TÜRKİYE GENEL TANITIM
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi


EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Türkiye Müzeleri

TÜRKİYE MÜZELERİ Etnografya Müzesi   I   II. Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet Müzesi   I   Atatürk Kültür Merkezi Cumhuriyet Devri Müzesi   I   anadolu medeniyetleri müzesi   I   Amasya Alpaslan Müzesi   I   Amasya Hazeranlar Konağı   I   Amasya Müzesi   I   Ağrı ishak Paşa Sarayı   I   Afyon Dumlupınar Müzesi   I   Afyon Bolvadin Müzesi   I   Afyon Zafer Müzesi   I   Afyon Arkeoloji Müzesi   I   Adıyaman Müzesi   I   Adana Misis Mozaik Müzesi   I   Atatürk Bilim ve Kültür Müzesi   I   Atatürk Kültür Merkezi Cumhuriyet Devri Müzesi   I   II. Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet Müzesi   I   Etnografya Müzesi   I   Gordion Müzesi   I   Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi   I   Ankara Atatürk Evi   I  Atatürk'ün Mekanı Müze Köşk   I   Alagöz Karargah Evi   I   Anıtkabir   I   Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi   I   Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Müzesi   I   Anıtlar ve Müze Genel Müdürlüğü   I   Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi   I   Ankara Kurtuluş Savaşı Müzesi (TBMM I. Binası)   I   Mehmet Akif Ersoy Evi   I   MTA Tabiat Tarihi Müzesi&nbs...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Perge Tiyatrosu "Skene"si

Perge Tiyatrosu kazıları, 1985-1993 yılları arasında Türk bilim heyetleri tarafından gerçekleştirildi. Kazılar sırasında, şu anda tiyatro içerisinde orijinal yerinde duran Dionysos frizinden başka, Kentauromakhia ve Gigantomakhia frizlerine ait parçaların yanı sıra, ilginç bir biçimde bezemelerinin bir kısmı tamamlanmış, bir kısmı ise yarım kalmış çok sayıda mimari eleman bulunmuştur. Perge Tiyatrosu’nda iki esas yapı evresi saptanmıştır. Mimari konstrüksiyonun ve bezemelerin durumuna göre sahne binasının, önce iki katlı olarak tasarlandığı, daha sonra üçüncü katın eklendiği; bu sırada “proskenion”un da yeniden ele alındığı tespit edilmiştir. Bezemelerin tümünün belli bir zaman içerisinde tamamlandığı, değişik dönemlerde tekrar tekrar bitirilmesine çalışıldığı anlaşılmıştır. Mimari kompozisyonun özelliklerinden ve tanrıların üstünlüğünden ötürü Gigantomakhia frizinin üçüncü katta; Kentauromakhia frizinin de ikinci katta yer aldığı anlaşılmaktadır. “Porta Regina” üzerinde ise kurban sahnesi vardır. Perge Tiyatrosu'ndaki yapım ve onarım evreleri, yapıyla ilgili herhangi bir yazılı kaynak olmadığından, Anadoluda kesin tarihlendirilmiş yapı, lahit ve kabartmaların stil özellikleriyle kıyaslanarak belgelenmiştir. Buna göre, ilk sahne binası yaklaşık İ.S. 170'lerde yapılmaya başlanmış, İmparator Septimius Severus’un İ.S. 193-211 yönetimi sırasında tamamlanmıştır. Daha sonra bu yapıya bir kat daha eklenmiştir. Bu üçüncü kat mimari süslemelerinin çoğunlukla Severuslar dönemi özelliklerini taşımasından dolayı ikinci yapı evresinin İmparator Se...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Side Müzesi

TARİHÇESİ Manavgat İlçesi'ne bağlı Side Beldesi'ndedir. Manavgat'a 8 km. uzaklıktadır. Roma Devrine ait agoranın karşısında bulunan, M.S 5-6.yüzyıldan kalma antik agoranın hamamı 1960/61 yıllarında restore edilerek müze haline getirilmiştir. Müzede sergilenen eserlerin büyük bir bölümü, Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından,1947-1967 yılları arasında Side antik kentinde yapılan kazılarda, çıkarılan buluntulardır. Hellenistik, Roma ve Bizans Devrinden; yazıtlar, silah kabartmaları, Roma Devrinden yapılmış Grek orijinallerinin kopyası olan heykeller, torsolar, lahitler, portreler, ostotekler, amphoralar, sunaklar, mezar stelleri, sütun başlıkları ve sütun kaideleri sergilenmektedir. Hamam Binasında (Müze) Sergilenen Eserler I No.lu Salon (Frigidarium) Geç Hitit Devrine ait bazalt krater, Hellenistik Devre ait silah kabartmaları, Roma Devrine ait güneş saati, sunaklar sergilenmektedir. II No.lu Salon (Sudatorium) Roma Devrine ait torsolar sergilenmektedir. III No.lu Salon (Caldarium) Helenistik Devre ait yazıtlar, Roma Devrine ait amphoralar, Herakles, üç güzeller, Nike heykelleri ile kabartmalar yer almaktadır. IV No.lu Salon (Tepidarium) Roma Devrine ait lahitler, Hermes, Hygieia, Athena, Nike, Apollon heykelleri, torsolar ve portreler sergilenmektedir. Sergilenen Eserler Hellenistik ve Roma devrine ait ostothekler, lahitler, sütunlar, sütun kaideleri, sütun başlıkları, kabartmalar, yazıtlar, steller ve muhtelif mimarı parçalar sergilenmektedir. Adres: Selimiye Köyü Manavgat-Antalya Tel: (242) 753 10 06 Faks: (242) 753 27 49...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Noel Baba Kilisesi

Aziz Nicholaos öldüğünde yapılan kilise veya şapel 529 yılındaki zelzelede yıkılınca daha büyük belki de bazilika tipinde bir kilise yapılmıştır. Peschlow, büyük apsisin güney tarafında eşit apsisli iki küçük mekân ile bugünkü binanın kuzey yan nefinin büyük kısmının bu ilk yapıya ait olduğunu tahmin etmektedir. Bu kilise VIII. yüzyılda zelzele veya Arap akınlarıyla yıkılmış, daha sonra tekrar yenilenmiştir. 1034 yılında Arap donanmasının denizden yaptığı akınlarla harap olmuştur. On yıl harap durumda kalan kilisenin 1042'de Bizans İmparatoru IX. Konstantin Monomakhos ve eşi Zöe tarafından tamir ettirildiği kitabesinden anlaşılmaktadır. XII. yüzyılda binaya bazı ekler yapılmış, kilise tekrar onarılmıştır. XIII. yüzyılda Türklerin eline geçen Myra'da, kiliseyi serbestçe ibadet etmek için kullandığını ve kilisede bazı onarımların yapıldığını anlıyoruz. 1738'de büyük kilisenin yanındaki şapel tamir edilmiştir. 1833- 1837 yılları arasında Anadolu'yu gezen C. Texier, Myra'ya da uğramış ve kitaplarında kiliseden bahsetmiştir. Ondan on yıl kadar sonra 1842 yılı Mart ayında Teğmen Spratt ile Prof. Forbes de Myra'ya gelmiş, kilisenin bir krokisini çıkarmışlar ve kilisenin yanında bir manastırın olduğunu görmüşlerdir. 1853 yılında Kırım Harbi sırasında Ruslar kilise ile ilgilenmişler ve burada bir Rus kolonisi kurmak için Anna Golicia adındaki Rus kontesi adına toprak almışlardır. Ancak Osmanlı Devleti işin siyasî yönünü farkedince Rusların aldıkları toprakları geri almış, yalnızca kilisenin onarım istekleri kabul edilmiştir. Böylece 1862 yılında August Salzmann adında bir Fransız, Nicholaos Kilisesi'nin onarımı ile vazifelendirilmiştir. Bu restorasyonlar kilisenin aslını bozacak kadar k...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Alanya Atatürk Evi Müzesi

Alanya Atatürk evi ve müzesi Alanya'nın Şekerhane mahallesi Azaklar Sokağındadır. Atatürk 1935 yılı şubat ayında Ege vapuru ile çıktığı Akdeniz gezintisinde , 18 Şubat 1935 günü sabahı Alanya İskelesine gelmiş, Alanya'nın köklü ailelerinden Tevfik Azakoğlunun iki katlı evinde birkaç saat dinlenmiştir. Evin son sahibi Rıza Azakoğlu evi Kültür ve turizm bakanlığına bağışlamış. Bakanlık 1984 yılında, Atatürk Evi ve Müzesi olarak onarmaya ve düzenlemeye başlamıştır. Ev 30 Nisan 1987 günü cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından törenle ziyarete açılmıştır. Atatürk Evi Ve Müzesi, Alanya'daki tarihi sivil mimarlık örneklerinden biridir. Evin ilk katında Kurtuluş savaşı ve cumhuriyetin ilk yıllarına ait Atatürk'le ilgili fotoğraflar, Atatürk'ün bazı fotoğrafları sergilenmektedir. İdare bölümü, kütüphane ve mutfak bu kattadır. Evin üst katı oturma, çalışma, yatak odaları olarak eski bir Alanya evini yaşatmaktadır.

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Antalya Atatürk Müzesi

1930 yılı Mart ayının başlarında Atatürk İzmir'deydi. Havalar soğuk gidiyordu. Antalya'nın ılık ikliminde bir hafta dinlenmeyi düşündü. 5 Mart 1930 günü, karayolu ile, İzmir'den Antalya'ya hareket etti. Isparta, Burdur derken, 6 Mart 1930 günü öğleden sonra, Antalya'ya geldi. Kepez'den şehre kadar halk, yolun iki yanını doldurmuştu. Saat tam 16. 00 da Tophane Meydanına gelen Atatürk'e armağan etmişlerdi. Köşkün önü mahşerdi. Atatürk, kısa bir süre Köşk'te dinlendikten sonra balkona çıktı. Halk çılgınca alkışlıyordu. Atatürk, burada kısa bir konuşma yaparak Antalyalılara teşekkür etti. O akşam Türk Ocağındaki toplantıya katılarak gençlerle memleket sorunları üzerine görüştü. Gece yarısına doğru Köşküne çekildi. Atatürk, Antalya'da 12 Mart 1930 sabahına kadar tam bir hafta kalmıştı. Bu süre içinde Antalya'da geziler yaptı. Müzeleri, eski eserleri gezdi. Narenciye bahçelerinde üreticilerle görüştü. Dinlendi. 12 Mart 1930 sabahı saat 10 da arkadaşlarıyla birlikte Ankara'ya döndü. Atatürk, Antalya'ya 10 Şubat 1931 günü öğleye doğru tekrar gelmişse de o gün Antalya'da kalmamış, İzmir'den beri kıyıları tarayarak gelen Ege'de o gün Antalya'da kalmamış, İzmir'den beri kıyıları tarayarak gelen Eğe Vapuru ile Silifke'ye geçmişti. Atatürk'ün, Antalya'ya üçüncü ve son gelişi, 1935 yılı Şubat ayına rastlar. Atatürk 16 Şubat 1935'te Ege Vapuru ile İzmir'den hareket etmiş, 18 Şubat 1935 Pazartesi günü saat 13. 30'da Antalya iskelesine çıkmıştı. Yanında kız kardeşi Makbule Atadan, Nebile Hanım, Prof. Afet İnan, Fahrettin Altay, Nuri ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Kızılkule Etnografya Müzesi

Askerî amaçla ve limanı kontrol altında tutmak için 1226 yılında yapılmış olan bu anıtsal yapı, Selçuklu sanatının eşsiz örneklerinden olup; Alanya'nın simgesi durumundadır. 1951-1953 yıllarında onarıldıktan sonra 1979'da yapının giriş katında Alanya yöresine özgü, halı, kilim, giysi, mutfak gereçleri, silahlar, tartı aletleri, aydınlatma aletleri, dokuma tezgâhı ve yörük kültürünü yansıtan çadır gibi etnografik nitelikte eserler sergilenerek, yapıya etnografya müzesi işlevi kazandırılmıştır.

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Alanya Arkeoloji Müzesi

Arkeolojik ve etnografik eserlerin korunup ve sergilendiği iki seksiyon 1967 yılında ziyarete açılmıştır. Bölgedeki antik kentlerde bulunan eserlerin artması ve depolanması, zaman içinde bir müze açma gerekliliğini doğurmuş ve bugünkü Arkeoloji Müzesi açılmıştır. Müzenin ilk açılışında; bölgede henüz kalıntılarına rastlayamadığımız ancak, Anadolu kronolojisini tamamlaması bakımından gerekli olan Eski Tunç, Urartu, Frig ve Lidya Dönemine ait eserler, Ankara Anadolu Medeniyetler Müzesi'nden getirilerek arkeoloji seksiyonunda sergiye sunulmuştur. Alanya çevresinde bulunan ve İ.Ö. 625 yılına tarihlenen Fenike dilindeki yazıt da bölgede bulunan en eski eser olarak müzemizde sergilenmektedir. Bunların yanı sıra Hellenistik, Roma ve Bizans Dönemine ait bronz, mermer, pişmiş toprak, cam ve mozaik buluntular ile Karamanlıca dilindeki bir yazıt ve Arkaik, (İ.Ö.7-5.yy) Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemine ait sikkeler de yine arkeoloji seksiyonunda ayrı bir bölüm halinde yer almaktadır. İkinci bölüm olan etnografya seksiyonunda ise, Türk İslâm eserleri ve dönemin İlköğretim Müdürlüğü'nden devredilen eserler ile Alanya çevresinden derlenen ve bölgenin etnografik özelliklerini yansıtan, yörük kilimleri, alaçuvallar, heybeler, giysiler, işleme örnekleri, silahlar, günlük kullanım kapları, takılar, el yazmaları ve yazı takımları gibi objeler ile bir Alanya evine ait günlük oda bölümü oluşturularak sergilenmektedir. Ayrıca, müze bahçesinde de Roma, Bizans ve İslâmî Dönemlere ait taş eserler ve mozaik sergisi vardır. Adres: Hilmibağcı Cad. Alanya/Antalya Tel: (242) 513 12 28 ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Antalya Müzesi

TABİAT TARİHİ VE PREHİSTORYA SALONU Jeolojik zamanlara ait çeşitli fosillerin yer aldığı üç vitrinin dışında; Anadolu'nun en eski yerleşmesi olan ve Alt Paleolitikten Roma Çağına kadar tüm kültürlere ait kesintisiz stratigrafi veren Karain Mağarası'nda bulunan yontuk çakıllar, el baltaları, kazıyıcılar, kemik aletler sergilenmektedir. Karain, Antalya'nın 27 km. kuzeybatısında, Şam Dağı'nın kalkerli eteklerinde bulunan bir mağaradır. Mağarada 10,5 m.   kalınlığındaki toprak dolgu içinde Paleolitik Çağa tarihlenen buluntuların yanı sıra, Mezolitik Devirde yaşamış Neanderthal insanın diş ve iskelet kalıntılarına da rastlanmıştır. Semayük, yörede Eski Tunç Çağını tek başına temsil eden bir merkezdir. Eserlerin çoğunluğunu mezar buluntuları oluşturur. Çeşitli formda kaplar, mühürler, fırça sapları, idoller ve özellikle ölü hediyeleri ile birlikte sergilenen küp mezar dikkati çekmektedir. Bu ölü gömme geleneğinin en ilginç yanı, ölünün küp içine bebeğin ana karnındaki duruş biçimiyle konmuş olmasıdır.

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

100. Yıl Kız Teknik Öğretim Müzesi

Olgunlaşma enstitüleri, kadınlarımıza özellikle Türk el sanatları meslek eğitimi veren kurumlardır. Temel amaçlarından biri de Türk el sanatlarını araştırmak, derlemek, geliştirmek ve yaymaktır. çok değerli bir kaynak olan halk sanatlarımızın korunması, yozlaştırılmadan geliştirilmesi, Türk kültürünün geleceği açısından çok önemlidir. Bu gerçeği yaklaşık kırk sene önce görebilen Sayın Refia övünç, bu gün açılışı yapılan bu müzenin temelini oluşturan çok değerli sanat eserlerini yıllar boyu derleyerek; okullarımıza ve kültürümüzün geleceğine önemli bir hizmet sunmuştur. Okulumuz arşivlerindeki değerli halk sanatı eserleriyle birlikte oluşturduğumuz bu müzeyi, giderek geliştirmenin hepimizin görevi olduğu kanısındayız. Giderek tükenmekte ve yozlaşmakta olan el sanatlarımızı derlemek, korumak; okulumuzun bazı bölümlerinin sanatsal nitelikli ürün örneklerini toplamak, bütün bu eserleri sergileyerek öğrencilerimizin ve araştırmacıların hizmetine sunmak, kuruluş amacımızı oluşturmaktadır. öğretmenlerimizden oluşan bir komisyonca bu duruma getirilen müzemizde yaklaşık olarak 1255 eser bulunmaktadır. Cam, bakır, ahşap, gümüş eşyalar, giysiler, peşkir ve yağlıklar, keseler, oyalar, kumaş ve çorap örnekleri, takıları kapsayan müzemiz; okulumuzda yapılan el sanatları örnekleri ve etnografya olmak üzere iki bölümdür. Okul müzesi, müze yöneticisi tarafından belirlenmiş kurallar çerçevesinde yönetilir. Müzeden yararlanmak isteyenler, özel çalışma bölümünde slaytlar ve kataloglardan bilgi alabilirler. Müzeye yapılan bağışlar, bağışı yapanın adıyla birlikte sergilenir. Bir ba...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

TRT Müzesi ve Ulusal Kurtuluş Sergisi

1981 yılında eski radyo malzemelerinin toplanarak sergilendiği "TRT Radyo Müzesi", Ankara, ıstanbul radyo ve televizyon stüdyolarından elde edilen kullanım dışı malzemelerin onarım ve bakım işlerinden sonra, "TRT Müzesi" olarak 1994 yılında Or-An sitesindeki yeni yerinde açılmış ve Kültür Bakanlığı'nın 28 Kasım 1994 tarihli yazısı ile özel müze kapsamına girmiştir. Toplam 187 eserin envanter kayıtlarının yapıldığı müzemizin ikinci bölümünde yapılması düşünülen gösterim stüdyosu, İstanbul Radyosu ve vericilerle ilgili reyonların çalışmaları bitmiş ziyarete açılmıştır. TRT Müzesi bünyesinde yer alan Ulusal Kurtuluş Sergisi, TRT'nin en büyük prodüksiyonu olan Kurtuluş dizisinde kullanılan dekorları, savaş araç-gereçlerini ses ve ışık efektleriyle destekleyerek izlemek amacıyla hazırlanmıştır. Bu sergide toplam 671 obje sergilenmektedir. 20-24 Ekim 1994 tarihleri arasında Ankara Altınpark' ta düzenlenen IBAC-94 Uluslararası Yayıncılık ve ıletişim ekipmanları ve Yazılım Fuarına 81 kalem teknik teçhizatla katılınmıştır. Adres: Turan Güneş Bul. TRT Sitesi Oran/Ankara Tel: (312) 490 43 00/4250

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

T.C Ziraat Bankası Müzesi

Müze, 1926-1929 yılları arasında ıtalyan Mimar Guilio Mongeri tarafından yapılan ve Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi yapılarından biri olan T.C Ziraat Bankası Genel Müdürlük binasında, Bankanın 118. kuruluş yıldönümünün kutlandığı 20 Kasım 1981 tarihinde devrin başkanı Sadi Irmak tarafında açılmış olup yurdumuzun ilk ve tek banka müzesi özelliğini taşımaktadır. Müze koleksiyonunun en eski belgeleri arasında, Mithat Paşa'nın "Memleket Sandıklar"ının kurulması için Sadaret makamına yazdığı ve mühürlediği 6 Kanunievvel 1280 ve 19 Recep 1281 tarihli mektuplar, 3-15 Ağustos 1304 (1888) tarihli Memleket Sandıkları'ndan Ziraat Bankası'na geçiş nizanamesi, Emniyet Sandığı'nın kuruluşunda yazılan mektup ve belgelerle (1868) şurayı Devlet Reisi Mithat Paşa'ya ait 1 No.lu hesap sayfası bulunmaktadır. 1863 ve 1867 yıllarında açılan şarköy ve Tava Memleket Sandıkları'nda kullanılmış standart ölçü ve şekilde yapılmış demir çemberli gürgen veya çam ağacından bölmeli sandıklar, 1889 yılında Sivrihisar Sandığı'nın açılışından beri kullanılan mıhlı para kasası, Bergama şubesinden gelen demir kasa, Genel Müdürlük ve şubelerde kullanılan hesap ve yazı makinaları ile kristal hokka takımı, telefonlar, çeşitli altın ve mektup terazileri, bekçi kontrol saatleri, banka kapı levhaları teşhirde bulunan değerli eşyalar arasındadır. Bir kısım resmi banka mühürleriyle bazı şube yetkililerin mühür örnekleri (1890-1930), 1889 yılı sonrası ve bazı şubelere ait yevmiye defteri, kasa esas defteri ve diğer günlük evrakların bir kısmı teşhir edilmektedir. 1928 tarihli Ressam ıbrahim çallı'ya ait banka binası için özel olarak yapılan 4.50 m. x 5.00 m. boyutunda "Harman"...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Şefik Bursalı Müze Evi

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Devlet Resim Heykel Müzesi bünyesindedir . Ahmet Mithat Efendi Sokak No:36/3 Çankaya Pazartesi dışında her gün 09.00-l2.00/l3.00-l7.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. 1903 yılında Bursa'da dogan Şefik Bursalı, hocaları olan ibrahim Çallı, Hikmet Onat, Feyhaman Duran, Namık İsmail ve Avni Lifij'in Türk Ressamlar Birligi sergilerine ögrenciyken katılmaya başlamıştır. 1930 yılında açılan Avrupa Konkuru'nu birincilikle kazanmıştır. Daha sonra Avrupa'ya gitmiş ve birçok sanat merkezinde çalışma ve tetkiklerde bulmuştur .İzmir, Konya, istanbul liselerinde ögretmenlik yapan Şefik Bursalı özellikle 1934-1936 ylllarında bulundugu Konya' da buranın step karakteristigini yansıtan, Selçuk, Mevlana temalı resimleriyle buyük ün kazanmıştır. 1937-1938 ylllarında Gazi Mustafa Kemal Ataturk'ün arzusuyla eserleri Sovyetler Birligi'nin Moskova, Leningrad ve Kiev Şehirlerinde, Avrupa'da Bükreş, Belgrad, Atina ve Paris'te sergilenmiştir. Daha sonra Hollanda, Belçika, Viyana'da da sergilenen resimler tüm Avrupa'da çok olumlu kritikler almıştır. l936 yılında ögretim üyesi olarak atandıgı Güzel Sanatlar Akademisinde 30 yıl ögretmenlik yapmıştır. Devlet Resim Heykel sergilerinde 1966, 1973, 1980 ve 1982 ylllannda ödul almıştır. Ayrıca dört devlet odulu kazandı. 1986' da Kültür Bakanlığı özel ödülü'ne deger gorülmüştür. 1987'de Mimar Sinan Üniversitesi kararıyla profesörlük ünvanı verilmiştir. Bursa'da doğdugu sokaga ve belediye sanat galerisine adı verilen Şefik Bursalı, 20.4.1990 tarihinde vefat etmiştir. Yaşamış oldugu ev Kultür Bakanlığı tarafindan Şefik Bursalı Müzesi o...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Ankara Resim Heykel Müzesi

Ankara Resim ve Heykel Müzesi, mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından Türk Ulusunun Büyük Lideri Atatürk yönetiminde 1927 yılında kurulmuştur. Binanın 1980’de onarılmasının ardından açılan müze, kısa bir zaman süresi içerisinde modern bir müzenin tüm özelliklerine sahip bir kuruluş haline gelmiştir. Müze, günümüzde diğer sanat dallarıyla karşılaştırıldığında çok daha kısa bir tarihe sahip Türk resim ve heykel sanatının gelişmesinde büyük rol oynayan sanatçıların en göze çarpan eserlerinin sergilendiği bir sanat merkezi haline gelmiştir. Türk plastik sanatının oluşum ve gelişim dönemlerini yansıtan sanat eserleri koleksiyonlarının ve bunların sınıflandırmalarının bulunduğu ve bu alandaki boşluğu dolduran plastik sanat kütüphanesi devlet, yurtiçi, yurtdışı ve de yabancı elçiliklerin bağışlarıyla ve yeni satın almalarla her yıl zenginleştirilmekte, bu alanda çalışma yapan araştırmacıların ihtiyaçlarına burada bulunan Türk sanatçılarının arşivleri yeterli ölçüde cevap vermektedir Müzenin en önemli sorumluluklarından biri olan sanat eserlerinin korunması, sıcaklıktan ve nemden kaynaklanan problemleri çözerken, en başarılı sonuçları veren yöntemler kullanılarak yapılmaktadır. Bütün koruma önlemlerine karşın eserlerde olabilecek herhangi bir zarar için uzmanlar tarafından oluşturulmuş ayrı bir bölüm müze içerisinde yer almaktadır. Bina’nın 1980 yılında ve de sonraki yıllarda onarıldığında hem amatör hem de profesyonel sanatçılara hizmet veren resim, heykel ve seramik atölyelerinin oluşturulmasına büyük bir önem verilmiştir....

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Odtü Müzesi

ODTü'nün 4000 hektarlık arazisinde birkaç arkeolojik yerleşmenin bulunması doğal sayılmalıdır. Bir üniversite arazisi için geniş sayılabilecek bir alanda yer alan arkeolojik bulguların belirlenmesine ve değerlendirilmesine üniversitenin kuruluş yıllarında başlanmış olmasına karşın, bu çalışmalar günümüze değin sürdürülmüştür. Bir yandan ören yerlerinin tespit çalışmaları yürütülürken, öte yandan antik yerleşmelerin özelliklerini anlamaya yönelik kazılar gerçekleştirilmiştir. Bunlar arasında Ahlatlıbel, Yalıncak ve Koçumbeli sayılabilir. 1970'li yıllarda ise TEK-DAM'ın parasal desteği ile Keban Barajı Gölü altında kalacak arkeolojik varlıkların kurtarılmasına ağırlık verilmiştir. üniversitemiz tarafından yayımlanan Keban Projesi'ne ilişkin yayınlar, arkeoloji çevrelerinde ilgi ile karşılanmıştır. 1980'li yılların çalışma konuları arasında Prof. Dr. Sevim Buluç'un bilimsel başkanlığında gerçekleştirilen Ankara-Beştepeler Frig Tümülüs'ü kazısı ve Doç. Dr. Mustafa Uz tarafından sürdürülen ızmir-Teos antik kenti yüzey araştırması sayılabilir. Yine bu yıllarda Doç. Dr. Numan Tuna tarafından başlanan Reşadiye Yarımadası yüzey araştırması ve seramik atölyesi kazısı, 1990'lı yıllarda yerini Burgaz kazısına bırakmıştır. 1993 yılından itibaren Teos'ta yüzey araştırmasını Doç. Dr. Numan Tuna sürdürmektedir. üniversite arazisindeki tüm arkeolojik değerlerin belirlenmesinin ardından, günümüzden 30 yıl önce başlatılmış çalışmalar göz önüne alınarak, gereksinimler ve koşullar kapsamında değerlendirmelere devam edilecektir. 1962-1968 yılları arasında gerek arazisi içi...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

MTA Tabiat Tarihi Müzesi

Türkiye Cumhuriyeti'nin yaraticisi Atatürk'ün emriyle 1935 yilinda kurulan MTA Genel Müdürlüğü bünyesindeki Tabiat Tarihi Müzesi, 7 şubat 1968 tarihinde bilim dünyasi ve halkin hizmetine açilmiştir. MTA Genel Müdürlüğü'nün kuruluşundan bugüne kadar yapılmakta olan jeolojik, mineralojik, paleontolojik, araştırma ve çalışmaların yanı sıra, fakültelerimizin yerbilimleri ile ilgili bölümlerinin yapmış / yapmakta olduğu bilimsel ve teknik araştırmalar sonucu toplanan materyallerden 10.000 adedi teşhirde sergilenmekte ve 75.000 adedi depolarımızda muhafaza edilmektedir. Bu haliyle MTA Tabiat Tarihi Müzesi, yerbilimlerinin tüm evrelerine ait her türdeki materyalin saklandığı, korunduğu, bunların içindeki en seçkin örneklerin uluslar arası standartlara uygun, bilimsel ve eğitsel şekilde sergilendiği bir müzedir. MTA Genel Müdürlük binası içinde 4000 m² lik bir alanda yer alan Tabiat Tarihi Müzesi 3 kata yerleştirilmiş 5 bölümden oluşmaktadır. Giriş katı tümüyle paleontolojiye ayrılmış olup bu katta yaklaşık 6400 fosil materyali sistematik bir şekilde sergilenmektedir. Bu bölümde ABD'den satın alınmış olan etobur bir dinazorun (allasaurus) fosil iskelet mulajı, Fransa Tabiat Tarihi Müzesi tarafından müzeye armağan edilen ve 15 milyon yıl önce Fransa'da yaşamış fillerin atalarından birine (trilophodon angustidens) ait mulaj kalıbın yanı sıra Kahramanmaraş / Gavur Gölü bataklığında bulunan ve M.Ö. 1000. yılın ikinci yarısında yaşamış olan Maraş filinin (elephas indicus) orijinal iskelet montesi bulunmaktadır. Yine bu bölümde, Ankara-Köserelik civarında 193 milyon yıl önce yaşamış olan (lytoceras) dev bir mürekkep balığı (1.5 m. çapında...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mehmet Akif Ersoy Evi

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, istiklal Savaşımız sırasında I. T.B.M.M. Burdur Mebusu iken, kendisine büyük hayranlık duyan Tacettin şeyhi tarafından selamlık bölümü kendisine tahsis edilen bu evde yaşamış ve ıstiklal Marşı'mızı bu evde yazmıştır. Bu ev 30 Ekim 1949 tarihinde Şehir Meclisi kararı ile Mehmet Akif Ersoy Evi adını almış ve müzeye dönüştürülmüş ise de bakımsız kalmış ve zamanla harabolmuştur. Hacettepe üniversitesi Merkez Kampusu'nun kuruluşu sırasında, Rektör Prof. Dr. İhsan Doğramacı yapının eski durumuna sadık şekilde onarımını sağlamış ve yapı ziyarete açılmıştır. Yapının geçen yıllar içinde yıpranan kısımlarının yeniden onarılması için üniversite Rektörlüğü'nün teşebbüsü ile 1982 yılında Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye Diyanet Vakfı ve bazı özel şahısların katkıları ile bir fon oluşturulmuş ve binanın onarım ve döşemesi tamamalanarak 27 Aralık 1984 günü yapılan bir törenle yeniden ziyarete açılmıştır. Mehmet Akif Ersoy Evi, yüksek avlu duvarları ile çevrili olup bahçesine küçük avlu kapısından girilmektedir. Bahçenin ortasında yer alan bina iki katlı ahşap bir Ankara evidir. üst kata çıkan tahta trabzanlı merdiven boyunca Ersoy'a ait fotoğraflar bulunmaktadır. üst katta dinlenme ve toplantı odası yer almıştır. Evin en gösterişli alanı olan toplantı odasının tavanı, ortada kalem işleriyle süslü altıgen bir göbek bulunan yöresel Ankara tavanıdır. Mehmet Akif Ersoy'a ait cep saati, gözlük, tesbih, tüfek ve büyük şairin yüzünün kalıbı müzede teşhir edilen manevi değeri yüksek eserlerdir. Cumartesi-Pazar ve resmi tatiller dışı...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Ankara Kurtuluş Savaşı Müzesi (TBMM I. Binası)

Binanın Tarihçesi Ankara Ulus meydanında bulunan I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının inşaasına, 1915 yılında başlanmıştır. Ilkin ıttihat ve Terakki Cemiyeti kulüp binası olarak tasarlanmış binanın planı evkaf mimarı Salim Bey tarafından yapılmış, inşasına ise kolordunun askeri mimarı Hasip Bey nezaret etmiştir. Türk mimari stilinde olan iki katlı binanın en belirgin özelliği duvarlarında Ankara taşı (ANDEZıT) kullanılmış olmasıdır. Meclisin, 23 Nisan 1920'de bu binada toplanması kararlaştırıldığında henüz bitirilmemiş olan bina, milli bir heyecanın eseri olarak milletin katkısıyla tamamlanmıştır. 23 Nisan 1920 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında I. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak kullanılan bina daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Merkezi ve Hukuk Mektebi olarak işlevini sürdürmüş, 1952 yılında Maarif Vekaletine devredilmiş, 1957 yılında ise müzeye dönüştürülmek üzere çalışmalara başlanmıştır. Bina 23 Nisan 1961'de "Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi" adıyla halkın ziyaretine açılmıştır. Atatürk'ün doğumunun 100. yılını kutlama programı çerçevesinde, 1981 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından restorasyon Ve teşhir-tanzim çalışmaları sonucu 23 Nisan 1981 tarihinde "Kurtuluş Savaşı Müzesi" adıyla yeniden ziyarete açılmıştır....

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi

Ankara'da idealist bir grup öğretmen tarafından (Ülker Muncuk, Mine Seçkinöz, Aysel Dinçer, Mahiye İyikan, Yurdagül Döl, Şükran Komsuoğlu) uzun ve yorucu çalışmalar sonucunda bir müze meydana getirilmiştir. Etnografik nitelik taşıyan bu müze, 1974 yılında Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu bünyesinde Cumhuriyetin 50. yıldönümü nedeniyle açılmıştır. Müzedeki eserlerin çoğu 50 yıl öncesinden Kız Teknik Yüksek öğretmen Okulu'nun öğretmenleri tarafından (Müdür Bakiye Koray'ın denetiminde Kenan özbel, Tevhide Seral) Anadolu baştan başa dolaşılarak temin edilmiştir. Okulda yeni yapılmış 50'ye yakın sanat değeri yüksek ürünler de bu eserlerin içerisinde yer almıştır. Ayrıca bir kısım bağışlarla da bu koleksiyon zenginleştirilmiştir. Bugün 1000'e yakın eseri bünyesinde toplayan Gazi üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Müzesi'ndeki eserler şu şekilde gruplandırılabilir; 1. Giysiler (bindallı, üçetek, cepken ve şalvarlar) 2. İşlemeler (çevre, peşkir, yağlık, uçkur, nehale ve ayna örtüleri) 3. Takılar (giyimle ilgili olarak, gümüş kemer, başlık, kolye, küpe ve takunyalar) 4. çoraplar 5. Dokümalar 6. Oyalar 7. Keseler NOT: Müze, Cumartesi-Pazar günleri hariç hafta içi çalışma saatlerinde açıktır. Ziyaretler için dekanlık izni gerekmektedir. Adres: G.ü. Mes. Eğitim Fakültesi Beşevler/Ankara Tel: (312) 212 64 60/45...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Anıtlar ve Müze Genel Müdürlüğü

Müzenin Açılışı Kültür Bakanlığının 07.12.1994 gün ve 8727 sayılı "Olur" uyla açılması uygun görülmüş ve 17 Nisan 1995 tarihinde de açılmıştır. Amacı Eğitim ile ilgili düşün ürünlerini ve belgeleri derlemek, kalıcılığını sağlamak; bunları, öğrencilerin, eğitimcilerin, araştırmacıların, bilim adamlarının, ilgilenecek herkesin görüşlerine sunmak. Eğitim ile ilgili yapıt ve nesnelerin korunması ve değerlendirilmesi alışkanlığının kazandırılmasına yardımcı olmak.

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Müzesi

Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda öksüz ve yetim kalan çocukların korunması, bakımının sağlanması, eğitilmesi ve yetiştirilmesi amacıyla 30 Haziran 1921 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Mimarı Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kurulan çocuk Esirgeme Kurumu (Himaye-i Etfal Cemiyeti) Cumhuriyet Dönemi'nde çocuklara ve ailelere bakım, eğitim, sağlık ve kültür hizmetlerini sistemli bir biçimde sunan ilk kurumdur. çocuk Esirgeme Kurumu'na ait tarihsel doküman ve malzemenin sergilenerek yakın tarihimize ışık tutmak, Cumhuriyetimizin ilk yıllarından günümüze kadar süren gelişmeleri ve ileriki yıllarda oluşacak kıymetli eşya ve varlıklarımızı tüm yurttaşlarımızın bilgisine sunmak amacıyla müze açılması planlanmıştır. Müze özellikle çocuklar, gençler ve ilgi duyan herkese açık olacaktır. Müzenin bir bölümü çocuklara yönelik bir kütüphane ve kültür merkezi olarak hizmet verecektir. Söz konusu müze, Cumhuriyet Dönemine ait ve çocuk Esirgeme Kurumu, Ankara ıli, Altındağ ılçesi (5. Bölge) ıstiklal Mahallesi çocuk Sarayı Mevkii, 869 Ada, 1 parselde bulunan; Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 4.2.1981 tarih ve 17241 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 12.4.1980 tarih ve A-2167 sayılı kararı uyarınca "korunması gerekli eser" kapsamına alınan Türkiye çocuk Esirgeme Kurumu'nun ilk binalarından olan "tarihi yapı"da kurulacaktır. Açılmasına ilişkin çalışmaları hızla devam eden müzenin yıl sonuna kadar hizmete girmesi planlanmıştır. Müzenin faaliyetlerine ait bilgiler açılış sonrası verilebilecektir. Adres: Necatibey Cad. No:11 Kat:7 Sıhhıye/An...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi

Beypazarı Kültür ve Tarih Müzesi olarak hizmete açılan tarihi ev, Hafız Mehmet Nurettin Karaoğuz tarafından Ankara Valiliği ıl özel ıdare Müdürlüğü'ne hibe edilmiştir. Ankara Valiliği (ıl özel ıdare Müdürlüğü) tarafından aslına uygun olarak restore edilen tarihi ev 01.04.1997 tarihinde özel müze olarak hizmete açılmıştır. Müze'de Beypazarı ve yöresinin kültür ve tarihini yansıtan eserlerle, Bizans, Roma ve Osmanlı zamanından kalan çeşitli tarihi eserler sergilenmektedir. çocuk odasında bulunan salıncak, ayak ve başucu uçları halka şeklinde bükülmüş demir, ortası da dikdörtgen biçiminde deriden yapılmıştır. Evin oturma bölümünden genel görünüm. Adres: Cumhuriyet Mah. Yenice Sok. No:4 Beypazarı/Ankara Tel: (312) 763 01 66

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Anıtkabir

I. ANITKABİR DÜŞÜNCESİ Türk Kurtuluş Savaşı'nın ve Türk İnkılâplarının büyük önderi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, Türk vatanının bağımsızlığını kazanması için giriştiği savaş ve Türk milletini çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak amacıyla gerçekleştirdiği inkılâplarla geçen yaşamı 57 yıl sürmüş ve Büyük Önder 10 Kasım 1938'de ebediyete intikal etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye'yi bütün kurumları ile çağdaş uygarlığın bir üyesi yapan, insanlık tarihine mal olmuş büyük bir önderdir. O'nun yüceliğini her yönüyle temsil edecek, ilke ve inkılâpları ile çağdaşlaşmaya yönelik düşüncelerini yansıtacak bir anıtmezar yapma fikri, Atatürk'ü kaybetmenin derin hüznü içindeki Türk milletinin ortak isteği olarak belirmiş ve yapımına karar verilmiştir. II. RASATTEPE (ANITTEPE) Anıtkabir yapılmadan önce rasat istasyonu bulunması dolayısıyla Anıttepe'nin ismi Rasattepe idi. Bu tepede, M.Ö 12. yüzyılda Anadolu'da devlet kuran Frig uygarlığına ait tümülüsler (mezar yapıları) bulunmaktaydı. Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılmasına karar verildikten sonra bu tümülüslerin kaldırılması için arkeolojik kazılar yapıldı. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. III. ANITKABİR'İN İNŞAASI Anıtkabir projesinin belirlenmesinden sonra, inşaatın başlayabilmesi için ilk aşamada kamulaştırılma çalışmalarına başlandı. Anıtkabir'in inşaatı ise 9 Ekim 1944'de görkemli bir temel atma töreni ile başla...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Alagöz Karargah Evi

Sakarya Savaşı'nda düşmanın Polatlı yakınlarına kadar ilerlemesi üzerine Batı Cephesi Komutanlığı, Ankara-Polatlı arasındaki Alagöz Köyü'nü Cephe Karargâhı olarak seçmiştir. Bu köyün halkından, Türkoğlu Ali Ağa'ya ait çiftlik evi karargâh olarak kullanılmıştır. Sakarya Savaşı'nın bitiminde bina, sahipleri olan Ali Türkoğlu ve oğulları tarafından 1965 yılına kadar ev olarak kullanılmıştır. 1965 yılında varisleri tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmiştir. 1967 yılında, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne bağlı olan Anıtkabir Müze Müdürlüğü'ne devredilen binanın, restorasyonu yapılarak müze haline getirilmiştir. 10 Kasım 1968 tarihinde sadece üst katı tanzim edilerek teşhire açılmış, alt kat odaları ise 1983 yılında yapılan yeni bir düzenlemeyle teşhire açılmıştır. Bina iki katlıdır ve, Giysi Odası, Kitaplık ve Hatıra Eşya Odası, Zabitan Yemek Odası, Mutfak, Muhabere Odası, Başkumandanlık Odası, Kurmay Heyeti Odası, Dinlenme Odası, Yaveler Odası, Atatürk'ün Yatak Odası, Atatürk'ün Yemek Odası ve Hizmet Eri Odası olmak üzere 12 odadan oluşmaktadır. Ziyarete açık günler : Hergün ziyarete açıktır....

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Atatürk'ün Mekanı Müze Köşk

Ankara'nın çankaya köyünde tahminen 1800'lü yılların sonlarında yapılan bir bağevinin inşa edilirken tarihe tanıklık edeceği, ülkenin kaderini değiştiren dünya çapında bir lidere konut olarak hizmet vereceği kimin aklına gelirdi? Ankara'ya geldiği 27 Aralık 1919 tarihinden 1921 yılına kadar önce Ziraat Okulunda, TBMM Başkanlığına seçilmesinden sonra da İstasyondaki taş binada ikamet eden Atatürk, 1921 yılının Haziran ayında Çankaya'daki bağevine yerleşti. Bugün Müze Köşkü'nün girişinde, Atatürk'ün 56 yıllık ömründe en uzun süre ile yaşadığı ikametgâh olma özelliğini de taşıyan bina ile ilgili şu satırları görürsünüz: " Eski bir bağ evidir. Ankaralı Bulgurluzade Mehmet ve Rıfat Beyler tarafından satın alınmış olup, 1921 yılı başlarında Ankara Müftüsü Hoca Rıfat Börekçi'nin önderliğinde Ankara halkı adına Atatürk'e armağan edilmiştir. Atatürk tarafından ordu namına devir ve ferağ edilmesi üzerine 'Ordu Köşkü' adını alan bina, ilk haliyle alt kat holünde mermer bir havuzu bulunan iki katlı bir yapıdır. 1921 yılı Haziran ayı başlarında Atatürk Ankara Garı'nda ikamet etmekte olduğu konuttan bu Köşk'e küçük bir onarımdan sonra taşınmışlardır. 1924 yılında Mimar Mehmet Vedat Bey tarafından Köşk'e ilaveler yapılarak bugünkü şekline getirilmiştir. Adres: Cumhurbaşkanlığı Köşkü Bahçesi Çankaya/Ankara Tel: (312) 427 43 30/317...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Ankara Atatürk Evi

Bilindiği gibi Atatürk'ün doğduğu ve çocukluk yıllarını geçirdiği Selanik'teki baba evi Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Osmanlı ımparatorluğu'nun dağılması yüzünden vatan toprakları dışında kalmıştır. Lozan müzakereleri esnasında Atatürk'ün Selanik'i ana vatan sınırları içerisine dahil etme arzusu gerçekleştirilememiş ve Atatürk bundan büyük üzüntü duymuştur. Devletimizin kurucusu Ulu önder Atatürk'ün 100. doğum yıldönümü dolayısıyla bütün yurt sathında girişilen kutlama çalışmaları esnasında, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu'nun 6 Kasım 1980 tarihinde yaptığı toplantıda, zamanın Yönetim Kurulu Başkanı ö. Galip Gençoğlu'nun "Atatürk"ün Selanik'te doğduğu, çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği, memleketin hür bir idari rejime kavuşması için kader arkadaşlarıyla birlikte çalıştığı tarihi evin aynı ölçüler içindeki bir benzerinin Ankara'da yaptırılmasına" dair önerisi, Başbakan Vekilleri Cemal Sümer ve Polat öğün ile Yönetim kurulu üyeleri Muin Ekşi, ırfan Bozer, Sabahattin Parla, Ekrem Ekinci, Yaşar Eraydın, Turhan Yalçın, Yakup Köseoğlu, Halil Yılancıoğlu ve Genel Sekreter Mehmet Aydın tarafından büyük bir heyecan ve coşkuyla karşılanmış, bu husustaki Yönetim Kurulu teklifinin Oda meclisince aynı şevk ve heyecanla tasvip edilmesi üzerine keyfiyet 100. Yıl Kutlama Koordinasyon Kurulu Başkanlığı'na arz edilerek gerekli izin alınmış ve konuya ilişkin her türlü formaliteler tamamlanarak derhal faaliyete geçilmiştir. Galip Gençoğlu Başkanlığı'ndaki Yönetim Kurulu'ndan sonra görev başına ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi

Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi 20 Nisan 1920'de açıldı. Temel işlevi hızlı toplumsal değişim içinde kaybolmakta olan oyuncakları korumak olan müze, aynı zaman da bir araştırma ve eğitim merkezi olarak da hizmet vermektedir. Halen bin beş yüz oyuncak bulunan müzede oyuncaklar dört ana grupta toplanmaktadır. I. Geleneksel Oyuncaklar: Daha çok oyuna bağlı, yerel, mevsimlik, el yapımı oyuncaklar: Uçurtma, sapan, çember, topaç, bez bebek, beşik, yürüteç, vb. II. Fabrikasyon Oyuncaklar: Sanayi ürünü olan bu oyuncaklar yapıldıkları malzemeye göre sınıflandırılmıştır: 1. Tahta Oyuncak: çeşitli arabalar, evler, hayvanlar, vb. ılk fabrikasyon tahta Türk oyuncağı (1938) örnekleri de bu grupta yer almaktadır. 2. Teneke Oyuncak: Araba, tren, kamyon, çeşitli hayvanlar, mutfak eşyaları, kurşun askerler, vb. Bu grupta en eski (1933) Türk teneke oyuncaklarından örnekler bulunmaktadır. 3. Kağıt Oyuncak: Kartondan ve kağıttan üretilen çeşitli oyuncaklar. 4. Plastik Oyuncak: Plastikten yapılmış çeşitli eski ve yeni oyuncaklar. 5. Bebek ve Yumuşak Oyuncak: Kağıt hamuru, porselen, plastik gibi çeşitli malzemelerden yapılmış bebekler, pelüş hayvan modelleri. Bu grupta Türk oyuncak bebek sanayiinin en eski (1960) örnekleri sergilenmektedir. III. Yabancı Oyuncaklar: Kişisel ya da ticarî amaçlarla başka ülkelerden getirilmiş çeşitli oyuncaklar. Müzenin en eski parçaları (1890) bu grupta yer almaktadır. IV. Antik Oyuncaklar: ülkemizin birçok arkeoloji müzesinde sergilenen antik oyuncakların bazılarının kopyaları. Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi oyuncağın ülkemizdeki tarihsel gelişimini saptama çalışmalarını sürdürmektedir. Oyuncak aracılığı ile sanayi tarihi, kültür tari...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Gordion Müzesi

Gordion Müzesi |  görsel 1
  1963 yılında bugün Yassıhöyük olarak tanınan 500 nüfusa sahip bir küçük köyün yanında kuruldu. Bugün Gordion Müzesi'nde kronolojik bir sergileme sunulmakta, her dönem karakteristik örneklerle temsil edilmektedir. üç vitrinde Eski Tunç Devri eserleri, bunu takiben Kral Midas ile son bulan Erken Frig Dönemine ait eserler yer almaktadır. Bu eserler içinde Erken Demir çağına ait el yapımı çanak-çömlekler, Erken Frig çağına ait Demir aletler, tekstil üretim aletleri sergilenmektedir. Yeni sergi solonunda Panoramik vitrin içinde M.Ö. 700 yıllarına tarihlenen tahrip katına ait tipik bir yapı sergilenmektedir. Yeni salonun geri kalan kısmında M.Ö. 6 - M.S. 4. yüzyıla ait ithal edilmiş Yunan seramiği, Hellenistik Çağ ve Roma Dönemine ait malzemeler sergilenmektedir. Son bölümde ise ziyaretçiler Gordion’da ele geçen mühür ve sikke örneklerini izleme imkânı bulmaktadırlar. Müzenin Gelişimi : Son yıllarda Gordion Müzesi’nin ziyaretçi sayısındaki büyük artış, burada yeni düzenlemeler yapılmasını gündeme getirmiştir. Bu çalışmalar içinde 180 m2’lik yeni depo binası, 150m2’lik ek teşhir salonu, 30 m2’lik laboratuvar ve 35 m2’lik görüntü ile bilgilendirme salonu, 5000 m2’lik yeni açık hava teşhir alanı yapıların belli başlıları arasında sayılabilir. Yeni kazılan alan Friglerin mobilya yapımında kullandıkları sedir, kokulu ardıç, şimşir, sarıçam, ceviz ve porsuk fidanları ile ağaçlandırılmıştır. Bu yeni alana nakledilen Roma mozaiği ve Galat Mezarı yapılan işlerin bir bölümü olarak sayılabilir. ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Etnografya Müzesi

Etnografya Ankara’nın Namazgah adı ile anılan semtinde, Müslüman mezarlığı olan tepede kurulmuştur. Anılan tepe Vakıflar Genel Müdürlüğünce 15 Kasım 1925 tarihli Bakanlar Kurulu kararı gerğince, Milli ğitim Bakanlığı'na müze yapılmak üzere bağışlanmıştır. 1924 yilina kadar Anadolu’da Kurtulus Savasi’na katilan, milli kültüre önem veren devrimciler, Türklerin maddi ve manevi kültü mirasini içeren bir Etnografya Müzesi'nin kurulmasinin gerekliligine inaniyorlardi. Bu nedenle Milli Egitim Bakani Hamdullah Suphi Tanriöver, eski mesai arkadasi Budapeste Etnografya Müzesi seflerinden Türkolog J. Meszaros’un müzenin kurulusu konusundaki görüsleri sorularak, kendisine hizmet teklif edildigi, Prof. Meszaros’un bakanliga sundugu 29 Kasim 1924 tarihli raporundan anlasilmaktadir. Böylece Halk Müzesi'nin kurulmasina hazirlik yapilmak üzere, 1924’te Istanbul’da Prof. Celal Esad (Arseven) baskanliginda, daha sonra 1925 yilinda Istanbul Müzeler Müdürü Halil Ethem (Erdem) baskanliginda, eser toplamak ve satin almak üzere özel bir komisyon kurulmustur. Satin alinan 1250 adet eser, 1927 yilinda insasi tamamlanan müzede teshir edilmistir. Müze Müdürlügü'ne de Hamit Zübeyr Kosay atanmistir.  15 Nisan 1928 yılında müzeyi ziyaret eden Gazi Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) müze hakkında bilgi aldıktan sonra, Afgan Kralı Amanullah Han’ın Türkiye’yi ziyaretleri nedeniyle, müzenin açılmasına emir buyurmuşlardır. Müze 18.7.1930’da halka açılmış ve 1938 Kasım ayında Müzenin iç avlusu, geçici kabir olarak ayrılıncaya kadar açık kalm...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

II. Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet Müzesi

1923 yılında mimar Vedat Tek (1873-1942) tarafından Cumhuriyet Halk Fırkası Mahfeli olarak tasarlanan ve inşa edilen bu bina işlevi değiştirilerek meclis olarak kullanılmıştır. Bodrum üzerine iki katlı olan bu yapının iç bölümleri, iki kat boyunca yükselen ortadaki meclis salonunun üç kenarına dizilmişlerdir. Girişten sonra enine uzanan, iki ucunda merdivenlerin yer aldığı geniş geçit, Selçuklu ve Osmanlı bezeme motiflerinin yer aldığı bir tavanla örtülmüştür. Benzer bir biçimde ele alınmış yerlerden birisi de büyük salondur. Yer yer localarla değerlendirilen bu salonun özellikle yıldız motiflerini içeren ahşap tavanı, sonradan düzenlenen taç kapı ve bazı noktalar dışında kemerler, saçaklar, yer yer çinilerin yer aldığı bölümler ile bu dönemin mimari özelliklerini yansıtmaktadır.  I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının yetersiz olması ve gelişen Cumhuriyet Türkiye'si meclisinin ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeni ile bina bir takım değişiklikler geçirmiş, sonra da II. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak 18 Ekim 1924 tarihinde hizmete açılmıştır.  II. Türkiye Büyük Millet Meclisi 1924-1960 yillari arasinda Atatürk ilke ve inkilâplarinin gerçeklestirildigi; Cumhuriyetimiz'in gelismesi için çok önemli çagdas kararlarin alindigi; çagdas yasalarin çikarildigi uluslararasi alanda Türkiye'nin etkinligini ve sayginligini artiran antlasmalarin yapildigi; çok partili sisteme geçisin saglandigi önemli bir yapidir. Türk siyasi tarihinde önemli yeri olan II. Türkiye Büyük Millet Meclisi binasi islevini 27 Mayis 1960 tarihine kadar 36 yillik bir d&...