Mayalarda Din
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Mayalarda Din



Din, Mayalar’da yaşamın çeşitli alanlarında kendini hissettiren bir etken olmuştur; tarımsal törenlerden ve halk törenlerinden sanat ve kültüre dek etkisini hissettirmiştir. Din adamlarının, Maya uygarlığını elinde tutan ideolojiyle, siyasi denetimle yakından ilişkili oldukları ve aynı zamanda bilimi temsil ettikleri gözönüne alındığında, bu etkinin büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir.

Maya dininin son zamanlardaki hali biraz daha iyi bilinmektedir. Klasik-sonrası dönemdeki Maya dininin üç temel özelliği; çoktanrıcı (politeist), natüralist (atmosferdeki olayları ilahlaştırma) ve düalist olmasıdır. Düalistliğinde iyi ile kötü ikilemi yapılmakla birlikte, “hayır ve şerr İlah’tandır” ilkesine sahiptir. İyilik ilahları ile kötülük ilahları sürekli bir çatışma içindedir; fakat gün ve gece, yaşam ve ölüm, dölleyen ve döllenen nasıl birbirlerinden tümüyle ayrılamazlarsa, bunlar da birbirlerinden tümüyle ayrı değildiler (yin ve yang gibi). İnsanların gelecekleri de bu çatışmadan nasibini alıyordu.

Eski Mayalar’ın din adamlarının uygulamaları onların birer şaman olduğunu da göstermektedir. Mayalar, sonradan Kızılderililer’de görülen Amerika Şamanizmi’nin özgün hallerinden birini oluşturmuşlardır. Asya Şamanizmi’yle pek çok bakımdan paralellik gösteren Maya Şamanizmi’nin en önemli farklarından biri, Asya Şamanizmi’nde transa geçmede uyuşturucu maddelerin kullanılmamasına karşın, Maya Şamanizmi’nde halüsinojen ve psikoaktif maddelerin[101] kullanımıdır.

James Churchward, Mircae Eliade, Cihangir Gener gibi araştırmacı yazarlar, eserlerinde Amerika Şamanizmi’nin Asya Şamanizmi’nde görüldüğü gibi, bir inisiyasyon içerdiğini belirtirler. Kimileri Popol-Vuh’taki ikizlerin hikâyesini sınav ve aşamalarıyla inisiyatik sürecin ilginç bir öyküleştirilmiş biçimi olarak yorumlar. Churchward'a göre, Mayalar önceleri tektanrılı Mu Dini’ne bağlı topluluklardı. Dinleri sonradan yozlaştırılmış ve sembollerin, zamanla, Mısır’daki ve Hint’teki gibi, anlamlarını anlamayanlarca ilahlaştırılması sonucunda, çoktanrılı bir din haline getirilmiştir.

Sembolizm
 

Özellikle erken dönemlerde inisiyatik özellikli Maya kültüründe doğal olarak ezoterik içerikli sembol kullanımı görülmektedir. Bu semboller mitolojisine girdiği gibi, sanat eserlerine de yansımıştır.

Maya geleneklerinde diğer ulusların gelenekleriyle parelellik gösteren sembollerden bazıları şunlardır:

  • Jaguar: Orta Amerika’nın temel sembollerinden biridir.
  • Tohum: Birçok gelenekteki tohum sembolü Maya geleneğinde mısır tohumu olur.
  • Mısır: Mayalar’ın temel sembollerinden biridir. Mayalar’ın kutsal kitaplarından Popol-Vuh’ta ilk yapılan Ademler’le sonraki Ademler’in yoğurulduğu maddelerin aynı olmadıkları belirtilir. Önce toprağın kullanıldığı, verim alınamayınca, sonra tahıl (mısır) hamurunun kullanıldığı belirtilir.
  • Nilüfer: Mayalar ve Dogonlar’ın sembol olarak kullandığı nilüfer eski Mısırlılar ve Hintliler’in nilüferinden farklıdır.
  • Geyik: Birçok gelenekte reenkarnasyonu simgeler.
  • Köpek: Maya geleneğinde köpek, Güneş’i yolunda sevkeden ilahın sembolüdür.
  • Skarabe: Esas olarak Mısır’da rastlanan bu sembole Çin geleneğinde "Altın Çiçeğin Gizi"  adlı kitapta, Maya geleneğinde ise Chilam Balam adlı kitapta rastlanır.[109]
  • Kartal: Şamanizm’in ve Mayalar’ın temel sembollerinden biridir. Kökeni Orta-Asya olan çift başlı kartal sembolü Hititler’de, Selçuklular’da, Mayalar’da ve sembolü sonradan resmî amblem olarak benimseyen Rusya, Avusturya ve Arnavutluk’ta görülür. (Alacahöyük kapı sfenksindeki iki başlı kartal, iki pençesiyle iki dağın üzerinde duruyor biçimde tasvir edilmiştir.)
  • Üçgen: Maya geleneğinde ışığın ve tohumun sembolüdür. Uxmal tapınağındaki bir üçgenin içine, muhtemelen bir yıldızı gösterecek şekilde üç nokta konmuştur.
  • Yağmur: Rahmet anlamındaki yağmur, Mayalar’ın giysilerinde ve el yazmalarında iplerle, mimaride ise küçük sütunlarla simgelenir. (Maya geleneğindeki deyimlerden biri, Türkçedeki gibi, “yağmur sicim gibi yağıyor”dur. Maya geleneğinde yağmur yağdıran ilah, sarmal biçimli tasarlanır.
  • Yedi rakamı: Maya geleneğinde yedi rakamına yedi ışınlı taç olarak, yedi rakamının kelam ile ilişkilendirilmesine Popol-Vuh’ta rastlanır. Rakama ayrıca "göğün" yedinci katından inen, uygarlık getiren kahramanların babaları olan yedi Ahpu efsanesinde ve 12 yıldızın ortasındaki (onüçüncü) merkezî yıldızın adında (insan kalbiyle ilişkilendirilen ilahe-7) rastlanır.
  • Yer’in göbeği: Maya kutsal kitabı Popol-Vuh’ta atmaca, "Göğün Göbeği"nden "Yerin Göbeği"ne dikine iner, yılanı yutar, güneşle ilişkilendirilir, güneşe yalnızca böyle kuşların bakabildiği söylenir. Popol-Vuh’ta "Göğün" yedinci katından inen, uygarlık getiren kahramanların babaları olan 7 Ahpu, "Yerin kalbi"ne indiklerinde insan biçimine girerler.
  • Sarmal (spiral) ya da yılan: Mayalar'da rastlanılan başlıca yılan sembolleri gökyüzündeki iki başlı yılan yedi başlı yılan, ağaçlı yılan, yumurtalarının çevresinde spiral biçimde çöreklenmiş yılan, iki “S” biçiminde kesişen çift yılan, iki noktalı (yıldızlı) yılan, veya içinde noktalar (yıldız konumları) olan “S” biçimli yılan, tüylü yılan, eski Mısır geleneğindeki gibi yaratılışla ilgili görülen ve Mısırca’daki aynı adla adlandırılan Mehen yılanıdır. Tüylü yılan (ilâh Kukulkan) kimi tasvirlerinde “S”ler çizen bir yılanla temsil edilir ve yılan içine, bir yıldızın yörüngedeki konumları gösteriliyor gibi, yuvarlak yeşim taşları yerleştirilir. Birçok gelenekte yılan kimi zaman olumlu, kimi zaman olumsuz anlamda kullanılmıştır. Yılanın Mayalar’da göksel bir sembol seçilme nedeni muhtemelen, vücudunun gökcisimlerinin yörüngeleri şeklini alabilmesi, S'ler çizebilmesi özelliğidir.
  • Yedi başlı yılan: Asya’da (Hindistan, Kamboçya) ve Mayalar’da rastlanılan, yedi başlı bir yılanı gösteren semboldür.
  • Şimşek ve yıldırım: Popol Vuh’ta şimşek ve yıldırımdan Tanrı’nın yazılı kelamı, gök gürültüsünden ise sözlü ya da sesli kelamı olarak söz edilir.
  • Merdiven: Bu sembole Mayalar'da Popol-Vuh'ta ilahların kullandığı merdiven olarak ve Chilam Balam kitabında "Yer"i ve "Göğü" yapan ilahın, göğün ve suyun ortasından geçmek için, 1.Chouen tarihinde yaptığı ilk merdiven olarak rastlanır.
  • Oniki sayısı: Maya geleneğinde sıkça rastlanılan bu sayısal sembole Popol-Vuh'ta gök ilahına yardımcı olan 12 yıldız olarak rastlanır. Mayalar bu 12 yıldızı, ortalarına güneşi andıran bir büyük yıldız gelecek şekilde tasvir ederler ki, bu merkezî yıldızla birlikte, toplam 13 yıldız olmuş olur. Fakat onüçüncü yıldız yayın ortasında olduğu için yedinci yıldız konumundadır. Bu yüzden merkezî yıldıza “ilahe-7” denir. Mayalar ilahe-7 ile insanın kalbi arasında da bir ilişki kurarlar.Uxmal’da Devin Piramidi'nde tasvir edilen 12 yağmur ilahının bu yıldız-ilahlar olduğu sanılmaktadır. Maya geleneğinde 12 sayısına ayrıca 12 boynuzlu yılan başı olarak rastlanır.
  • Güneşsel obje: Güneş’i fiziksel olarak temsil eden objelere İnkalar’da, Mayalar’da, eski Mısır’da, Şamanizm’de, Anadolu uygarlıklarında ve diğer birçok gelenekte rastlanır.
  • Gök katları: Bu Şamanist sembole Mayalar’da da rastlanır. Mayalar'da, gökyüzü anlamında kullanmadıkları "Gök katları" 13'tür.
  • Yaşam ağacı: Mayalar, "Yer" ile semavi âlem arasındaki irtibatı simgeleyen "yaşam ağacı"nı çoğu zaman iki dallı olarak, T (Tau) biçiminde tasvir ederler.
  • Daire: Maya dilinde dairenin adı aynı zamanda “yasaları koyan İlâhî İrade” anlamına gelen “Uol”sözcüğüdür.
  • Tüy: Kuş tüyünün özellikle eski Mısır, Maya, İnka, Amerika kızılderilileri ve Asya Şamanizmi geleneklerinde önemli bir yeri vardır. Hakikatin, doğruluğun, ilâhî adaletin, hafifliğin ve -göğe çıkmada kuşların en büyük yardımcı unsuru olduğundan- yükselmenin sembolü olarak kabul edilir.
  • Kuş: Mayalar’ın ve K. Amerika kızılderililerinin geleneklerinde kuş sembolü, daha çok ilahlarla ve Yaratıcı’yla ilişkilendirilmekle birlikte, ölenlerin ruhlarının kuşla simgelenmesi sembolizmi bu geleneklerde de mevcuttur.
  • Irmak: Maya geleneğinin yanı sıra, Şamanizm, Grek, Gal geleneklerinde de görüldüğü gibi, ırmaklar, cennetle ilişkilendirildikleri kadar cehennemle de ilişkilendirilir.[120]
  • Svastika: Sembole Maya geleneğinin yanı sıra, Babil, Maya, Toltek, Orta Amerika, Hinduizm, Pueblo Kızılderilileri geleneklerinde, İdil-Ural bölgesindeki Ön-Türkler’e ait eserlerde, Alpler’de ve Anadolu uygarlıklarında da rastlanmıştır.[121]

Yucatan’da, Le Plongeon'un Kutsal Sırlar Mabedi olarak belirttiği, üzerinde "Batı ülkeleri"nin yıkımının anısına inşa edildiğini ifade eden kabartmaların bulunduğu Uxmal tapınağındaki[122] bir sembol, James Churchward'a göre, insanlığın ilk dinî diyagramı olan Mu kozmik diyagramı idi.[123]

Maya ilahları
 
  • Hunab Kú: Adının anlamı tek olan Tanrı’dır. Yaratan, var eden Tanrı’dır. Mutlak olandır. Tüm ilahların babası ve efendisidir. Adındaki üç heceden “hun” “tek olan” anlamına,”nab” “ölçü” ve “hareket” anlamına ve “ku” ya da “kub” “veren” anlamına gelir ki, üçü birleştirildiğinde oluşan anlam, “ölçüyü ve hareketi vermiş tek olan” ya da “hareketi veren ‘tek olan’”dır.
  • Itzamná (okunuşuyla İtsamna): Göklerin, gecenin ve gündüzün efendisi ve Hunab kú’nun oğludur. Güneş ilahı olarak, Ahau ya da Kakmó Kinich olarak da tezahür eder. Elyazmalarında dişsiz, kartal burunlu ve bazen sakallı olarak temsil edilir.
  • Kukulkan: Toltekler ve Aztekler’deki adı “sakallı yılan” anlamında Quetzalcóatl, quiché dilindeki adı Gucumatz’dır. Bu ad Pueblo kızılderililerinin dilinde “sakallı yılan” , Meksika kızılderililerinin dilinde ise “kuş-yılan” anlamına gelir. Mayalar’da bu ilah “tüylerle kaplı yılanların efendisi” anlamında Kukulkan adını almıştır. Tasvirlerde tüylü bir yılan olarak gösterilmekle birlikte, eski metinlerde onun aslında bir yılan olmadığı, beyaz insan ırkına mensup olduğu açıkça belirtilir. Toltek, Aztek, Maya ve İnka metinlerine göre, insanlarla bir süre yaşamış, onlara doğru yolu gösterdikten ve uygarlığı öğrettikten sonra göklere geri dönmüştür. Kimi metinlerde ondan tek kişi olarak değil, çoğul olarak söz edilir. Maya dilinde “yılan” ile “gökyüzü” sözcükleri telaffuzları bakımından eşseslidir ve “kaan” olarak telaffuz edilirler. İlahın adının Maya dillerindeki okunuşu “Kukuul kaan”dır.
  • Ix Chebel Ya'ax: Kinich Ahau’nun zevcesi.
  • Kinich Ahau: Itzamná’nın oğlu olan güneş ilahı.(Kinich Ahau: Maya güneş tanrısıdır. Kinich veya Küniş, Türkçe “Güneş” kelimesi ile neredeyse birebir aynıdır. Eski Türk inancında “Künhan” Güneş-Han adı kutsal güneşe verilen isimlerden biridir. Ahau ile Han sözlerinin yakınlığı ise dikkat çekicidir.)
  • Ixchel: Itzamna’nın zevcesidir. Ay’ın ve dokumanın ilahesidir, sulara, su baskınlarına hükmeder. Genellikle bir testi suyu yere, yani yeryüzüne döker halde veya dokuma yapar halde temsil edilir. Itzamná ve Ixchel, Mayalar tarafından EES olarak adlandırılırlardı.
  • Chac ya da Chaac (Çak okunur): Şimşek, yıldırım ve yağmur ilahıdır.Dört yöne bölünür; doğu (kırmızı), kuzey (ak), batı (kara), ve güney (sarı). İki köpek dişi belirgin olarak temsil edilir. Adının hiyeroglifinde bir göz bulunur ki, bu, Tro-Cortesianus elyazmasında “T” şeklini alır.
  • Wakax Yol K'awil ya da Nal: Mısır bitkisi ilahıdır. Bazen üç mısır başağıyla temsil edilir.
  • Ah Puch, Kisin, Kimilo Hun Ahaw: Ölüm ilahıdır.
  • Yum kaax: Mısır ve savaş ilahıdır.
  • Xaman Ek (okunuşuyla Şaman Ek): Kuzeydeki bir yıldızın ilahıdır.
  • Ixtab: İntihar ilahesidir, Kisin’in zevcesidir. Bir tür psikopomptur (ölülere eşlik ve rehberlik eden).
Yaratılış

Maya geleneğine göre yeryüzündeki canlılar bugüne dek her biri çok uzun zaman dilimlerini kapsayan ve tufan benzeri yıkımlarla sona eren dört çağ ya da devir geçirmiştir. Mayalar’ın kutsal kitabı Popol Vuh’a göre çok eski çağlarda devler de yaşamış ve yarı-ilahlar devleri öldürerek “devler çağı”nı bitirmişlerdir. Şimdi beşinci çağda bulunmaktayız. Şimdiki dünya, bir haçın uçları gibi dört yönde yerleşmiş dört kardeş koruyucu (Bacab'lar) tarafından taşınmaktadır.

Mayalar’ın kutsal kitaplarından Popol-Vuh’ta, yaratılış, dünyanın meydana getirilişi ve daha sonraki bir çağda ataların imal edilmesi hakkında şu sözler, Mayalar’ın yaratılışla ilgili inanışları hakkında bir fikir vermektedir:

“Ses fiil demektir, kelam yaratılış demektir. Yer, kelam ile yaratıldı. Kelam yedi rakamı oluşturularak geldi.(…) O devirdeki varlıklar şekilsizdi. Konuşmasını biliyorlardı. Daha güneş görünmüyordu.(…) İlahlar dördüncü çağın ilk insanlarını ise yoğurarak oluşturdular. Dördüncü çağın ataları olarak önce dört erkek yaptılar, sonra erkekler uyurken kelam yoluyla onlara dört kadın yaptılar. Bu atalar, ilahlara benzer olarak yapılmışlardı, benzerleriydi, mükemmeldiler. Gördükleri her şeyi öğreniyor, anlıyorlardı. Bilgi ve bilgeliklerini (sanatkarlıklarını icra ederek) taşlara, dağlara, doğaya yansıttılar. İlahlarla aynı dili konuşuyorlar ve birbirleriyle mükemmel biçimde anlaşıyorlardı. Sonunda her şeyi bildiler ve Yer ve Göğün dört köşesini, dört yönünü incelediler. Fakat ilahlara denk olmaları ilahların hoşuna gitmedi; böyle olunca ilahlarla insanlar arasında ayrım kalmıyordu. Bu yüzden büyük ilahlar insan-ilahların, yani ataların gücünü sınırlama kararı aldı. Bir aynanın yüzünün buğulanması gibi ataların gözlerini kararttılar, artık insanlar ancak kendilerine yakın olanı görebileceklerdi. ‘Güneşin doğduğu ülke’de yaşayıp çoğaldılar.”

Üç âlem kavramı

Asya Şamanizmi’ndeki üç alem kavramı Maya Şamanizmi’nde de görülür. Yer, yeraltı alemi ve ilahi olan ruhsal gök. Nasıl Asya Şamanizmi’nde yeraltı alemi ve ruhsal gök, katlara ayrılıyorsa, Maya geleneğinde de böyle katlara ayrılır. Aralarındaki en önemli fark sayıdadır. Aztek geleneği gibi, Maya geleneğine göre de, ruhsal gök 13 “gök katı”ndan oluşurdu. (Asya Şamanizmi’nde bu sayı genellikle 7, 9 veya 12 olur.) Yeryüzü ile ilâhî alem arasında bu ortamlardan en aşağıdaki ya da en yoğun ve kaba olanı insanların yaşadığı yeryüzü idi. Her gök katında Oxlahuntikú adı verilen 13 ilah bulunurdu. Yeraltı alemi öte-alemin alt kısımlarını, kötü kısımlarını, gök katları ise üst ve ışıklı kısımlarını oluşturuyordu. Vecd veya trans halinde gök katlarına çıkacak her şamanın göğe çıkmadan önce öte-alemin en alt, en kötü ve korkunç tabakaları olan yeraltı alemine inmesi gerekirdi. Maya geleneğinde yeraltı alemi, Asya geleneklerinde de rastlandığı gibi, 9 katlıdır. Burada ikamet edenlere ise Bolontikú adı verilir. Maya cehennemini oluşturan bu katlara Mitnal denir. Yeraltı alemi ölüm ilahı Ah Puch’un egemenliğindedir.

Maya geleneğine göre yeryüzündeki canlılar bugüne dek her biri çok uzun zaman dilimlerini kapsayan ve tufan benzeri yıkımlarla sona eren dört çağ ya da devir geçirmiştir. Şimdi beşinci çağda bulunmaktayız. Şimdiki dünya, bir haçın uçları gibi dört yönde yerleşmiş dört kardeş koruyucu (Bacab ’lar) tarafından taşınmaktadır.

Yine Şamanizm’deki üç âlemi irtibatlandıran “yaşam ağacı” kavramı, Maya geleneğinde de bulunur. Yeryüzündeki pek çok gelenekte karşılaşılan yaşam ağacına Maya geleneğinde Yaxché adı verilir; kökleri yeraltında olan bu ağacın dalları gök katlarında uzanır.

Ayinler

Klasik-sonrası dönemdeki ayinler, önceki dönemlere oranla daha iyi bilinmektedir. Mayalar’da piramitler bir tür tapınak işlevi görmektedir. Tören sırasında halk, aşağıda, tapınak sayılan piramidin önündeki alanda yer alır, getirdiklerini tapınağa sunarlar ve dileklerde bulunurlardı. Chichén Itzá’nın kutsal senatosuna, Chac ilahına sunu olarak, altın, çocuk ve bakire kızların sunulduğu sanılmaktadır; çocukların sunuluş nedeni saf olmalarıydı.

Nutukların ayinlerin önemli bir kısmını oluşturduğunu belirten Silvanus G. Morley’e göre, buluğ ve evlenme ayinlerinde ya da geleceği bilebilme, kıtlıktan, hastalıktan, savaş ve düzensizlikten uzak durabilme, musallat olucu ruhlardan kurtulabilme, girişimlerde başarılı olabilme ve çocuğu olmayan kadınların çocuk sahibi olabilmesi gibi çeşitli amaçlarla ilahlardan yardım dileniyordu. Maya kahin-din adamının (şamanının) ilahi aleme çağrıda bulunma tarzı Etrüsk kahin-rahiplerininkini andırır.[136] Günümüzde hâlen, ayinlerde, Maya şamanları doğal konuşmaya benzer bir ritim ve makama dayalı melodi tarzında bir tür türkü okurlar.[137]

Dans da ayinin önemli bir kısmını oluşturuyordu. Erkekler gibi, kadınların da kendilerine has dansları vardı, kadın ve erkekler çok nadir olarak birlikte dans ederlerdi. Örneğin Kakupat’tan yardım ve himayenin dilendiği Holcan Okot dansı, 800 savaşçı tarafından en ufak bir hata sözkonusu olmaksızın yapılan seri hareketlerle gerçekleştirilirdi.

İlahlara yönelik festivaller tzolkin’ce, yani "ayin takvimi"nce belirlenen günlerde yer alırdı. Her canicule başlangıcında yapılan kutlamalarda ateş yakılarak, kartal tüyleri takılarak “yüz ayak” dansı yapılıyordu(Canicule ya da Fransızca'daki okunuşuyla "kanikül", Latince'de "köpek" anlamına gelen canis sözcüğünden türetilmiş, Sirius’un İtalya semalarında Güneş’le birlikte doğup battığı 22 Temmuz ile 22-23 Ağustos arasındaki döneme 1500 yıllarında verilmiş adın Fransızca'da kullanılan biçimidir.) Törenleri, tapınakların süslenmesini ve sunuların takdim edilmesini din adamları düzenlerdi. Diğer etkinlikler arasında,pot-a tok ya da pok-ta-pok denilen top oyunu, tiyatro oyununu andıran oyunlar, geçit törenleri ve çeşitli bayram kutlamaları sayılabilir.

Törensel öğeler
  • Kendini kurban etme.
  • Hayvan kurban etme.
  • İnsan kurban etme. (Savaşta tutsak alınanlara, kölelere veya doğumundan itibaren seçilmiş olanlara uygulanır, kurbanın kalbi çıkarılır veya kafası kesilirdi. İnsan kurban etme adeti ilk Mayalar’da görülmez, sonradan ortaya çıkmıştır.) Aslında kurbanların hepsi zorlanarak kurban edilmiyorlardı; kendilerine imrenilecek bir gelecek vaat ediliyordu. Ölümün ardından güneşe eşlik edecekler ve dört yıl sonra dünyada daha imrenilecek şekilde yeniden doğacaklardı. Bu inanış bazı kurban adaylarının neden gönüllü olduklarını açıklamaktadır. Ölüm bir yeniden doğuşun başlangıcıydı.(Bu inanış muhtemelen inisiyasyonlardaki sembolik ölüm ve ikinci doğuş olaylarıyla ilgili ezoterik bilginin yozlaştırılmasından ya da yanlış yorumlanmasından kaynaklanmış olabilir.)
  • Danslar, şarkılar, oyunlar ve dualar.
  • Yiyecek orucu ve cinsel oruç.
  • Halüsinojen mantarların yenilmesi ve mayalanmaya tabi tutulmuş içkilerin (balché) içilmesi, yabani tütün içilmesi, psikoaktif bitkilerden hazırlanan özel yiyeceklerin yenilmesi.
  • Hayvan, bitki, çiçek, tütsü (buhur), tüy, kabuklular, türkuvaz, obsidiyen, yeşim, altın ve bakır objelerden oluşan sunuların sunulması.

Günümüzde hâlen uygulanan törenlerden biri, yağmur mevsimi geciktiğinde yağmur ilahının yardımcıları sayılan Chaqu’lara başvurmak üzere düzenlenen, H-men (şaman türü) tarafından yönetilen Ch'a Chaak törenidir. Bazı mağaraların, örneğin Loltún ve Balankanché mağaralarının dünyanın içine açılan giriş yerleri olduğuna inanırlardı. Hıristiyanlık’tan bağımsız olarak, Maya dininin kendi unsuru olan Konuşan Haç (la Cruz Parlante) Palenque’de görülen yaşam ağacı sembolünün stilize edilmiş biçimidir. Mayalar’ın bu haçı 19. yy. ortalarındaki ayaklanmalarıyla gelen Caste (Castas) Savaşı  sırasında kullanımı onları birleştirici ve birçok acıya göğüs germelerini sağlayıcı bir unsur olmuştur. Bu savaş, Mayalar’a kendi topraklarında bağımsız olabilme olanağı sağlamış ve bu olay Amerika’da türünün tek örneği olmuştur. (Günümüzde Yucatan Yarımadası Meksika’nın üç eyaletini içerir: Yucatán, Campeche ve Quintana Roo. Dolayısıyla Yucatán teriminin günümüzdeki kullanımı geçmişteki büyük Yucatán Devleti ya da coğrafi olarak belirtilen Yucatán Yarımadası anlamına gelmez.)

Maya dininde ölüm

"Ölmek" sözcüğü Popol-Vuh kitabını yazanların torunları olan Chorti kızılderililerinde aynı zamanda “yolculuk” anlamına gelir. Chorti'ler ölen kimsenin öte-âleme, ucu Tanrı’nın elinde olan bir iple çekilerek göçtüğüne inanırlar. Bu inanışa Asya Şamanizmi’nde de rastlanır.[144]Astral beden ya da esîrî beden kavramı Mayalar’da da mevcuttu. Bireyin bu ikinci "can"ına, ruhsal ikinci benliğine ya da eş varlığına way adını verirlerdi. Bu kavram hâlen bugünkü Mayalar’da mevcuttur.[145]

Maya dinine göre ölüm olayından sonra ikinci canı ya da way adı verilen ruhsal varlığıtranstaki şamanların yolculuğu gibi bir yolculuk yapar. Önce Xibalba (yeraltı alemi) yolunu tutar; oradaki bekçi köpeğin (xoloitzcuintle) yardımıyla bir ırmağı geçmesi gerekir. (Bir ortamdan diğerine geçmeyi simgeleyen, öte-alemdeki ırmağın geçilmesi sembolizmine Asya Şamanizmi’nde ve pek çok gelenekte karşılaşılır. Gök katlarından birinde, hak edebilmiş olan ruhsal varlıkların ulaşabileceği, mutlu olunan bir cennet vardır. (Mayalar’da bu cennete ulaşabilmek için şehit olma arzusu yöneticilerce iyi kullanılmıştır.)

Mayalar’da ruh göçü kavramının olup olmadığı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır; kimilerine göre, ruh göçü kavramına diğer Kolomb-öncesi Amerika uygarlıklarında ve kimi Kızılderililer’de rastlandığı gibi, Mayalar’da da rastlanmakla birlikte, Mayalar’daki ruh göçü kavramı Hinduizm’dekinden farklıydı. Bu inanışa ait izlere kral Pacal’ın yeniden doğması hikâyesinde ve Popol-Vuh’taki ikizlerin öyküsünde de rastlanır. “Atalar kültü”nün de bulunduğu Mayalar’da ataların kafatasları muhafaza edilirdi. Maya kazılarında kristal kafataslarına da rastlanmıştır.

Top oyunu

Mayalar’da mısırın yaratılışını ve diğer astronomik fenomenleri çağrıştıran top oyunu bir tür ayin gibi görülürdü. İlk zamanlar, evrenin menşeini temsil eden, ölüm ve yeniden doğuşla ilgili bir inisiyasyon ayini olan bu oyun, sonraları askeri eylemin ve siyasi iktidarın meşru kılınmasıyla da ilgili olmuştur. Yani top oyunun ayinsel işlevinin yanı sıra siyasi ve ekonomik yanları da vardı. Top oyunu her şeyden önce, iyi ve kötünün, ışık ile karanlığın, yani evrendeki karşıt güçlerin çatışmasını, sabit hareket halindeki top ise hareket halindeki yıldızları ve yaratılış güçlerini simgeliyordu.

Oyunun dönem ve yere bağlı olarak farklı versiyonları vardır. Oyuncu sayısı da bu faktörlere bağlı olarak değişmektedir. Genellikle kauçuktan yapılma bir topa kemerle, dizlerle, omuzlarla ve el darbeleriyle vurularak oynanırdı. Pot-a tok denilen bu oyunda amaç, topu, bir duvara dikey olarak tutturulmuş, pota benzeri bir halkadan geçirmekti. Oyun günümüzde Guatemala’da hâlen ayin tarzında, Meksika’da ise turistlere yönelik olarak ya da yalnızca spor amacıyla uygulanmaktadır. Bu oyunun halkanın bulunmadığı versiyonlarındaki bazı özellikler amerikan futbolunu andırmaktadır. Bazı yerlerde oyunun kamış ya da raketle oynandığı da görülmüştür; bu durumda top darbelerinden korunmak üzere kafa ve göğsü koruma önlemleri alınıyordu.

Oyun gece de oynanabiliyordu. Oyunun sonunda daima kurban sunulmuyordu. Oyunu kaybeden takımın kurban edildiğini gösteren hiçbir tarihsel kaynak yoktur. Bu konuda ileri sürülenler hakkında bazı tarihçilerin görüşü şudur: Kimi zaman savaş tutsakları da bu oyunu oynamak zorunda bırakılıyorlardı ve bunlar yense de yenilse de zaten kurban edilecekleri önceden belirlenmiş tutsaklardı. Zaten yaralı ve yorgun tutsakların kazanma şansları olmadığına göre oyun tutsaklarla oynandığında, bir siyasi ve askeri güç gösterisi olarak da yorumlanabilir. Guatemala ve Honduras’ta kendi aralarında oynadıkları oyunlarda kimi zaman oyuna bir ödülün de konmuş olduğu ve oyunda elde edilen kadınların fahişe oldukları sanılmaktadır.


Maya Uygarlığı

Maya uygarlığı   I   Ön Mayalar ve tarih   I   Klasik dönem   I   Klasik sonrası dönem   I   Maya Toplumu   I   Maya uygarlığının yapısı   I   Mayalarda Kara taşımacılığı   I   Başlıca Maya ulusları   I   Mayalarda Din   I   Mayalarda Mimari Yapı   I   Mayalarda Sanat   I   Mayalarda Dil ve edebiyat   I   Mayalarda Matematik, takvim ve astronomi   I   Mayalar'ın gizemi ve bazı iddialar