Göktürkler
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Göktürkler



Göktürkler

Göktürkler veya Kök-Türkler (Çince: 突厥 Tūjué) Orta Asya ve Çin'de yaşamış eski bir Türk toplumuydu. Göktürkler inanç ve düşünce yapılarına göre Göktanrı (Tanrı veya Tengri) tarafından devlet kurma görevinin kendilerine verildiğine inanmakta ve bu doğrultuda hareket etmektedirler. Bu yüzden kendilerini Göktürk olarak tanımlamışlardırlar. Türk adı ilk kez Göktürkler dönemine ait Orhun Yazıtları'nda geçmektedir.

Asya Hun Devleti yıkıldıktan sonra Orta Asya'da kurulan 2. büyük Türk devletidir. Ayrıca "Türk" adını siyasi olarak kullanılan ilk Türk devletidir. Devletin kurucusu Bumin Kağan'dır. Bumin Kağanın kardeşi İstemi Yabgu ile ülkeyi yönetirler. Göktürkler komşuları olan Çin, Sasani (İran)ve Bizans ile askeri, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurdular. Doğu Göktürk Devleti 630 yılında Batı Göktürk Devleti ise 659 yılında Çin yönetimi altına girdiler.

Göktürk İmparatorluğu, Türk toplumu tarafından kurulan dördüncü devlettir. Göktürk İmparatorluğu 552 - 745 yılına kadar varlığını sürdürdü. Çin İmparatorluğu ile uzun süre rekabet ve savaş içinde bulundu. Kardeş kavgaları, iç savaşlar ve Çinliler ile olan uzun savaşlar yıkılmalarına neden oldu. Yine de Türk toplumu tarafından kurulmuş olan bu İmparatorluk Asya tarihinde kalıcı izler bıraktı.

  • Göktürk Tarihi (552 - 745)
  • I. Göktürk Kağanlığı (552–581)
  • I. Göktürk Kağanlığı'nın Bölünmesi (581–603)
  • Doğu Göktürk Kağanlığı'nın Çöküşü (603–630)
  • Batı Göktürk Kağanlığı'nın Çöküşü (603–659)
  • II. Göktürk Kağanlığı (681–745)
  •  
     I.Gök Türk Kağanlığı (Doğu-Batı Kağanlıkları)

    Gök Türk Devleti, VI.yüzyılın ortasında, Asya'nın doğusunda Çin devletinin, batısında Sasani-İran devletinin sınırladığı İç-Asya bozkırlarında, doğuda Avarlar, batıda Eftalit/Ak Hunlar ile yapılan mücadeleler sonucunda ortaya çıktı. Kurucuları doğuda Bumin Kağan, batıda kardeşi İstemi Kağan'dır.

    İli derleyen ve bu nedenle İliğ Kağan diye de adlandırılan Bumin Kağan'ın ölümünden sonra yerine oğlu Ko-lo/Kara Kağan geçtiyse de iktidarı kısa sürdü. Bir yıl sonra Mukan Kağan devletin başına geçti. Mukan Moğol soylu Kitanları yenerek Doğu Göktürk Devleti'nin sınırlarını Büyük Okyanus'a kadar genişletti. Mukan'dan sonra tahta Ta-po/Taspar Kağan geçti. Ta-po Budizmi kabul eden ve Çin'i baskı altında tutan yönleriyle sivrildi.

    Doğuda bunlar olup biterken batıda sınırlarını Kırım'a kadar genişletmiş İstemi Kağan öldü. Yerine oğlu Tardu Kağan geçti. Tardu, 603 yılına kadar hükümdarlığını sürdürdü. Doğuda Ta-po'nun ölümü üzerine tahta çıkan To-lo-pien(ya da sonraki adıyla Apa Tarkan) toyda/kurultayda yapılan kengeş'te (müzakere) onaylanmadı. Yerine Ta-po'nun yeğeni Şa-po-lio/İşbara Kağan ilan edildi. Çin politikalarının da tesiriyle batı kağanı Tardu, To-lo-pien'i destekledi. İşbara'nın Apa'nın annesini öldürtmesi doğu ile batı arasındaki ilişkileri bir daha düzelmemek üzere bozdu; iki budun artık birbirlerine düşman hale geldi. Tardu'nun ölümünden sonra Batı Gök Türkleri güçlerinin zayıfladığının bir göstergesi olan yabguluk ve şadlık adları altında Aşena ailesine mensup kişilerce yönetildikten sonra 630 yılında Çin egemenliğine girdi. Bundan sonra On Oklar adını alarak Türgiş boyunun önderliğindeki boylar federasyonu şeklinde yüzyılın sonuna kadar Çin hakimiyetinde kaldılar.

    Doğu Gök Türkleri ise, Şi-pi Kağan'nın 618'de ölümüne kadar benliklerini korudular. Ondan sonra görülen Hie-li/İliğ Kağan Çin'in başkentini kuşattı ise de tutsak alındı; esarette kederinden ölmesiyle I. Gök Türk İmparatorluğu tamamen yıkılmış oldu (630).

    Aynı tarihte Çin İmparatoru Tai-tsung kendisini Türklerin Gök Kağanı ilan ediyordu. Hakanlığa bağlı Türk ve yabancı boylar etrafa dağılmaya başladılar bir kısmı ise Çin'e sığındı. 50 yıl süren esaret hayatında Türk budununu toparlama çalışmaları ve Çin'e karşı başkaldırma hareketleri(isyanlar) eksik olmadı. Bunların en ünlüsü 639'da Gök-Türk prensi Kürşad'ın ihtilal denemesidir. Bu harekat dünyada ilk milliyetçi harekattır.

    • 1. Göktürk Kağanlığının doğu kanadı yönetimi: Bumin, Kolo,Mukan ,Tapo ,İşbara ( 581- 582 bölünme- 587)
    • 1. Göktürk Kağanlığının batı kanadı yönetimi: uzun ömürlü İstemi Yabgu, Tardu ( Tardu zamanında bölünme)

     II.Gök Türk Kağanlığı (Kutluk Dönemi)

      
    Bizans İmparatorluğu, Emeviler ve II. Göktürk devleti yılında Aşena ailesinden Kutluk, Çin'in kuzeyine yerleşmiş Türk boylarını yeniden toparlamayı başardı. Çin, Kitan ve [[Dokuz Oğuzlar]/Uygurlar ile yapılan savaşlar sonucunda Ötüken ormanında Göktürk Kağanlığı yeniden ihya edildi. Kutluk ili (devleti/ulusu) yeniden derlediği için İlteriş (ili derleyen) adını aldı. 692'de ölen İlteriş'in yerine kardeşi Kapgan/Kapağan (Günümüz Türkçe karşılığı kapan=alan=Fatih) kağan oldu. Devlet kurulalı beri kağanlık danışmanı olan Tonyukuk'un da bulunduğu Kitan'a Tatabilere, Basmıllara, Çiklere, Azlara, Bayırkulara, Türgişlere/On Oklara (Batı Gök Türk budunu, Kitabelerde sürekli Türgiş Kağanı Türküm, budunum idi ifadeleri bununla ilgilidir), Kırgız ve Dokuz Oğuzlara yapılan seferlerle II.Gök Türk Devleti'nin sınırları Okyanus'tan Mâveraünnehir'deki Temir Kapığ/Demirkapı'ya kadar ulaştı. İpek Yolu'nun büyük bir kısmı denetim altına alınmış oldu.

     



    681

    Kapgan'ın Bayırkuların kurduğu bir pusuda öldürülmesi üzerine Gök Türk Devleti'nin başına Bilge Kağan geçti. Kardeşi Kül Tigin ordunun komutanlığını üzerine alırken Tonyukuk danışmanlık görevini sürdürmekteydi. Onun dönemi de amcası dönemindeki gibi devletin egemenliğindeki boyların başkaldırılarıyla geçti. Çin'in desteklediği Uygur-Karluk-Basmıl bağlaşmasının Ötüken'e yönelik sürekli saldırıları, İpek Yolu'nun kilit noktası olan Çungarya'nın Çin'in denetimine geçmesi ve batıda On Ok budununu hakimiyetine alan Türgişlerin gün geçtikçe güçlenmesi neticesinde II.Gök Türk Kağanlığı çöküşe sürüklendi. Bilge Kağan'ın, danışmanı Tonyukuk'u ve küçük kardeşi Kül Tigin'i kaybetmesinden sonra zehirlenerek ölümü üzerine yerine geçen Tengri Kağan çocuk yaştaydı. Onun kağanlığına karşı gelen Ozmış da ülkeyi toparlayacak güçte değildi. Nihayet Uygurlar 745'te Ötüken'e girerek Gök Türk devletine son verdiler.

    Devletin batısını 576 yılından beri yöneten Tardu ile 581 yılında doğu tahtına çıkan İşbara arasında tüm devletin başının kim olduğuna yönelik iç çatışma çıktı. Geleneklere göre doğu tarafının baş kağan olması gerekirken; Çin devleti batının yabgusu Tardu’ya elçi ve hediyeler gönderek; Tardu’nun aklına hükümdarlığı sokturdu.

     
    (pembe) batı ve doğu (mavi) Göktürk Imparatorluklar . 600 yılında, ve dolaylı iktidarlıklar


    Tardu Dönemi

    Devletin batısını yöneten Tardu 532 yılından itibaren bağımsız hareket ermeye başladı. Amacı doğu Göktürk hakanını bertaraf ederek ülkenin doğusunda yaşayan Türk boylarını da bünyesine almaktı. Tardu ülkesini Tibetin batısından; Kırıma kadar genişletti. Sasaniler ile savaştı. 600 yılında Çine sefere çıktı. Çinliler Türk askerlerinin su içtiği kuyuları zehirleyerek onları öldürdü. Çin seferinin kötü sonuçlanmasıyla Töleste yaşayan Türk boyları devlete isyan etti ve Tardu öldürüldü.

    Tardudan sonra yerine geçen kağanlar Çinle iyi geçinmeye çalıştı.

    Tong Yabgu Dönemi ve tekrar güçlenme

    Daha sonra başa geçen Tong Yabgu döneminde Çinde meydana gelen karışıklar sebebiyle bağımsız hareket etmeyi başardılar ve yeni bir ordu ve düzen kurdular. Töles boyları bertaraf edildi. Sasaniler karşısında zafer kazanıldı. Fakat tahta geçmek isteyen Karluk ve Onok boyları isyan çıkardı ve devlet çöküşe gitmeye başladı.

    Tong Yabgu amcası Sebu tarafından öldürüldü. Bu dönemde başlayan iç karışıklardan yaralanan Çin 659 yılına kadar kesin olarak batıda varlığını hissettirebildi. 660 yılından 681 yılına kadar Çin baskısı altında Türk boyları yaşadı.

    Orhun Alfabesi, Türkler tarafından kullanılan, bilinen ilk yazı sisteminin alfabesidir.

    Tarihleri boyunca üç kıtaya yayılarak pekçok kültür ve uydarlıkla (ve nüanse edersek farklı dinlerle) temas eden Türk boyları Gök Türk, Soğd, Uygur, Mani ,Brahmi, Arap, Süryani, Ermeni, Rum, Slav (Kiril) ve Latin abeceleri gibi farklı yazı sistemleri kullanagelmişlerdir.

    Göçebe bir yaşam süren Türkler'in yazıya olan gereksinimleri geç bir vakitte belirmiş gözükmektedir. Bilindiği

  • kadarıyla Türklerin kullandığı ilk yazı sistemi olan ve Orhun Yazıtları'nda kullanılmasından ötürü Orhun Abecesi olarak adlandırılan yazı sistemi ilk olarak (en azından var olan bulgulara göre) 6. yüzyılda kullanılmıştır. Burada önemli bir nokta bu alfabenin Orhun alfabesi olarak isimlendirilmesine karşın, Orhun Yazıtları'nın yazılıp, anıtsal nitelikte dikilmesinden iki yüzyıl önce Yenisey'deki anıtlarda kullanılmış olmasıdır. O halde akla, neden Yenisey Abecesi adıyla literatüre girmediği sorusu gelir. Bu durum, adı geçen alfabenin son ve mükemmel biçimini Orhun'daki anıtlarda almış olmasından kaynaklanır. Gök Türkler, Uygurlar, Kırgızlar tarafından doğduğu coğrafyada kullanılan Orhun yazısı, bazı Türk boylarınca Avrupa'ya da taşınmıştır. Hatta 16. yüzyıla kadar Macaristan'da Sekeller ara

  • Yazıyı taşıyan en eski belge Kızıl şehrinde bulunuyor.

    Orhun Abecesindeki birçok harf diğer bütün alfabelerde olduğu gibi o milletin sık kullandığı resimlerden türetilmiştir. Örneğin Orhun Alfabesindeki → "y" harfi Türklerin hayatında önemli bir yer arz eden "yay" kelimesinden gelmektedir. → "oq" veya "ok" harfi de bildiğimiz "ok" kelimesinden türetilmiştir. → "ök" harfi de Kazım Mirşan'a göre eski Türkçe'de kullanılan "ök (keçi)" kelimesinden gelmektedir Kazım Mirşan bu harfin yatay şekilde yazılmış şekillerini de bulmuştur. Her ne kadar ortada Türk abecesinin Soğdcadan geçtiğine dair bir kanıt yoksa da Pehlevi ailesi zamanında İran'daki ve çevre ülkedeki Türkleri etkilemek amacıyla bu sav desteklenmiştir.

    Orhun AbecesiKullanımGöstergelerLatin Transliterasyon ve IPA Transkripsiyon
    Ünlüler A /a/, /e/
    İ /ɯ/, /i/, /j/
    O /u/, /o/, /w/
    U /ø/, /y/, /w/
    Ünsüzler Ünlü Uyumu
    (¹) — Kalın,
    (²) — İnce
    ünlüler ile
    B¹ (ab) /b/ B² (eb) /b/
    D¹ (ad) /d/ D² (ed) /d/
    G¹ (ag) /g/ G² (eg) /g/
    L¹ (al) /l/ L² (el) /l/
    N¹ (an) /n/ N² (en) /n/
    R¹ (ar) /r/ R² (er) /r/
    S¹ (as) /s/ S² (es) /s/
    T¹ (at) /t/ T² (et) /t/
    Y¹ (ay) /ʤ/ Y² (ey) /ʤ/
    Sadece (¹) — /q/
    Sadece (²) — /k/
    K (ak) /q/ K (ek) /k/

    Tüm ünlüler ile
    /ʧ/
    -M /m/
    -P /p/
    /ʃ/
    -Z /z/
    -NG (eñ) /ŋ/
    Birleşik Sesler + Ünlü İÇ, Çİ, Ç /iʧ/, /ʧi/, /ʧ/
    IK, KI, K /ɯq/, /qɯ/, /q/
    OK, KO,
    UK, KU,
    K
    /oq/, /qo/,
    /uq/, /qu/,
    /q/
    ÖK, KÖ,
    ÜK, KÜ,
    K
    /øk/, /kø/,
    /yk/, /ky/,
    /k/
    + Ünsüz -NÇ /nʧ/
    -NC /nʤ/
    -LT /lt/, /ld/
    -NT /nt/, /nd/
    Sözcük ayırma imi none
    (-) — Sadece sözcük sonunda

    Kül Tigin

    Kül Tegin 684 yılında doğdu. Babası İlteriş öldüğünde ağabeyi Bilge 8, Kül Tegin ise 7 yaşındaydı. Ağabeyiyle birlikte amcası Kapağan Kağan tarafından büyütüldü. Bilge Kağan 32 yaşında ülke yönetimini ele aldığında, Kül tegin de 31 yaşında onun yardımcısı oldu ve ordunun başına geçti. Ağabeyi ile birlikte ülkelerindeki isyanları bastıran Kül Tegin’e ilişkin en sağlıklı bilgiler Orhun Abideleri’nde yer alır. Kül Tigin, 16 yaşında iken amcası Kapağan Kağan ile birlikte 50 bin kişilik Çin ordusuyla yapılan savaşa katıldı ve kahramanlığı ile dikkat çekti. Kül Tegin, 21 yaşında iken Çinli general Caca ile yapılan savaşta da yer almış ve üç atını kaybetmişti. Çinli askerlerin attığı 100’den fazla oktan kurtulmayı başararak, bu savaşın kazanılmasında büyük payı olduğu abidelerde yazılıdır. Kül Tegin, 26 yaşında iken Göktürk Devleti’ne başkaldıran Kırgızlara karşı düzenlenen sefere de katıldı. Sanga Dağı’nın eteklerinde 710 yılında yapılan savaşta, Kül Tigin’in savaşçılığı Çinlilerin de dikkatini çekti ve Çin kaynaklarında onu ‘Yenilmez Savaşçı’ olarak gösterdiler. Kül Tegin 27 Şubat 731’de 47 yaşında iken öldü. 1 Kasım 731’de kendisine büyük bir cenaze töreni düzenlendi. Törene Çin, Tıtan, Tatabı, Tibet, İran, Soğd, Buhara, Türgiş, Kırgız ve diğer devlet boyları da katıldı.Kül Tigin, Bilge Kağan'ın kardeşi, Kutlukhan'ın oğlu ve İstemi Kağan'ın torunudur. Kendisi Orhun Yazıtlarında emeğini bulundurmuştur. Kül Tigin ismi günümüzde Türkçe de Gültekin olarak da kullanılır.

    sında kullanıldığı bilinmektedir.