Kalenderhane Camii
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Kalenderhane Camii



Kalenderhane Camii

 TARİHİ:

 Vezneciler’de 16 Mart Şehitleri Caddesindeki Kalenderhane  Camii, aslında kiliseden bozmadır. Kalendarhane adı Fatih döneminde konulmuş ve öylece günümüze kadar devam edegelmiştir.
 
Bizans dönemindeki adı kesin olarak bilinmemekle birlikte, bir süredir burasının Akataliptos İsa’ya ithaf edilmiş kilise olduğu savunulmaktadır. Ancak bu isim konusunda da açık bir dayanak yoktur. Kilise 13. yüzyılda İstanbul’un Latinler tarafından işgali sırasında Katolik kilisesi olarak da kullanılmıştır.

E. Hakkı Ayverdi, bütün Bizans yapıları gibi kasvetli ve karanlık olan bu yapıya Osmanlılar döneminde pencereler açılarak sıkıcılığının biraz giderildiğini ve şimdi çukurda kaldığını yazmaktadır (1). Cami daha sonra Darü’s-Saade Nazırı maktül Beşir Ağa tarafından bütünüyle tamir edilmiştir. Aynı zamanda hünkar mahfili de ekleyen Beşir Ağa’nın (2) bu tamirle ilgili bir kitabesi vardır.

Vakfiyesinde fakir ve muhtaç olanlara, gelen gidene vakfedilmiş bir müessese olarak tarif ettikten sonra, vazife kısmında zenginler (ağniya) kapısından ayağını çekmiş, mütedeyyin ve bilgin bir şeyhe günde 10, mücavir ve misafirlere nezaret edecek nazıra 5, Cuma günü Mesnevi-i Manevi okunmasından sonra Kur’an okuyacak hafıza 1, aynı mecliste şiir okuyacak güzel sesli bir kişiye 1, Cuma namazından sonra adetleri gereğince okuyup çalacak 4 mutripten her birine 8, misafirlerin yiyeceklerine 15, İstanbul’ da oturan kız veya erkek anasız ve babasız yetimlerden her birine günde yarımşar dirhemden 100 dirhem tayin etmektedir. Bu yetimlerin kaydı İstanbul Kadılığı tarafından tutulacaktır.

Vakfiyeden anlaşıldığına göre burası, Cuma günleri ayin icra olunan bir mevlihane ve gelen gidenler için bir zaviye, yetimler içinde bir yemekhanedir. Halbuki 20 yıl sonra yazılan muhasebe defterinde adına Medrese-i Kalenderhane denilmekte, müderrise ayda 1000, on öğrenciye ikişerden 20, İmama 3, kapıcıya 2, hasır ve yağa 2 dirhem ayrılmıştır. Fakat bu medrese kubbeli cami kısmında kurulu bir yerdir. Çünkü başka vazifesi kalmayınca binayı boş bırakmayacaklardı. Keza bu medrese Hadika’ nın sözünü ettiği Kalenderhane’ deki medreseden başkadır. Hadika, maktül Beşir Ağanın camiyi tamir ettiğini ve vakfını genişletip Buhari okunması için vazife koyduğunu ve medrese gibi bazı hayratı bulunduğunu yazar (3)

MİMARİ YAPISI:

Kalenderhane Camiinin bir büyük birde küçük olmak üzere iki kubbesi vardır. Köşeleri kum saatli olan mihrap oldukça güzel bir eserdir. Minber ampir üslubunda ahşaptır. Caminin kalemleri özellikle kürevi müselleste olanları çok güzeldir. Cami bir çok tamirler geçirmiştir. Son olarak 1966-1972 yılları arasında yabancı bir kuruluşun yardımları ile onarılmıştır.

MEŞRUTASI:

Abdest alma yeri ve erkekler için tuvaleti bulunmaktadır. Camide halen bir Müezzin-Kayyım görev yapmaktadır. Vakit namazlarında 20 , Cuma namazlarında ise 450  cemaati vardır.