Mihrimah Sultan Camii
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Mihrimah Sultan Camii



Mihrimah Sultan Camii

TARİHİ :

Fatih, Edirnekapı’da Fatih’in ordularının şehre girdiği gediklerin karşısındadır. Camii, bulunduğu semtin adıyla “Edirnekapı Camii” olarak da anılmaktadır. İstanbul’un sur içinde kalan bölümünün en yüksek noktasında yer alan cami, H.973/M.1565 yılında Kanûni Sultan Süleyman’ın (Haseki Hürrem’den doğan) kızı, aynı zamanda Sadrâzam Rüstem Paşa’nın eşi olan Mihrimah Sultân tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı mimârisinin güzîde şaheserlerinden olan camii, Mimar Sinan’ın eseridir. Mihrimah Sultân adını taşıdığı, hatırasına yaptırılan diğer bir camii de Üsküdar İskelesi yakınındadır.

MİMARİ YAPISI :

Vakfiyesine göre câmi inşaatı üç yıl gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır. Sinan’ın eseri olan bu külliye, 17 hücreli medrese, sıbyan mektebi, çifte hamam, Mihrimah Sultân’ın kızı Ayşe Hanım ve Damadı Güzel Ahmed Paşa’nın medfûn bulundukları türbe, çeşme ve bir sıra dükkandan meydana gelmiştir. Sözü edilen dükkanların bir kısmı yol genişletilmesi sırasında yıkılmıştır.

Câmi H.1132/M.1719 yılındaki depremden büyük hasara uğrayıp kubbeleri çökmüştür. Yapılan tamirden uzun yıllar sonra yine H.1312/M.1894 yılındaki depremde minaresinin devrilmesi ile son cemaat yerinin kubbelerinin çökmesi ile bir süre öylece kaldıktan sonra 20.yüzyılın başlarında Evkaf Nezareti eliyle onarılmaya başlanmıştır. Daha sonra aynı yüzyılın ortalarında külliyenin geniş çapta tamiri ele alınmıştır.    Cami, dikdörtgen planı  ve fevkanidir. Sinan bu camide yeni bir araştırma ile, dört paye üzerine oturan 19 m. Çapında ve 27 m. Yükseklikteki büyük ana kubbeyi, yanlara doğru kemerlerle açılan, yarı yükseklikte üçer küçük kubbe ile genişletmektedir. Yan mahfirler altışar sütunlu sivri kemerler üzerindedir. Ana kubbe yalnız başına yükselerek, takviye kuleleri arasında üç sıra pencerelerle açılmış, dört ince kalkan duvarı ve dört pandantif kalmıştır. Yedi kubbeden oluşan son cemaat revakları alçak tutulduğundan cami tepede bir anıt gibi her tarafa hakimdir. Mekan etkisi, planı ve dış mimarisi bakımından her yanından deha fışkıran yeniliklerle doludur.

Camiinin tek şerefeli kesme taştan yapılmış kurşun külahlı minaresi aslına nispetle daha ince yapılmıştır. Bu bakımdan Sinan devri nispetlerine uymaz. Minarenin kürsü ve pabucu yarıya kadar kalındır. Camii içi ikiyüzdört adet penceresi ve revzenleriyle, kalem işi süslemeleriyle, hünkar mahfiliyle, aydınlık ve ferah bir mekana sahiptir. Mihrabı beyaz mermerden yapılmış, altın yaldızlı, mukarnas yaşmaklı, kitabeli ve sekiz sıra sarkıtlıdır. Minberi mermerden yapılmış geometrik süslemelerle korkuluklar şebekilidir. Kürsüsü ahşaptan yapılmış geometrik şekillerle dekorlu ve sedef kakma süslemeleriyle bezenmiştir. Üç adet giriş kapısı olan caminin  ve dış kısmında yer alan ibadet alanı toplam 900 m2’dir. U biçimindeki medrese odalarının çevrelediği camii avlusunda, 16 stünlu, konik çatılı, mermer hazneli şadırvanı olup avluya iki  kapıdan girilmektedir. Camiin sağ tarafında bulunan sıbyan mektebi biri kubbeli diğeri ise ayna tonozlu iki mekanlı olup, geometrik geçmeli, mermer söveli kapıdan birbirine geçilmektedir. Camiinin sol giriş kısmında musallası, ön kısmında geniş bir bahçesi ve kullanılan kuyusu vardır. Yandaki küçük mezarlığı bakımsızdır. Külliye içinde yer alan çeşme metruk ve harabe  haldedir.

MEŞRUTASI :

Camii görevlilerine ait meşrutalar gayrı sıhhi ve yetersizdir. Bir imam – hatibi ve iki müezzin kayyımı olan caminin 1990 yılı ramazan ayında imam – hatip için, cami yakınında bir daire satın alınmıştır. Vakit namazlarında 100 – 150, Cuma namazlarında 1500 – 2000 cemaati bulunmaktadır. Vakfiyesi H.978/M.1570-1571 tarihlidir.