aynı haliyle ayaktadır.

Çağlayan

Kâğıthane'nin güneyinde yer alır.Mahallenin Kağıthane ye bağlı komşu mahalleleri Gürsel,Hürriyet, Galata Deresi ve Kağıthane Merkez mahalleleridir. Şişli ye bağlı olrak Şişli Merkezin uç kısmı,İzzetpaşa,Mecidiyeköy'e komşudur. Mecidiyeköy ve Şişli'ye yakınlık nedeniyle nüfus yoğunluğu çok fazladır. İstanbul Avrupa Yakası Adalet Binası burada yapım aşamasındadır. Coğrafi olarak Kağıthane'den yüksektedir ve kayalık bir bölge yapısı vardır.

Çağlayan kavşağı, Piyalepaşa Bulvarı, Kağıthane Caddesi, Mecidiyeköy, Okmeydanı, D- 100 karayolunun birleştiği nokta, İstanbul'un en yoğun araç trafiğinin olduğu bölgelerden biri. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İl Özel İdare ve Karayolları Bölge Müdürlüğü ile ortak yürütülen çalışmayla 13 bin metrekare alanda altgeçit yapılacak, altgeçit uzunlukları 700 metre olacak. Çağlayan kavşağı 2 katlı bir kavşak haline gelerek, trafik yerin altına alınacak. Bu şekilde İstanbul'da birçok miting ve yürüyüşe ev sahipliği yapan Çağlayan, 22 bin m² yayalaştırılmış alana sahip bir meydan haline gelecek. Abide-i Hürriyet Parkı ile bütünlük içinde yapılacak olan meydan düzenlemesiyle bölgede oturan, çalışan ve Avrupa'nın en büyük adliye sarayı olan İstanbul Adliyesi için sosyal bir merkez oluşturulacak. Proje, ileride yapılması planlanan metro istasyonu dikkate alınarak planlandı.

Ulaşım 

Otobüs:46Ç (Eminönü-Çağlayan) ve 46ÇY (Yenikapı-Çağlayan) otobüslerinin yanında Minibüs olarak: Dere-Çağlayan-Şişli,Beşiktaş-Levent-Çağlayan-Dere, Şişli-Çağlayan-Şişhane,Çağlayan-Okmeydanı-Edirnekapı-Topkapı hatları ve Çağlayan dörtyol ağzından geçen minibüsler vardır bunlar: Şişli-Kağıthane-Nurtepe, Şişli-Kağıthane-Sularidaresi ve Şişli-Kağıthane-Kemerburgaz-Göktürk minibüs hatları ve Çağlayan'ın alt tarafından geçen: Topkapı-Halıcıoğlu-Kağıthane-Çeliktepe-4. Levent-Sanayi Mahallesi-Seyrantepe minübüsü vardır.


Beykoz

Beykoz, İstanbul'un bir ilçesidir. Çatalca-Kocaeli bölümünün Kocaeli Yarımadası batısında yer almakta olup; batıdan İstanbul Boğazı, doğudan Şile ilçesi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden de Çekmeköy, Üsküdar ve Ümraniye ilçeleri ile çevrelenmiştir.Genelde aydın kesimin tercih ettiği yerleşim yeri "İstanbul'un incisi" olarak tanımlanmaktadır.

Deniz seviyesinden başlayarak 270 metreye kadar yükselen Beykoz’un engebeli arazisini Riva, Küçüksu ve Göksu dereleri parçalamıştır. İlçe ve yakın çevresinde Akdeniz iklimi ile Karadeniz ikliminin karışımı olan “Geçiş Tipi İklim” etkilidir. Yazlar, Akdeniz kadar sıcak olmamakla birlikte Karadeniz kadar yağışlı değildir. Beykoz ve çevresi başta kestane, meşe, gürgen, ıhlamur, kayın, kızılağaç ve fındık ağaçlarından oluşan doğal orman örtüsüyle kaplıdır.

Beykoz’un tarihi 2700 yıl öncesine götürenler var. İlk olarak kimlerin yerleştiği kesin olarak bilinmiyor. Ancak, Roma döneminde Anadolu Kavağı'nda bir adak yerinin olduğu biliniyor. O dönemde Karadeniz’e çıkmak isteyenlerin elverişli bir rüzgarla seyahat edebilmek için Zeus ve Poseidon adına kurbanlar kestikleri de biliniyor.

Yaklaşık 700 yıl önce bu yörenin Türklerin eline geçmesinden sonra Beykoz, onlar için de bir ihtişamı ile göz kamaştıran bir mekân olup çıktı. Osmanlı Padişah ve Vezirleri için yaptırılan av köşklerinin çoğunluğuna bakıldığında, buranın tarih boyunca bir av ve eğlence merkezi olduğu anlaşılıyor.

Beykoz’un tarihi gelişimi M.Ö. 700’lü yıllara dayandırılıyor. Bu tarihte bölgeye deniz yolu ile gelen Traklar’ın Bebrik adı ile kurdukları devletin bulunduğu köyün kısa zamanda gelişmesi ile Kral Amikos bu köye kendi adını veriyor. Traklar’dan sonra Amikos pek çok kültüre ev sahipliği yapıyordu ve arkasından Persler, Abbasiler geliyor. Beykoz İstanbul’un fethinden çok önce 1402 yıllarında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılıyor. Bundan sonra Amikos olan adı Beykoz’a dönüştürülüyor. Kocaeli Beyleri’nin ikametgahına ayrılan Beykoz; “bey” hecesini bu yöneticilerden, “koz” hecesini de Farsça’da köy anlamına gelen “Koz” kelimesinden almıştır. Beylerin köyü... Beykoz... Zengin ormanlık alanları ile o dönemde padişahlar tarafından av sahası olarak kullanılmaktaydı... Fatih Sultan Mehmet avlanırken Beykoz’da Tokat Kalesi’nin fethi müjdesini aldığı söylenir. Bu müjdeyi aldığı yerde bu zaferin anısına Tokat kalesi’ne benzer bir av köşkü yapılır ve buraya “Tokat bahçesi” adını verir. Günümüzde bu köşkün bulunduğu yer “Tokatköy mahallesi” olarak adlandırılmaktadır.

Beykoz’un günümüze gelen bir çok Tarihi eseri mevcuttur.

  • Kaymakdonduran Çeşmesi (Kanije Beylerbeyi Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır.)
  • İshak Ağa Çeşmesi (On çeşmeler) (Mimar Sinan tarafından yaptırılmıştır)
  • Hıdiv Kasrı (Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa yaptırmıştır)
  • İskender Paşa Camii (Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.)
  • Anadolu Hisarı (Yıldırım Bayezid yaptırmıştır)
  • Küçüksu Kasrı (Sultan I. Mahmut’a hediye olarak yaptırılmıştır)
  • Anadolu Feneri
Nüfus 

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2009 yılı rakamlarına göre Beykoz ilçesinin toplam nüfusu 244,137'dir. Bu nüfusun yüzde 10'u köylerde yaşar, yıllık nüfus artış hızı binde 3'tür. Nüfusun çoğu genellikle Karadenizlidir.Beykoz en çok Ordu ; Mesudiye ,Giresun;Görele'lilerden oluşmaktadır.

İdari yapı 

İlçe, 20 köy ve 25 mahalleden oluşmaktadır. Elmalı Köyü haricindeki köylerimizin nüfusları azdır.Elmalı Köyü orman içine sonradan yerleşerek oluşmuş köy niteliğinde olup, Karadeniz köyleri özelliğini taşır. 6-8 mahalleden oluşmaktadır.

Ulaşım 
  • Üsküdar'dan 15, 15şn, 14m ve 15n nolu hatla ve sarı dolmuşla
  • Kadıköy'den 15F ve 15BK nolu hatlarla
  • Ümraniyeden 11H nolu hatla
  • Mecidiyeköyden 121A ve 121B ile
  • Taksim'den E2 nolu hatla
  • Kavacık'tan minibüs ve otobüslerle sağlanır.
  • Ayrıca deniz yolu mevcuttur.(Beykoz-Yeniköy tekneleri ve sabah saatlerinde deniz otobüsü ve vapurlarla)
Sosyal hayat 

Beykoz'da gözle görülür bir plansız yapılaşma ve konut sıkıntısı yaşanmakta olup, nüfusun 2/3’e yakını tapusuz gecekondu tipi evlerde oturmaktadır. İmar durumu yakın zamana kadar imar mevzuatının tatbikatındaki gecikmeler yüzünden son derece düzensizdir. Büyük ölçüde eksik olan altyapı tamamlanmaya çalışılmaktadır. İlçe nüfusunun büyük bölümünü Beykoz’a bölge dışından iç göçle gelen vatandaşlar oluşturmuştur. Yaşanan aşırı iç göç sonucunda birçok yerde doğal bitki örtüsünün yok edilmesi ile yerleşim alanları meydana gelmiştir Yer şekillerinin de engebeli olması;plansız yapılaşmanın sebeplerinden biridir. Arazi mülkiyeti genellikle orman ve hazineye ait olup, şahıs mülkiyetindeki arazilerin sınırlı olması ve büyük parseller içermesi yüzünden işgallerle konut alanı haline dönüştürülmüştür. Eski yerleşim alanı olarak Merkez, Yalıköy, Paşabahçe, Anadolu Hisarı, Kanlıca’nın bir kısmı müstakil ve eski tip konut tarzını koruyabilen mahalleler arasındadır.

Beykoz İlçesindeki Sosyal Faliyetler 

Beykoz Belediyesi, Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile ilçede bulunan çeşitli vakıf ve derneklerin işbirliği sayesinde halk oyunları, tiyatro etkinlikleri ve çeşitli yarışmalar yapılmaktadır.Ayrıca İsmek'in açtığı kurslarada büyük rağbet vardır.İlçemizde birde Hak Eğitim Merkezi bulunmaktadır Kütüphanelerin ve çok amaçlı salonların yetersizliği, kültürel faaliyetlerin istenilen düzeye ulaşmasını engellemektedir. İlçemizde 3 sinema, 11 spor kulübü, 1 spor salonu, 3 futbol sahası, 4’ü şahıslara ait 26 halı saha mevcuttur. Beykoz Çayırı’nda yapılmaya başlayan geleneksel Beykoz Şenlikleri kültürel etkinliklerin sergilendiği önemli bir faaliyettir.

Osmanlı dönemi eserleri 
  1. Beykoz Kasrı 1845-1854 Abdülmecid Han
  2. Küçüksu Kasrı 1752 1. Mahmut
  3. Çubuklu Hıdîv Kasrı 1906 Abdülhamid Han
  4. Anadoluhisarı Kalesi 1396 Yıldırım Bayezit (Güzelcehisar Kalesi)
  5. Mihrişâh Sultan Çeşmesi 1806 III. Selim
  6. Anadolu Kavağı Kalesi 1630 IV. Murat
  7. Midillili Ali Reis Camii 1593 Midillili Ali Reis tarafından yaptırılmıştır.
  8. On Çeşmeler(İshâk Ağa Çeşmesi) 1550-1747 I. Mahmud
  9. İskender Paşa Camii ve Türbesi 1560 I. Süleyman ( Kanuni) ve II. Selim dönemlerinin devletin ileri gelenlerinden, “Magosa Fatihi” olarak tanınan Gazi İskender Paşa (ö. 1570) tarafından yaptırılmıştır.
  10. Karakulak Çeşmesi 1836 II. Mahmut
  11. Paşa Çeşmesi 1870 Abdülaziz Han
  12. Anadolu Feneri ve Camii 1567 (I. Mahmud döneminde yaptırılmıştır)
Turizm 
Dosya:Goksuderesi.jpg
Göksu Deresi

Beykoz merkezindeki Abraham Paşa Korusu çeşitli turistik tesislerle yeniden düzenlenmiştir. Kanlıca’da bulunan Mihrabad Korusu Boğaz manzaralı görünümüyle en gözde mesire alanları arasında yer almaktadır.

Beykoz tarihi yalıları ile de ünlüdür. Anadolu Hisarı’ndan Beykoz Yalıköy’e kadar birçok özel mülk konumunda olan tarihi yalılar, Boğaz görünümüne güzellik katmaktadır. Bu yalıların en önemlisi Anadolu Hisarı’ndaki Hekim Paşa Yalısı’dır.

’sı orman alanı olan Beykoz, İstanbul halkının hafta sonu dinlenme ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılamaktadır. Anadolu Kavağı, Anadolu Feneri , Poyraz Köy, Riva (Çayağazı), Cumhuriyet Köyü, Ali Bahadır, Değirmen Dere, Bozhane, Göllü Köyü ,Akbaba, Polonezköy en çok ilgi çeken mesire alanlarıdır. Turizm alt yapısı ve tesisleri yetersizdir. Polonezköy’de bulunan otel ve pansiyonlar dışında turizm amaçlı tesis çok azdır.

Boğaz eskiden beri balıkçılığı ile meşhur olmasına rağmen Beykoz bu açıdan da istenilen ölçüde tanıtılamamıştır. Anadolu Kavağı’ndaki balık lokantaları deniz ve kara yoluyla gelen yerli ve yabancı turistlerin rağbet ettikleri yerlerdendir. Akbaba Köyü’nde bulunan Akbaba Sultan Türbesi ve Mescidi, Anadolu Kavağı Yuşâ Tepesi’ndeki Yuşâ Türbesi, Kanlıca’daki İskender Paşa Türbesi ve Camii, Dereseki Köyü’ndeki Kırklar Baba Türbesi, Orta Çeşme’deki Uzun Evliya Türbesi çok sayıda ziyaretçi çeken yerledir. İlçe sınırları içinde bulunan ve Türkiye’de Kültür ve Tabiatı Koruma Vakfı’nın belirlediği anıtsal ve korunmaya değer ağaçlar vardır ki bunlardan bazıları; Kaymak Donduran da 200 yaşındaki Kestane Ağacı, Beykoz Çayırı’ndaki 200 yaşındaki Çınar Ağaçları örnek verilebilir.