TÜRKİYE GENEL TANITIM
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi


EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Veda Hutbesi

Veda Hutbesi Peygamber efendimizin Vedâ Haccında 124.000’den fazla Müslümana yaptıkları vâz ve nasîhatlar. Peygamberimizin Allahü teâlâ tarafından insanlara, doğru yolu göstermek için görevlendirilmelerinden sonra mübârek ağızlarından çıkan her söz, mânâ ve hakîkatler yönünden beşeriyete birer rehberdir. Bunlardan “Vedâ Hutbesi” olarak bilinen son haclarında buyurdukları hususların ise ayrı bir ehemmiyeti vardır. “Vedâ Hutbesi” değişmez prensip, kânun ve nizamlar olarak on dört asırdır, bütün insanlığa ulaşabildiği seviyenin çok üstünde bir insan hakları anlayışı getirmiştir. Peygamberimiz Vedâ Hutbesinde buyurdular ki: “Hamd, Allahü teâlâya mahsûstur. O’na hamd eder, O’ndan yarlıganmak diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin günahlarından Allahü teâlâya sığınırız. Allahü teâlânın doğru yola ilettiğini saptıracak, saptırdığını da doğru yola iletecek yoktur. Veda Hutbesi "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. "İnsanlar! bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl bir mübarek şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınızda öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur. "Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. Oda sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız!Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur. ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Kur'an-ı Kerim'de İnsan Hakları

Allah insanı saygıdeğer ve aziz olarak yaratmıştır. Kendisine cüz’î irade (insanın kendi istediğince kullanabileceği karar alma yetkisi) vermiş ve onu hür yaratmıştır. İnsanı hür yarattığı, seçme ve istediğini yapma hürriyeti verdiği için yaptıklarından kendisini sorumlu tutmuştur. Hayır yaparsa mükâfatı, günah işlerse bu durumda da cezayı hak eder.    İnsan ayrıca yeryüzünde halife olarak yaratılmış, mahlûkat emrine verilmiş ve kendisine varlıklar üzerinde tasarruf yetkisi verilmiştir. Bu yetkisini iyi kullanırsa hem dünyada hem ahirette daha iyi yaşamaya lâyık olur. Kötü kullanırsa mahlûkatın sahibi ve maliki olan Allah onların hakkını alır ve kişiyi cezalandırır. Sonuçta insan sorumsuz değildir; Allah’a karşı hesap verme durumundadır. Hayat hakkı    Yüce Allah Kur’ân-ı Kerim’de “Bir insanın hayatı bütün insanların hayatına denktir” (Maide, 5:32) “Birisinin günahı ile bir başkası sorumlu olmaz” (En’am, 6:164) buyurarak insan hayatının ve şahsiyetinin değerini ortaya koymuştur. Bir insan, rızası olmadan bütün insanlık için feda edilemez. Bir gemide bir masum ve on cani varsa, masumun hayatını kurtarmadan o gemi hiçbir şekilde batırılmaz. Hakikiye adalet anlayışı buna müsaade etmez. Zayıfları ve malulleri koruma hakkı:    Yüce Allah Kur’ân-ı Kerim’de “Harbe katılmamakta köre, topala, hastaya sorumluluk yoktur” (Fetih, 48:17) buyurur. Peygamberimiz (asm) de hadislerinde “Kadınlar, çocuklar ve tecavüz etmeyen din adamlarının haklarının dokunulmaz olduğunu” ilân etmiştir. İnsanların şahsiyetlerinin ve kadınların namuslarının korunması:     Yüce Allah Kur’ân-ı Kerim’de “Alay etmeyi, dedikoduyu, ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Niçin Dua Edilir?

Niçin Dua Edilir? Allah bizlere birçok nimetler vermiştir. Bizler, verdiği bu nimetlere karşılık Allah’ a şükretmeliyiz. Verdiği nimetler sebebiyle onu anmalıyız. Dua, insanın Allah katındaki değerini artırır. “Ey Muhammed, de ki: Duanız olmasa Rabbim size niye değer versin.” (Furkan, 77) ayeti bunu belirtmektedir. Dua ettiğimde içim ferahlar. Kendimi rahatlamış ve mutlu hissederim. Çünkü dua, beni Allah'a yakınlaştırır. Ben, Yüce Allah'a olan inancımı, sevgimi dualarımla pekiştiririm. Dua ve ibadetlerim sayesinde Allah'ın beni daha çok sevdiğine ve kötülüklerden koruduğuna inanırım. Annemin, babamın ve yakınlarımın benim sağlıklı ve başarılı olmam için dua ettiklerini görüp duydukça, onlara karşı sevgi ve saygım artar. Ben de onların sağlıklı ve mutlu bir hayat geçirmeleri için dua ederim. Bunun doğal bir sonucu olarak ailemde birlik ve beraberlik duyguları gelişir. Arkadaşlarım ve tüm insanlık için de sağlıklı ve başarılı olmaları için dua ederim. Arkadaşlarıma yaptığım dualarla onlar bana yakınlık hissederler. Onların bana ettikleri dua sebebiyle de ben onlara kendimi yakın hissederim. Kısaca, dualarım beni Yüce Allah'a yaklaştırdığı gibi anneme, babama, yakınlarıma ve arkadaşlarıma da yaklaştırır. Onların da bana yakın olmalarını sağlar. Bundan büyük bir mutluluk duyarım. Duaya neden ihtiyaç duyduğumuzu maddeler halinde açıklayabiliriz. Allah'a yakın olmak, onun sevdiği ve razı olduğu bir kul olmak için dua ederiz. Alah'ın verdiği nimetlere şükretmek için dua ederiz. Kötülüklerden, bela ve afetlerden korunmak için dua ederiz. İyi bir insan olmak, güzel ahlak ve davranışlara sahip olmak, doğru yoldan ayrılmamak için dua ederiz. Dileklerimizi ve isteklerim...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Camiyi Tanıyalım

Müslümanların ibadet etmek amacıyla toplandıkları büyük yerlere cami, küçük yerlere ise mescit denir. Caminin sözlük anlamı, toplayan, toplayıcı demektir. Müslümanların ibadet yapmak için toplandıkları yer camilerdir. Camiler, İslamiyetin icaplarını, emir ve yasaklarını öğretmek ve bunlara uyulmasını sağlamak için kullanılır. Camiler, İslamiyetin icaplarını, emir ve yasaklarını öğretmek ve bunlara uyulmasını sağlamak için de kullanılır. Camide beraberce yapılan ibadet, yalnız başına yapılandan daha kıymetli ve daha sevaptır. Türkiye’de görülen camiler genellikle büyük bir alanda yapılmışlardır. Osmanlılar zamanında yapılan camiler üç ana bölümden meydana gelmiştir. Bu üç ana bölüm; 1) Dış avlu, 2) İç avlu, 3) Caminin içi, namaz kılınan kısmı (kubbe altı veya sahın)dır. 1. Dış avlu: İç avlu ve sahını çevreler. Etrafı pencereler açılmış taş duvarlarla çevrilmiş ve pencerelerine demir parmaklıklar takılmıştır. Bu avluya girişi sağlamak için çeşitli yerlerine kapılar açılmıştır. Bu dış avlular Selatin Camilerinde, yani padişahların yaptırdığı camilerde çok büyük olup, zemini topraktır ve üzerinde kaldırım döşeli ince yollar vardır. Hem gölge yapmak hem de binaya güzellik kazandırmak için bazı yerlerine ağaçlar dikilmiştir. Dış avluda türbelerin, mezarların bulunduğu yer vardır ki, buraya "hazire" denilir. 2. İç avlu: Cami binasına bitişik ve kıblenin ters yönüne gelen tabanı mermer döşeli ve etrafı pencereli yüksek duvarlarla çevrili kısımdır. Bu avlunun iç tarafında sütunlu revaklar vardır. Revakın iki sütun arasında kalan her bölümünde demir parmaklık takılmış, genellikle ahşap kapakları bu...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mescidi Nebevi'nin Tarihi

Mescidi Nebevi'nin Tarihi   Eski adı ile Yesrib… Yesrib iken Hz. Peygamberin hicret etmesiyle Medinetü’l Münevvere olan, yani Allah’ın nuruyla ve İslam ile aydınlanan şehir…  ve Hz. Peygamberin yerleşmesiyle Medinetü’l Nebi yani Peygamber Şehrine dönüşen hicret yurdu… Sevgili Peygamberimiz (sas), Mekke’li Müslümanlar ile birlikte Medine’ye hicret ettiklerinde tarih 12 Rebiyülevvel(Eylül) 622 cuma günüydü. Medineliler büyük bir sevinç ve coşku ile karşılamıştı hicret yolcularını… Peygamberimizi bir sevgi seli ile karşılayan Medineliler onu misafir etmek için adeta birbirleri ile yarışıyorlardı. Peygamberimiz, kendisini davet edenleri kırmamak için devesi Kasvâ’nın salıverilmesini ve onun çöktüğü yerde konaklayacağını söyledi. Peygamberimizin devesi Kasvâ, Neccaroğullarından Sehl ve Süheyl adlı iki yetimin üzerinde hurma kuruttukları düzlükte çökmesi üzerine buraya en yakın evin sahibi olan Ebu Eyyüp El-Ensari’ye misafir oldu. Medine Şehrinin Peygamber Zamanında Tasviri   Mescidi Nebevi'nin Yapılışı Sevgili Peygamberimiz, devesinin çöktüğü yerde mescit olmasını istedi. Böylece devenin çöktüğü hurma ambarı Sehl ve Süheyl adlı iki kardeşten 10 miskal altına satın alınmış ve engebeli olan arazi düzeltildikten sonra mescidin ilk temeli atılmıştır. Mescidin temeli taştan yapılmış, duvarları killi topraktan yapılan kerpiçlerle örülmüştür. Bir adam boyundan yükseklikte duvar ile kuşatılan ilk mescit, üstü açık bir şekilde inşa edilmiştir. Peygamberimiz, mescidin inşaatında bizzat çalışmış ve inşaata rehberlik etmiştir. Ortalama 7 ay süren mesci...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

İslamiyet

  Büyük İslam İlmihali   Peyaganberler Tarihi   Tasavvuf ve Tarikat   SAHABE İ KİRAM   Dini Hikayeler   NAKŞİBENDİ ÜVEYSİ DERS TARİFESİ   ÜVEYSİ TARİKATI ŞEYHİ KALENDER KÜŞADİ       ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Peyaganberler Tarihi

Peyaganberler Tarihi  ADEM ALEYHİSSELAM  İDRİS ALEYHİSSELAM  NUH ALEYHİSSELAM  HUD ALEYHİSSELAM  SALİH ALEYHİSSELAM  İBRAHİM ALEYHİSSELAM  LUT ALEYHİSSELAM İSHAK ALEYHİSSELAM  YAKUB ALEYHİSSELAM YUSUF ALEYHİSSELAM  EYYUB ALEYHİSSELAM  ŞUAYB ALEYHİSSELAM  MUSA ALEYHİSSELAM  HARUN ALEYHİSSELAM  DAVUD ALEYHİSSELAM  SÜLEYMAN ALEYHİSSELAM  İLYAS ALEYHİSSELAM  ELYASA' ALEYHİSSELAM  ZÜLKİFL ALEYHİSSELAM  YUNUS ALEYHİSSELAM  ZEKERİYYA ALEYHİSSELAM  YAHYA ALEYHİSSELAM  İSA ALEYHİSSELAM  Hz. MUHAMMED MUSTAFA (sallallahu aleyhi vesellem)...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

İslam İlmihali

İSLAM İLMİHALİ 1-     İtikat Bahsi  2-  Temizlik Bölümü  3-  Abdest Gusül ve Tayammüm Bahsi  4-     Namaz Bölümü 5-     Oruç Bölümü  7-     Zekat Bahsi     8-    Hac Bahsi   9-    Kurban Basi 10-  Av Bahsi 11-  Ahlak Bahsi...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Ashabı Kiram

  Peygamberlerden sonra insanların en üstünü: Hz. EBÛ BEKR-İ SIDDÎK Adâletin timsâli ikinci büyük halîfe: Hz. ÖMER Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe: Hz. OSMAN Allahın arslanı ve Resûlullahın dâmâdı: Hz. ALİ BİN EBÎ TÂLİB Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri: ABDURRAHMAN BİN AVF Cennetle müjdelenen ümmetin emîni: EBÛ UBEYDE BİN CERRÂH Resûlullahın okçusu: SA'D BİN EBÎ VAKKÂS İlk Müslüman olanlardan: TALHÂ BİN UBEYDULLAH Cennetle müjdelenenlerden: ZÜBEYR BİN AVVÂM Peygamberimizin amcası: ABBÂS BİN ABDÜLMUTTALİB Tefsîr âlimlerinin şâhı: ABDULLAH BİN ABBÂS Hadîs-i şerîf yazması ile meşhûr sahâbî: ABDULLAH BİN AMR BİN ÂS Uhud şehitlerinden: ABDULLAH BİN CAHŞ Hz. Ebu Bekir'in oğlu: ABDULLAH BİN EBÎ BEKR-İ SİDDÎK Meleklerin yıkadığı sahâbînin oğlu: ABDULLAH BİN HANZALA Resûlullahın elçilerinden: ABDULLAH BİN HUZÂFE Kur'ân-ı kerîmi açıktan okuyan ilk sahâbî: ABDULLAH BİN MES'ÛD En çok hadîs bilen sahâbîlerden: ABDULLAH BİN ÖMER Resûlullahın şâiri: ABDULLAH BİN REVÂHA Tevratta Resûlullahın alâmetlerini görüp Müslüman olan sahâbî: ABDULLAH BİN SELÂM Bedir'de babasına karşı savaşan sahâbî: ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Emevi Hanedanlığı

Emevi Hanedanlığı Muaviye bin Ebu Süfyan   I    I. Yezid      II. Muaviye   I    I. Mervan  I     Abdülmelik    I    I. Velid   I    Süleyman bin Abdülmelik   I    Ömer bin Abdülaziz   I    II. Yezid   I     Hişam bin Abdülmelik   I    II. Velid   I    III. Yezid   I    İbrahim bin Velid    I    II. Mervan   Şam'da Hüküm Süren Emevî Halifeleri...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

İslam Halifeleri

İslam Halifeleri   Hz. EBU BEKIR ES SIDDÎK (r.a) (571-634)   Hz. ÖMER B. HATTAB (r.a)   Hz. OSMAN B. AFFÂN (r.a)   Ali bin Ebu Talib   Hasan bin Ali   Hüseyin bin Ali ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Cinler Alemi

Cinler Alemi Cin Nedir? Kuranda cinler Cinler Cinlerin Yapıları ve Özellikleri Cinlerin Ömrü Cin Görünür mü? Niçin, "Cin" Olduklarini Saklıyorlar? Cinler Gelecekten haber verirler mi? Cin Çarpması Nasıldır? İnsanlara zarar verebilirler mi? Cinleri Tanıtan Dört Özellik Cinlerin Görünmesi Cinlerle temas kurulabilinir mi? Cinler ve Işınlama Cinlere de Peygamber Gönderildi Cinler İnsanlara Tâbidir Cinlerde Sahabîlik Cinlerin, İnsani Yönlendirmeleri Cinlerden Dostlarımız Var mıdır? Cinler ve Medyumlar Cin ve Şeytanın Farkları Cinlerde Evlilik Cinlerle İnsanlar Arasında Evlilik İnsî ve Cinnî Şeytanlar Kur'an-ı Kerim de Cinler Cinci Hocalar Cinci Hocaların Bakım Şekilleri  ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Şeytan Hakkında genel Bilgi

Şeytan Hakkında genel Bilgi Şaytan Hakkında Batıl İnançlar Şeytan Lanetlenmesi ve Cennetten Kovulması Cennet'ten Niçin kovuldu? Şeytana Mühlet Verilişi Şeytan'ın Görevi Havva'nın Yaratılışından Sonra Şeytana Karşı Uyarı Şeytanın Hileleri Halk Arasında En Çok Sevmedikleri İbadet Esnasında Şeytanın Hali Şeytan Kimi Azdıramıyor? Kötü Huylardan İstifade Edişi Namaz ve Şeytan Şeytanın Arkadaşları Şeytanın Allah'tan On Talebi İblis'in İman Eden Oğlu Oldu mu? Şeytan Başka Cin Başkamıdır? İnsî ve Cinnî Şeytanlar  ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Melekler Hakkında genel Bilgi

Melekler Hakkında genel Bilgi Melek   I    İslam'da melek   I     Melekler Nasıl Varlıklardır?    I     Melekleri Neden Göremiyoruz?   I   Meleklerin Vâr Olduğuna Neye İstinâden İnanıyoruz?   I     Meleklere İmanın, İman Esasları İçindeki Yeri Nedir?    I    Melekler Kaç Gruba Ayrılır, Vazifeleri Nelerdir?  I     En Büyük Melekler Nelerdir?    I    Meleklere İmanın İnsan Hayatına Verdiği Faydalar Nelerdir?   I    Cin ve Şeytanlar   I    Meleklerin ve Şeytanların İnsan Davranışlarına Te'sirleri Var mı    I    CİBRÎL HADÎSİ    I   MELEKLER KİŞİNİN İYİLİK VE KÖTÜLÜĞÜNÜ NASIL YAZARLAR?...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Aydıntepe ilçesi

MÜFTÜLÜK PERSONELİ S.N. ADI SOY ADI  GÖREVİ GÖREV YERİ 1 İsmail ÖZTÜRK İlçe Müftüsü Aydıntepe ilçe Müftülüğü 2 Ömer NİŞANCI V.H.K.İ Aydıntepe ilçe Müftülüğü 3 Bayram ÖZKAL V.H.K.İ Aydıntepe ilçe Müftülüğü 4 Selami AKTAŞ Hizmetli Aydıntepe ilçe Müftülüğü KUR'AN KURSU PERSONELİ 5 GÜLHANIM BİNBİR K.KURSU ÖĞRT. MERKEZ KIZ K.KURSU 6 Berna  AYGÜN  K.KURSU ÖĞRT. HACI ALİ EFENDİ KIZ K.KURSU 7 Senanur ALPER  K.KURSU ÖĞRT. Y.KIRZI KÖYÜ K.KURSU 8 Ebru GÜR  Geç.K.KURSU ÖĞRT. PINARGÖZÜ KÖYÜ K.KURSU 9 Meryem KABAK  Geç.K.KURSU ÖĞRT. A.KIRZI KÖYÜ K. KURSU 10 Zehra ŞENTÜRK  Geç.K.KURSU ÖĞRT. ÇATIKSU KÖYÜ K.KURSU 11 Ayşe BAYANSAL  Geç.K.KURSU ÖĞRT. ERİKDİBİ KÖYÜ K.KURSU MERKEZ CAMİLER 12 Recep MEMİŞ İMAM-HATİP BİLAL-İ HABEŞİ CAMİİ 13 Seyfi ŞİMŞEK İMAM-HATİP KALE CAMİİ 14 Bedrettin BİLGİN İMAM-HATİP MERKEZ CAMİİ 15 ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Tarikat Sohbetleri

Tasavvuf Sohbetleri-1   Tasavvuf Sohbetleri-1.Devamı...   Tasavvuf Sohbetleri-2   Tasavvuf Sohbetleri-3   Tasavvuf Sohbetleri-4   Tasavvuf Sohbetleri-4.Devamı...   Tasavvuf Sohbetleri-5   Tasavvuf Sohbetleri-5.DEVAMI...   Tasavvuf Sohbetleri 6   Tasavvuf Sohbetleri 7   Tasavvuf Sohbetleri 8   Tasavvuf Sohbetleri 9   Tasavvuf Sohbetleri-10   Furkan Hoca Vaazı-2   Furkan Hoca Vaazı-3 ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Görüntülü İlahiler

Alemi Ruhanda Gördüm Bir Güzel Kabir Kurdu Acı Olur Açıldı Laleler Yaz Bahar Oldu Abdal Arayıp Gezerim Medineye Varamadım Mülkü Bekadan Gelmişem tesbihimi saya saya Sevdim seni mabuduma Mevlaya Kul Olamadım sular akar akar gider ya muhammet canım arzular seni Aman Ruhun Öz Yarımdan Ayrılma Gönül Ne Beklersin Viran Köşkünü Yine Taelendi Gamım Kederim Kün Dedi Bu Alem Oldu Mevcudat Gel Gülzarı Seba Ulaş Kervane Onun İçin Coşar Ağlar Bu Gönül Aşık Edip Beni Güle Durma Deli Gönül Durma Gider Oldum Vatanımdan Gönül Hüzünlenme Sakın Gönül Sakın Tutma Nefsin Yolunu iyaet İçinde Br Huri Gezer Ey Aziz efendim Dinle Bu Pendi Ey Allahım Senden Budur Dileğim Ezeli Ervahda Aşk Ocağında Bu Fani Dünyada Devran Edenler Gel Ey Mümin İyi Düşün Hızır Mollamızdan Verdi İşaret Vaz Gelip habında ne Tez Uyanındın Dilde Dildarı Anmadan Aşk Kasesi Dolmazimiş Bir Honi Gözlüye Mecnun Olmuşam Ey Allahım Senden Budur Dileğim Ey İnsan Bırak İnadı Yaradan Allahı Zikret Geley Gönül Sen Hüdayı Seversen Felek Bizi Yakıp Yandırdı nare Mediyeyi Münevvere Ya Muhammed Canım Arzlar Seni Açıldı Laleler Yaz Bahar Oldu Yaşlar Allah allah Dedi Nasıl metedeyim Efendim Seni Ruhlar Pazarında Elestü Emrinde Çağırayım Mevlam Seni Dost Bizlere haber irsal Eylemiş ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

REKLAM

sonay emlak SATILIK TAİRELER ÇOK UYGUN FİYATA SATILIK TARLALAR. SİLİVRİDE ÇOK GÜZEL TARLALAR SİZ YATIRIMCILARI BEKLİYOR www.sonayemlak.com SONAY EMLAK İSTANBUL SİLİVRİ VE KÖYLERİNDE SATILIK TARLALAR ARSALAR DAİRELER VE KİRALIK DAİRELER www.sonayemlak.com ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Müslümanlar Arasındaki İhtilaflar

Ashab-ı kiram efendilerimiz arasındaki bazı ihtilafları, hatta bu ihtilafların bazen harp derecesine varmasını nasıl izah edebiliriz? Bundan, bugünkü Müslümanların alacağı dersler nelerdir? Ashab-ı kiram efendilerimiz, bir hamlede zulmetten nura çıkan ve o nur içinde toplanan, iman-küfür, doğru-yalan her şeyi ayân beyan gören bir zümre idi. Her şeyi açık seçik görmeleri ve Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) karşısında müsavi ve emsâl olmaları itibarıyla hakkı ifade etme adına kendi aralarında çok rahat hareket ediyorlardı. Onların bu konuda duygu ve düşünceleri şöyle idi: Mahlu­kiyette ve ubûdiyette herkes müsavidir. Kimsenin kimseye karşı kendisine kulluk yaptıracak kadar kendini büyük ve hâkim görmemesi lâzım geldiği gibi, birinin bir başkasına kulluk yapacak kadar da kendisini zelil görmemesi lâzımdır. Bu duygu ve düşünce, ashab-ı kiramın birbirlerine, hatta bir mânâda ve izhar-ı re'y etme konusunda Efendimiz'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) karşı tavır ve vaziyetleri de saygı ve ihtiramın yanında aynı çizgideydi. Onların birbirlerine karşı tavır ve bakışlarına bugünün telakkilerine göre bir ad koymak icap ederse, onlara "Çok hürriyetçi insanlardı." demek mümkündür. Müsavat duygusu, derinlemesine onların ruhlarına işlemişti. Onlar, kimseyi kendilerinden büyük görmedikleri ve kendilerini kimseye hesap verme mecburiyetinde hissetmedikleri için hak adına çok canlı ve hemen hesap soracak mahiyette olabiliyor ve haksızlık karşısında da susmayı akıllarının köşelerinden bile geçirmiyorlardı. Onlardaki bu tavır, daha sonra ashab arasına iltihak eden yeni Müslümanların anlayış itibarıyla bu seviyeye varmamış olmaları, ashab-ı kira...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

EBÛ HUREYRE

EBÛ HUREYRE Çok hadis rivâyet eden meshur sahâbî. Adi, Abdurrahman b. Sahr; künyesi, Ebû Hureyre'dir. Câhiliye döneminde ismi Abdüssems idi. Hz. Peygamber onu, Abdurrahman (bazi rivâyetlere göre Abdullah, hattâ baska isimler de ileri sürülmektedir) diye adlandirdi (el-Hâkim en-Nisâbûrî, el-Müstedrek, Beyrut, t.y, III, 507). Ne sebeple Ebû Hureyre diye künye edindigini kendisi söyle açiklamistir: "Bir kedi bulmustum, onu elbisemin yeninde tasirdim; bundan dolayi Ebû Hureyre (kedicik babasi) künyesiyle çagrilir oldum (ez-Zehebî, Tezkiretü'l-Huffâz, Haydarâbâd 1376/1956, I, 32). Hayber gazvesi siralarinda Yemen'den Medine'ye gelip müslüman olmustur (H. 7/M. 629) (ez-Zehebî, a.g.e., ayni yer). O tarihten itibaren Hz. Peygamber'in vefâtina kadar ondan ayrilmayan bir sahâbîsi olmus, kendisini onun hizmetine adamistir. Hizmet süresi yaklasik dört yili buluyordu (ibn Kesir, el-Bidâye ve'n Nihâye, Beyrut 1966, VIII, 108,113). Hz. Peygamber'in misafirperverligi ve cömertligi sayesinde yasayan Ebû Hureyre, Rasûlullah (s.a.s.)'in mescidinde sadece ibadet ve ilimle mesgul olan Ehl-i Suffe'nin en ileri gelen simasi idi. Hz. Peygamber'i büyük bir muhabbetle sevmis, onun sünnetine uygun olarak yasamis ve manevî yüce mertebelere erismistir (ibn Kesir, a.g.e., VIII, 108, 110). iffet sahibiydi, eli açik ve cömertti. Hz. Osman'in sehid edilmesinden sonraki fitne olaylarinda kösesine çekildi. Halk onun bu halinden kendisine söz ettiklerinde Rasûlullah (s.a.s.)'in su hadisini rivâyet ediyordu: "Fitneler çikacak. O zamanda, oturanlar ayakta durandan, ayakta duran yürüyenden, y...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Hz. Ebubekir (r.a) ile Hz. Ali (r.a)'nın Münazarası

Bir gün Ebu Bekir Sıddık (r.a) Resulüllah(S.A.V)'ın evine geldi. İçeri gireceği sırada, Hz. Ali Bin Ebi Talib (r.a) da geldi. Hz. Ebu Bekir (r.a.) (Geri çekilip) : -Ya Ali sen buyur, gir dedi. O da cevap verip, aralarında, aşağıdaki uzun konuşma oldu: -Ya Ebu Bekir! Sen önce gir ki, her iyilikte önde olan, her hayırlı işte ileri olan, herkesi geçen sensin. Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Sen önce gir ki! Resulüllah'a (s.a.v) daha yakın sensin. Hz. Ali (r.a) : -Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v)'tan işittim. "Ümmetimden, Ebu Bekir'den daha üstün bir kimsenin üzerine güneş doğmadı" buyurdu. Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Ben, senin önüne nasıl geçebilirim ki, Resulüllah (s.a.v) kızı Fatıma(r.a)'yı sana verdiği gün, "Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim" buyurdu. Hz. Ali (r.a) : - Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v): "İbrahim(a.s)'ı görmek isteyen Ebubekir'in yüzüne baksın" buyurdu. Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah(s.a.v): 'Adem (a.s)'ın hilm sıfatını ve Yusuf (a.s)'ın güzel ahlakını görmek isteyen Ali Mürteza'ya baksın' buyurdu. Hz. Ali (r.a) : - Senin önünde gidemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v): "Ya Rabbi! Beni en çok seven ve ashabımın en iyisi kimdir? dedi. Cenab-ı Hak:Ya Muhammed! Ebu Bekir Sıddıktır," buyurdu. Hz. Ebu Bekir (r.a.) : - Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v) Hayber'de: "Yarın sancağı öyle bir kimseye veririm ki, Allahü Teala onu sever. Ben de, onu çok sever...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Emevîler

Emevîler |  görsel 1
Emevîler Emevîler, (Arapça: بنو أمية/الأمويون), Dört Halife Dönemi’nden (632-661) sonra Müslüman Arap İslam Devleti'ne egemen olan hanedan. Ali’nin 661’de öldürülmesinden sonra başa geçen Emevîler, 750’de Abbâsîler tarafından yıkılıncaya değin hüküm sürdüler. Muaviye ve Şam'da Emevîler Muaviye, Mekke'nin Kureyş kabilesine bağlı Ümeyye ailesindendi. Emevî hanedanın kurucusu Mekke şehrinin hakimi ve İslam'ın en büyük düşmanlarından o dönemde oldukça zengin olan Ebu Süfyan'ın oğludur. Ebu Süfyan bir çeşit kent kralı idi ve oldukça akıllı bir adamdı. İslamın hızlı ilerleyişi karşısında ve birçok savaş sonrasında Mekke'yi Muhammed'e ve İslam ordusuna teslim edip Müslüman olmakla beraber ailenin politik gücünü asla elinden bırakmamış 3. halife döneminde İslam ordularının Arabistan, Mısır ve İran'ı kontrol altına almalarını izlemiş ve önemli politik noktalara kendi ailesinden adamları yerleştirmiş ve iktidarın asla Haşimoğulları'nın eline geçmemesine çalışmıştır. Böylece eski Müşrik egemenleri iktidarlarını tekrar kurmayı başarabildiler. Ebu Süfyan'ın (561-652) ölümünün ardından Muaviye, Beni Ümeyye (Emevî) ailesinin başına geçti. Muaviye, Ömer döneminde 641'de Şam valisi olmuş ve Suriye'yi denetimi altına almıştı. Muaviye, 656’da başa geçen Ali'nin halifeliğini tanımadı ve onu üçüncü halife Osman'ın öldürülmesine engel olamamasından ve katillerinin bulunamamasından sorumlu tuttu. Tanımamasının sebebi kendi hilafetini ilan edip saltanatını kurmaktı. Ali, Şam valiliğine bir başkasını atayınca da çekişme savaşa dönüştü. Muav...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Şam'da Hüküm Süren Emevî Halifeleri

Şam'da Hüküm Süren Emevî Halifeleri Hükümdarlar Saltanat Dönemi Şam Halifeleri   I. Muaviye bin Ebu Süfyan 661 – 680 I. Yezid bin Muaviye 680 – 683 II. Muaviye bin Yezid 683 – 684 I. Mervan bin el-Ḥakem 684 – 685 Abdülmelik bin Mervan 685 – 705 I. Velid bin Abdülmelik 705 – 715 Süleyman bin Abdülmelik 715 – 718 Ömer bin Abdülaziz 717 – 720 II. Yezid bin Abdülmelik 720 – 724 Hişam bin Abdülmelik 724 – 743 II. Velid bin II. Yezid 743 – 744 III. Yezid bin Velid 744 İbrahim bin Velid 744 II. Mervan 744 – 750 Kordoba Emirleri   I. Abdurrahman 756 – 788 I. Hişam 788 – 796 I. el-Hakem 796 – 822 II. Abdurrahman 822 – 852 I. Muhammet 852 – 886 el-Mündir 886 – 888 Abdullah bin Muhammet 888 – 912 III. Abdurrahman 912 – 929 Kordoba Halifeleri   III. Abdurrahman, halife ünvanını aldı 929 – 961 ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

II. Mervan

II. Mervan II. Mervan, tam adı Mervan bin Muhammed bin Mervan (Arapça: مروان پسر محمد) (d. 693 - ö. 6 Ağustos 750), ondördüncü ve son Emeviler halifesi (744-750). Halifelikten önceki yaşamı I. Mervan'ın torunudur. 732'den sonra Doğu Anadolu, Azerbaycan ve öbür eyaletlerde 12 yıl süreyle valilik yaptı. Kafkasya'ya, özellikle Hazarlara karşı başarılı seferler düzenledi. Edindiği askerlik deneyimini İslam ordusunun yeniden örgütlemekte kullandı. Kabile bağlılıklarına dayalı hantal birlikler yerine, profesyonel komutanların yönetiminde ücretli askerlerden oluşan küçük, ama daha hareketli birimler oluşturuldu. 744'te öldürülen II. Velid'in (Velid bin Yezid) yerine geçen III. Yezid'in halifeliğine karşı çıktı. 744'de Anadolu'da bir seferden dönmüş olan Mervan'in oğlu, Harran'a gelip yerleşti. El Cezire ve Irak'in karışıklıklar içinde olduğunu kendi gözü ile gördü. Kafkasya'da vali olan babasına yazarak ordusuyla gelip hem bu karışıklıkları bastırmak hem de II. Velid'in öldürülmesinin öcünü almasini istedi. 50-60 yaşları arasında bulunan Mervan ordusyla Kafkasya'dan Harran'a geldi ve Şam'a, III. Yezid'in üzerine yürümeye hazırlandı. Bundan çok korkan II. Yezid, eğer Mervan kendine biat ederse babasi ve kendisinin valilik yaptığı bütün eyaletlere (Irak, Musul, Ermenistan ve Azerbaycan) kendisini vali olarak atayacağını bildirdi. Mervan'in maiyetindeki askerlerin bir bölümü III. Yezid'e biat etmişti ve III. Yezid'in bu teklifini uygun gören Mervan da ona bağlılığını bildirdi. Fakat III. Yezid bundan sonra çok az zaman yaşadı ve 744 yılı sonlarına doğru hastalanıp öldü. Ama III. Yezid ölmeden önce yerine oğlu...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

İbrahim bin Velid

İbrahim bin Velid İbrahim bin Velid veya Ebu İshak İbrahim bin Velid (???-750) (ar). II. Velid'in oğludur. On üçüncü Emevi halifesidir. Kardeşi III. Yezid'i takiben 744 yılında Emevi halifesi olmuş ama sadece iki ay bu görevde kalabilmiştir. İbrahim'in amcası olan Mervan bin Muhammed Emevi Halifesi babası Hişam bin Abdülmelik tarafından 732 yılında Ermenistan ve Azerbaycan valisi atanmıştı. Hişam'ın ölmesi üzerine yerine halife olarak Mervan'in kardeşi II. Velid geçmiş ve II. Velid'in de 16 Nisan 744'te Süleyman ibni Hişam'la savaşta öldürülmesi ile II. Velid'in oğlu İbrahim'in kardeşi III. Yezid halife olmuştu. Fakat III. Yezid'de 3/4 Ekim 744 Şam'da ölmesi üzerine kardeşi İbrahim halife ilan edildi. Mervan İbrahim'in halifeliğe geçişini kabul etmedi. Bir önceki halife ve Yezid ve İbrahim'in babası olan kardeşi II. Velid'in öldürülmesinin öcünü almak bahanesi ile, savaşa hazır ordusuyla Suriyeye yürüdü. Humus'a geldiğinde o şehrin ahalisi bu ordunun Şam üzerine ilerlemesine engel olmak istediler ama Mervan onları dinlemeyip Şam üzerine yürüyüp Şam şehrinin kapısı önüne geldi. Kardeşi III. Yezid'in ölümü üzerinde Şam'da halifelik tahtına geçmiş olan İbrahim bu orduya karşı duramayacağını bilmekteydi. Kardeşi halife iken Şam'daki askerlerin maaşlarını artırmayı kabul etmemişti ve Şam ordusu böylece İbrahim'e sadık değildi. Tabari tarihine göre 25 Kasım 744 günü İbrahim Şam şehrinden çıkıp amcası II. Mervan'ı halife kabul ettiğini bildirip ona sadakat yemini etti. Diğer bir kaynağa göre İbrahim önce Tadmur'a (klasik adi Palmyra'ya) kaçmayı denedi ama bunu başaramayınca amcasını Halife kabul edip ona sadakat yemini etti&...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

III. Yezid

III. Yezid   III. Yezid veya Yezid bin Velid (Arapca: يزيد بن الوليد) (d. 691 - o. 744) onbirinci Emeviler halifesi. Amcasının oğlu olan halife II. Velid'in, kendinin de liderlerden biri olarak katıldığı bir komplo ile öldürülmesi üzerine 15 Nisan 744de halife oldu. Çok zayıf, naif ve hastalıklı bir tabiatlı olarak - El Nakıs (zayıf) - adıyla tarihlere geçmiştir. Altı ay iki gün süren halifelik yaptıktan sonra Ekim 744'de beyin tümörü dolayısıyla eceliyle öldü. Halifeliği ele geçirişi Yezid, halife I. Velid ve onun cariyesi olan bir Farslı prensesin oğlu idi. Amcasının oğlu olan III. Velid gözde bir cariyesinde olan iki oğlunu varis olarak kabul etmişti ve Yezid bundan hoşlamamaktaydı. Yezid etrafına kendini tutan özellikle Yemen asıllı Kelp kabilesinde büyük sayıda kişi bulunmaktaydı. Bunun yanında Yezid "Kaderi" ve "Mürci" adlı kişilerin hayatlarının sırf kader kısmete dayanmadığını; herkeste kendi kendini idare edecek bulunan serbest irade olduğunu iddia eden tarikatler tarafından da tutuldu. Yezid'in kardeşi olan Abbas ve amcası ve Azerbaycan ve Ermenistan valisi olan Mervan bin Muhammed, Yezid'e halifeye sadakatsızlık etmemesi hakkında nasihatlar verdiler ve eğer bir hükümet darbesi yaparsa Emevi henanedanın ortadan kaldırılmasına bir neden olabileceğine onu uyardılar. Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı. Velid'in, özellikle Yemen asıllı Arap kabileleri ve Arap olmayan müslümanlar aleyhinde olup Beni Kays kabilesine ait Arapları kayırmasının bir "ahlaka aykırı hareket" olduğunu iddia edip onun aleyhine bir belge hazırlayıp ve Nisan 744de isyan bayrağı açıp etrafındakilerle Şam üzerine yürüdü. Şam'da bir salgın bulunduğu için saraylılar ve yüksek askeri komutanlar şehir dışında kırsal a...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

II. Velid

II. Velid II. Velid veya Velid bin Yezid (Arapca: الوليد بن يزيد) onbirinci Emeviler halifesidir. Amcası olan halife Hişam bin Abdülmelik'in 743de ölmesi üzerine halife olmuştur. 743 ile 744 yıllarında iki ay yirmi gün süren çok kısa bir dönem halifelik yaptıktan sonra şimdi Ürdün'de bulunan bir kale etrafında yapılan bir savaşta ölmüştür. Yerine halife olarak kuzeni III. Yezid geçmiştir ve o da çok kısa bir dönem halifelik yapmıştır. Yaşamı Velid, Halife Hişam'in valiahdı idi ama Velid'in yaşı ilerlemeye başlayınca içki içmesi ve sefahat hayatı yaşaması dolayısıyla kendinden şikayetler çoğaldı. Hişam bunlara çok kızdı ve Velid'le konuşarak bu şekil hayattan ayrılmasını ona tavsiye edip onu azarladı. Ayrıca Velid'e en iyi içki arkadaşını sürgüne göondermesi için emir verdi. Velid'in veliahtlık tazminatını da azalttı. Ayrıca onu dini içeren konularda daha hassas davranmaya davet etti. Hişam o kadar kızgındı ki, eğer Velid bu kurallara riayet etmezse veliahtlığı Hişam'ın oğluna bırakabileceğini bir tehdit olarak Velid'e bildirdi. Amcası zamanında Velid'in fakir ve fukaraya karşı gayet cömert davrandığı, özellikle körlere ve topallara büyükçe sadakalar dağıttığı, bilinmektedir. Halife olduktan sonra da bu yolda devam etmiş ve ülkesindekilere mutlaka zekat kaidelerine uymalarını ve fakir fukarayı böylece korumalarını bildiren mektuplar göndermiştir. Halifeliğe geldiği zaman yaptigi isabetsiz vali tayinleriyle fena bir idareci olduğunu açıkca ortaya koydu. Horasan'a vali tayininde önce orada zaten vali olan Nasır bin Seyyar'in valiliğe devam etmesini onayladı. Fakat Yusuf bin Ömer Velid'e güzel hediyeler ve belki de diğer çeşit rüşvet vererek Velid'in fikrini değiştirme...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Hişam bin Abdülmelik

Hişam bin Abdülmelik Hişam bin Abdülmelik Hişam bin Abdülmelik (Arapca: هشام بن عبد الملك) onuncu Emevi halifesidir. Kardeşi halife II. Yezid 724'te öldüğü zaman halife olmuş ve 18 yıllık bir uzun halifelikten sonra 6 Şubat 743'te ölmuş ve yerine kardeşinin oğlu Velid bin Yezid bin Abdulmelik, II. Velid olarak anılarak geçmiştir. Halifelik dönemi olayları Hazarlara Karşı Seferler Cerrah el-Hakami ordusuyla o kışı Seki'de  geçirdi ve Ocak 724de II. Yezid'in ölumu haberini bu kıs kampında aldı. Komutanları ve ordusu burada Hisam'a biat etti. Hazarlara karsı savasa devam edebilmek icin oraya takviye kuvvetler gonderildi. 730da Kazar kaganı 300.000 kisilik bir ordu toplamistı. Kagan'ın oglu Baryik (Barçik) komutasında bu Hazar ordusu Terek Irmağı vadisinin bogazlarından gecti [2] Vartham kalesini kusatmaya aldılar.[3]. Cerrah bu kusatmayı kırmayı basaramadi. Iki taraf arasinda Erdebil civarindaki ovalarda Marj Erdebil Muharebesi veya Erdebil Muharebesi adıyla anılan uc gun suren bir muharebe yapıldı. Cerrah bu muharebe sırasında olduruldu. Hazar ordusu komutanı Cerrah'ın kafatasını harp arabasına bir sus olarak astı. Hazar ordusu Erdebil'e girdi ve Hazarlar askerlik caginda olan butun erkekleri oldurduler ve kadınları kole olarak esir aldılar. Hazar ordusu Kafkaslarin guneyinde bir Hazar Krallıgı kurmak amacıyla Gilan, Azerbaycan, Mezopotamya'nın kuzey dogusunu isgal altına aldı. Cerrah'in yenilip öldürülmesinden sonra Hişam yeni Ermenistan valisi olarak Amr bin Said el-Haraci'yi atadı. El-Haraci yeni ordusuyla durumu kontrol altına alabildi. Bir şans eseri olarak Hazar Kağanı'nı küçük bir köyde yapılan bir baskında sarhoş bir halde yakalayıp öldürüldü. Bundan hemen sonra Hazarların asıl ordu kampına bir gece baskını yapıp çok büyük sayıda uykulu...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

II. Yezid

II. Yezid II. Yezid, (Arapça: يزيد بن عبد الملك) Yezid bin Abdülmelik (d.687 - o.723) dokuzuncu Emevi halifesi. 720 yılında kuzeni olan halife Ömer bin Abdülaziz'in ölümü ile halife olmuştur ve böylece kardeşlerinin halifelik üzerindeki haklarını tekrar ortaya çıkarmıştır. Daha önceki halifelerden Abdülmelik'in halifelik yapan üçüncü oğludur. Şam'dan uzakta Hazarlara karşı sefer yapmakta iken 723 yılında ölmüştür. Ancak ölüm haberi Şam'a geç ulaştığından dolayı kardeşi Hişam bin Abdülmelik bu nedenle 724 yılında Emevi halifesi olmuştur. Yezid bin Muhalleb'a karşı seferler (720) Yezid halifeliğe geçtiği zaman ilk uğrasması gereken sorun Yezid bin Muhalleb'in tutukluluktan kaçması üzerine doğmuştur. Yezid bin Muhalleb Emevilerin Horasan valisi idi ve bir önceki halife olan Ömer bin Abdulaziz tarafından bu valilik gorevinden atılmış ve tutuklanmıştı. Ömer bin Abdülaziz'in ölümünden hemen sonra hapisten kaçtı. Bu hapis kaçağının Basra'da yasayan ailesinin yanina gitmeye çalışacağını düşünen Yezid, bin Muhalleb'in Basra'da bulunan ailesini tutuklatmak için Kufe'de bulunan Irak Valisi Hişam'a emir gönderdi. Buna rağmen bin Muhalleb Basra'ya erişmeyi başardı. Irak valisine Halife'ye gönderdiği sucunu bagıslama mektubana cevap olarak af edilmesine beklediğini bildirdi ve ondan o zamana kadar ailesini hapis etmekten sakınmasını istedi. Buna ragmen Irak valisi ordusuyla Basra üzerine yürümeye başlayınca bin Muhalleb bir ordu kurup buna karşı koydu. Iki ordu arasında yapılan bir çarpışmada bin Muhalleb ordusu galip geldi. Bu çarpışmadan sonra bin Muhalleb Basra'ya gidip buranın halife Yezid'e bağlı olmadığını ilan etti. Basra'da bulunan toplanm...