TÜRKİYE GENEL TANITIM
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi


EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Maya Uygarlığı

Maya Uygarlığı Maya uygarlığı   I   Ön Mayalar ve tarih   I   Klasik dönem   I   Klasik sonrası dönem   I   Maya Toplumu   I   Maya uygarlığının yapısı   I   Mayalarda Kara taşımacılığı   I   Başlıca Maya ulusları   I   Mayalarda Din   I   Mayalarda Mimari Yapı   I   Mayalarda Sanat   I   Mayalarda Dil ve edebiyat   I   Mayalarda Matematik, takvim ve astronomi   I   Mayalar'ın gizemi ve bazı iddialar...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mayalar'ın gizemi ve bazı iddialar

Mayalar'ın gizemi ve bazı iddialar |  görsel 1
Mayalar'ın gizemi ve bazı iddialar Tekerlek gibi araç gereçlere sahip olmaksızın devasa yapılar inşa etmiş Mayalar, gerek mimarileri bakımından, gerek olağanüstü matematik, takvim ve astronomi bilgileri bakımından, gerekse kentlerini bilinmeyen bir nedenle aniden terketmeleri bakımından kimilerine gizemli bir uygarlık olarak görünmektedir. Gizemli konulara ilgi duyan yazarlar ve ufologlar, Mayalar'ın bazı alanlardaki olağanüstü bilgilerini, battıkları ileri sürülen efsanevi kıtalardan gelmiş olmalarına  ve uzaylılarla temas kurmuş olmalarına bağlarlar. Bunlara göre, Maya metinlerinde ve Maya sanat ve mimarisinde Dünya’nın bu eski devirlerine ve uzaylılarla irtibatına ilişkin işaretler bulunmaktadır ve aslında, Maya tarihinde bir ilerleme değil, bir çöküş, yüksek bir uygarlık düzeyinden gerileme yaşanmıştır. Bugün nasıl ileri toplumların yanı sıra, hâlen bazı ilkel düzeyde toplumlar bulunuyorsa, Mayalar’ın ileri bir uygarlık düzeyinde bulundukları dönemde, bölgede geri bir düzeyde yaşayan topluluklar da vardı; uygarlığın hep gelişme göstermiş olduğu tezinden hareketle oluşturulan tarih yanlışlıklar doludur. Gelişme gösteren topluluklar olduğu gibi, ileri bir düzeydeyken MÖ 10000 yıllarından itibaren gerileme ve çöküş sürecine giren topluluklar da vardır ve kozmik irtibatla bir süre dengede kalabilmiş topluluklar da olabilir. “Mayalar” adlı kitabında Mayalar'ın geçmişte manyetik eksenin ve kutupların yer değiştirmiş olduğunu bildiklerini, ayrıca 405 dolunayın 11.960 günlük periyodunu  ve 25.626 yıllık presesyon periyodunu hesaplamış olduklarını ileri süren Yılmaz Aydın, konuya ilişkin olarak şu fikri savunur: Nasıl günümüzde bir yanda uzay teknolojisi yaşanırken diğer yanda dünyanın çeşitl...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mayalarda Matematik, takvim ve astronomi

Mayalarda Matematik, takvim ve astronomi |  görsel 1
Matematik, takvim ve astronomi Orta-Amerika’nın diğer Kolomb-öncesi halkları gibi, Mayalar da on tabanıyla değil yirmi tabanıyla, yani yirminin kuvvetleriyle sayıyorlardı. Bu sistemin taban değeri 5’ti. Klasik-öncesi Mayalar’da (ya da selefleri olan Olmekler’de) sıfır kavramının mevcut olduğu bilinmektedir. Yazıtlar, yüz milyonlu sayılarla hesaplar yaptıklarını ve belirttikleri tarihlerin çok eski zamanlara uzandığını ortaya koymaktadır. Son derece kesin astronomik gözlemlerde bulunmuşlar, Ay ve gezegenlerin hareketlerinin diyagramlarını yapmışlar, Güneş tutulmalarını önceden tahmin edebilmişlerdir.Diğer Orta Amerika uygarlıkları gibi, Avrupa’da kullanılan Jülyen takvimininkine kıyasla çok daha kesin bir "güneş yılı"na dayalı bir takvime sahiptiler. Mayalar’ın zamana ilişkin çalışmalarında esas olarak iki takvimleri vardı: Tzolkin denen takvim dinsel nitelikliydi, bu takvime “kutsal yıllık”, “büyülü takvim”, “ayin takvimi” de denirdi.Haab denilen takvim ise güneş takvimiydi. Güneş yılını Mayalar 365,2420 olarak belirlemişlerdi; modern astronomiye göreyse güneş yılı tam olarak 365,2422 gündür. Yani dakika ve saniye gibi zaman ölçülerinden yoksun olduğu varsayılan Mayalar’ın hesabı ile modern astronominin hesabı arasındaki yıllık fark yalnızca 17 saniye idi. Dinsel takvim 260 (20x13), güneş takvimi ise 365 günden (kin) oluşuyordu. 365 günlük güneş yılını 20 günlük 18 ayın sonunda, eski Mısırlılar ve Yunanlılar’daki epagomenayı andırır tarzda, yaptıkları beş günlük ilaveyle elde ederlerdi ki, buna bu yüzden “muğlak yıl” da denir. Her iki takvim için 18.980 günlük bir periyot sonunda, yani 365 günlük 52 yıl veya 260 günlük 73 yıl sonra bir ça...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mayalarda Dil ve edebiyat

Mayalarda Dil ve edebiyat |  görsel 1
Dil ve edebiyat Sözlü dil Uto-Aztek dil ailesine sokulan bu dil, Orta Amerika’da, özellikle Meksika’nın Yucatan, Campeche ve Quintana Roo bölgelerinde hâlen Mayalar’ın torunları sayılan 6 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır. Maya dili aslında 21-44 dilden oluşan bir dil ailesi olduğundan, lenguas mayenses (Maya dilleri) olarak da ifade edilir. Bu dillerin ortak kökü en az 5.000 yıl önce proto-Mayalar’ın kullandığı aslî Maya dilidir. Maya dilleri gramatikal yapı ve tipolojik özellikleriyle diğer Orta-Amerika dillerinden farklılık gösterir. Bu farklılık, örneğin fiillerin,özne ve nesnelerin gramatikal çekiminde ve çekilemez fiiller kategorisinde kendini gösterir. Maya dillerinden bazıları Kolomb-öncesi dönemlerde Maya hiyeroglifik yazısıyla yazıya geçirilmiştir. Bu yazıların hatırı sayılır bir kısmı MÖ 900-250 dönemine aittir. Günümüzde yaklaşık 10.000 Maya yazıtı ve korteza kâğıdı üzerine yazılmış birkaç kodeks (elyazması) bilinmektedir. İspanyol işgali sonrasında bu dil kayıtlara Latin alfabesiyle geçirilmiştir. Maya dillerinin kökeni olan, Proto-Maya (Ön-Maya) dili de denilen aslî Maya dili, Kişe-maya ya da Kişey-Maya (maya quiché) dilinde "eski Maya dili" anlamındaki Nab'ee Maya' Tzij terimiyle ifade edilir. Bu dildeki ilk bölünme Meksika Körfezi kıyılarına yapılan göçle ortaya çıkmıştır. Maya dillerinin gramer yapısı diğer Orta Amerika dillerine kıyasla daha kolaydır. Türkçe gibi eklemeli bir dildir. (Diğer eklemlemeli dillerden bazıları Quechua dili, Etrüsk dili, Moğolca, Fince, Macarca, birçok Kafkas (Abhazca vs.) ve Ural dilleri, Hatti dili, Pelasg dili, Lidya dili, Kızılderili dilleri, Sümerce, Bask dili, Eskimo dili’dir.) Meksika'da 2003’te y&uu...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mayalarda Sanat

Mayalarda Sanat |  görsel 1
Sanat   Mayalar’ın özellikle klasik dönem sanatı mükemmel bir işçilik gösterir. Gerek Palenque ve Copán’daki heykel ve kabartmalarda muhteşem bir incelik görülür En büyük ve zarif dikilitaşlara Quiriguá’da rastlanmıştır. Günümüze kadar gelen sanat eserleri arasında en çok, mezarlarda keşfedilmiş, günlük yaşamda ve ayinlerde kullanılan çömlekçilik ürünleri bulunur. En eski ve en iyi korunmuş freskler San Bartolo’daki fresklerdir. Bonampak’taki eski freskler bölgedeki yoğun turizmin etkisi altında yavaş yavaş bozulmaya başlamıştır. Mayalar’ın eski tiyatro oyunu Rabinal Achí günümüze dek süregelmiştir. Sanatta tüy kullanımı Sanatta değer verdikleri unsurlardan biri de tüy kullanımıydı. Kullanılan tüyler genellikle, Orta Amerika’da yaşayan quetzal (Pharomachrus mocinno) adını verdikleri kuşun renkli tüyleriydi. Bunları başlarına taktıkları gibi diğer süslemelerde de kullanırlardı. Başa tüy takma adeti eski Mısır ilahlarını betimleyen eserlerde ve Asya Şamanizmi’nde de görülür. Seramik Maya seramiği vazo ve tabaklardan kült objelerine uzanan zengin bir çeşitlilik gösterir. Seramik eserlerinin çoğu, geometrik motiflerle süslüdür, bu eserlerde hayvan ve insanların temsil edildiği de görülmektedir. Kalınlıkları fazla olmayan, ince ve simetrik tarzda yapılan Maya seramiklerinin genellikle cilalı, çok renkli, (kireç taşına dayalı renklendiricilerle boyanmış) ve bazen de tek rengin çeşitli tonlarıyla renklendirme tekniği kullanılarak (watercolor painting) hazırlanmış oldukları görülür. Seramik eserler genellikle açık fırınlarda, 800 dereceye varan ısılarda pişiriliyordu. Süslemeler gene...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mayalarda Mimari Yapı

Mayalarda Mimari Yapı |  görsel 1
Şehircilik Maya mimarisi doğal özelliklerden belirli bir derecede yararlanma yoluna gitmiştir. Örneğin, bazı Mayalar, yayılma özelliği gösterek büyük kentlere dönüşecek yapılarını Yucatan’ın kuzeyindeki kireç taşından oluşan ovalarda inşa ederken, bazı Mayalar da kule ve tapınaklarının yüksekte olmasını istediklerinden, bunları topoğrafyanın doğal sınırlarını kullanarak Usumacinta ırmağı civarındaki tepelerde kurmuşlardır. Ayrıca, ne kadar piramit kurmuşlarsa, bir o kadar da yapay ve doğal mağaraları kullanmışlardır. Hatırı sayılır derecede önemli piramitlerden yoksun olmakla birlikte, Mayalar’ın en büyük sarayını içeren Cancuén kentini çevreleyen dağlar, mağaralarla doludur; bu yüzden kente büyük bir piramit inşa etmeye gerek görmemişlerdir. Bir kentin kurulması gibi uzun vadeli bir inşaatin başlangıcında, önce bazı astronomik gözlem hususlarına  ve doğal kaynakların (kuyu, gölcük) kullanımına uygun yerlerin saptanmasıyla, bir eksen belirlenirdi. Kent, kendisine sacbé yolları vasıtasıyla, çeşitli plâtformları olan meydanların eklenmesi suretiyle giderek genişletilirdi. Maya binalarının temelinde daima görülen plâtformlar, bu mimarinin tipik bir öğesidir. Önemli Maya kentlerinden Mirador ve Tikal, Mexico’nun ya da Oaxaca’nın merkezinden daha büyüktü. Bir Maya kent merkezinde daima, bildiğimiz akropolu andırır tarzda, hükûmete ait binalar ve dinsel binalarla çevrili meydanlar olurdu; bu binaların çevresinde de birer tapınak işlevi gören piramitler[151] ve kent yeterince büyükse bir top sahası bulunurdu.[152] Kentin kalbini oluşturan bu törensel merkezin biraz dışında da diğer soylulara kıyasla saygınlığı daha az olan soylular, daha küçük tapınaklar ve kişisel mabetle...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mayalarda Din

Mayalarda Din |  görsel 1
Din, Mayalar’da yaşamın çeşitli alanlarında kendini hissettiren bir etken olmuştur; tarımsal törenlerden ve halk törenlerinden sanat ve kültüre dek etkisini hissettirmiştir. Din adamlarının, Maya uygarlığını elinde tutan ideolojiyle, siyasi denetimle yakından ilişkili oldukları ve aynı zamanda bilimi temsil ettikleri gözönüne alındığında, bu etkinin büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir. Maya dininin son zamanlardaki hali biraz daha iyi bilinmektedir. Klasik-sonrası dönemdeki Maya dininin üç temel özelliği; çoktanrıcı (politeist), natüralist (atmosferdeki olayları ilahlaştırma) ve düalist olmasıdır. Düalistliğinde iyi ile kötü ikilemi yapılmakla birlikte, “hayır ve şerr İlah’tandır” ilkesine sahiptir. İyilik ilahları ile kötülük ilahları sürekli bir çatışma içindedir; fakat gün ve gece, yaşam ve ölüm, dölleyen ve döllenen nasıl birbirlerinden tümüyle ayrılamazlarsa, bunlar da birbirlerinden tümüyle ayrı değildiler (yin ve yang gibi). İnsanların gelecekleri de bu çatışmadan nasibini alıyordu. Eski Mayalar’ın din adamlarının uygulamaları onların birer şaman olduğunu da göstermektedir. Mayalar, sonradan Kızılderililer’de görülen Amerika Şamanizmi’nin özgün hallerinden birini oluşturmuşlardır. Asya Şamanizmi’yle pek çok bakımdan paralellik gösteren Maya Şamanizmi’nin en önemli farklarından biri, Asya Şamanizmi’nde transa geçmede uyuşturucu maddelerin kullanılmamasına karşın, Maya Şamanizmi’nde halüsinojen ve psikoaktif maddelerin[101] kullanımıdır. James Churchward, Mircae Eliade, Cihangir Gener gibi araştırmacı yazarlar, eserlerinde Amerika Şamanizmi’nin Asya Şamanizmi’nde görüldüğü gibi, bir inisiyasyon i&ccedi...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Başlıca Maya ulusları

Başlıca Maya ulusları |  görsel 1
Başlıca Maya ulusları İtzalar (Itzálar): Adlarını muhtemelen, yarı efsanevi rehber Itzamná’dan (“göğün cevheri” ya da “bulutların çiyi”) almışlardır. Zamná da denilen Itzamná, sözlü gelenekte Yucatan Yarımadası’nda her şeye isim koyan ve bitkilerin tıbbi yararlarını keşfeden, Maya yazısını ve hiyeroglifleri icat eden kişidir. Öldükten sonra halkı tarafından ilahlaştırılmış, adına tapınaklar yapılmıştır. Izamal piramitlerinde gömülü olduğu söylenir. Chilam Balam’ın Chumayel metinlerine göre, Itza'lar 435 yılında güneyden gelmişler, bugün Bacalar'ın bulunduğu yerde Siyancaan Bakhalal kentini kurmuşlardı. (Syan Caan “doğmak”, bakhalal “kamışlar yeri” anlamına gelir). Uzmanlar Kohunlich sit alanındaki keşiflerin bu tarihi değiştirebileceğini düşünmektedir; çünkü burada Olmek, Chichimec ve bazı Teotihuacan etkileri taşıyan maskeler bulunmuştur. Tören alanı da büyüklük faktörü gözönüne alınmazsa Teotihuacan’dakine benzemektedir. Fakat Chumayel metni Itza'ların Bakhalal’da yalnızca 60 yıl kaldığını anlatır. Chichén Itzá’yı 495 ile 514 arasındaki dönemde kurmuş olmalıdırlar. Daha sonra bu kenti de terkettiler, 928-948’e kadar Champotón’da yaşadılar ve 40 yıl süren seyahatlerden sonra Chichén’e Toltek ve Chichimec kültürüyle melezleşmiş bir halde geri döndüler. Bu kabilenin arkeolojik kalıntılarına kuzeyde, Campeche’nin kuzey ve doğusunda, Yucatan’ın kuzey ve ortasında ve Quintana Roo’nun kuzeyinde rastlanır. Son başkentleri Petén’deki (Guatemala) Tayasal kenti olmuştur. Xiú’lar: Campeche’nin (Kam-peçe okunur) kuzey ve kuzeydoğusuna, Yucatan’ın kuzey...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mayalarda Kara taşımacılığı

Ekonomik yapı Tarım Mayalar’ın temel etkinliğini oluşturduğundan, İspanyol işgali öncesine kadar çeşitli tarım teknikleri geliştirmişlerdir. Bunun yanı sıra avcılık ve balıkçılık da ihmal edilmemiştir. Tropikal orman da onlar için önemli bir besin kaynağıydı. İklim değişiklikleri, toprak ve bitki örtüsü, kuşkusuz doğal kaynakların kullanımının ve hangi tarım sisteminin uygulanacağının belirlenmesinde belirleyici etkendi. Teknikler, kullanılabilir toprağın nicelik ve niteliğine, kültür tipine ve sosyoekonomik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkmıştı. Ticaret Maya coğrafi bölgesinde üretim büyük olduğundan, ticaret vazgeçilmez bir etkinlikti. Klasik dönemde büyük kentlerde p'polom denilen büyük çarşılar ortaya çıkmıştı. Fakat klasik-sonrası dönemdeki yeniden yapılanma sırasında, tianguis adını alan bu çarşılar geliştirilememiştir. Toptancı tücarlar küçük tüccarlarla irtibatı sağlamak için uzun mesafeler katetmekteydiler. Küçük tüccarlar ise mallarını evden eve gezerek satıyorlardı. Bu mallardan Guatemala’da yeşim, kuzeydoğuda pamuk, kıyılarda deniz kabuğu ve balık, kuzeyde tuz, Tabasco, Guatemala ve Honduras’ta kakao, Puuc bölgesinde ise çakmaktaşı daha çok satılıyordu. Büyük tüccarlar büyük bir prestij elde etmiş olup, soylular arasında isim yapmış bulunuyorlar ve bazı durumlarda kralın casusluğuna terfi ediliyorlardı. Para Para yoktu, ticaret parayla değil, takas (barter) sistemiyle yapılıyor, bazen para yerine kakao meyvesi kullanılıyordu. Değerler döneme göre az çok değişmiş olsa da, bir tavşanın değeri 10 kakao meyvesiydi. Para sistemine İspanyol işgali döneminde bir Virreinato de la Nueva España’ nın  emriyle 17 Haziran 1555’de geç...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Maya uygarlığının yapısı

Maya uygarlığının yapısı |  görsel 1
Sosyal Örgütlenme İspanyol işgali öncesinde büyük kentlerde yaşam, bugünkü modern kentler gibi, son derece karmaşıktı. “Mayalar, Zamanın Çocukları” adlı makalesinde Howard LaFay şöyle yazar: “Bu dönemde, ormanın huzur verici havasında düzenlenen ezoterik ayinlerden nasibini alan, tarımla uğraşan, barışçı sade Maya insanı imajı artık kaybolmuştu. Yerine yaşam dolu, savaşçı ve daha ileri tarım teknikleri kullanan bir halk gelmişti. Vikingler gibi, cesaretle istilalara kalkışıyor ve ticaretle uğraşıyorlardı.” Maya toplumu bir sosyal sınıflaşma içinde yapılanmıştı. Bu sınıflaşmanın tepesinde almenehoob (“babaları ve anneleri olanlar”) denilen soylular bulunuyordu. Siyasi ve dinsel makamlara yerleşmiş bu ayrıcalıklı sınıf iktidarı ve otoriteyi tekeline almıştı. Beyliğin halach uinik (alaç uinik okunur) adı verilen en üst yöneticisi dünyevi ve ruhani işlerde mutlak iktidar sahibiydi. Ona ahau da denirdi, amblemleri yuvarlak kalkan, birçok uygarlıkta olduğu gibi asa idi; bu asa yılan başlı antropomorf bir yaratık biçimindeydi. Halach Uinik makamı, silsilevi olarak babadan en büyük oğula geçerdi. Halach Uinik aynı zamanda batab ’dı, yani yaşadığı kentin mahalli başkanıydı ve beyliğin diğer kentlerinin batab ’ları (çoğulu bataboob) onun komutası altındaydı. Yüce şef olarak vergi ona verilirdi, komutanları toplantıya o çağırır ve siyaseti belirlerdi.Savaşta her batab kendi askerlerine komuta ederdi. Fakat bir de nacom denilen, üç yıl görevde kalan, bir başkomutan vardı ki, nacom doğrudan doğruya halach uinik ’e hesap verirdi. Kademede batab 'lardan sonra, ah cuch caboob denilen kentin mahallelerinin idaresinden sorumlu olan yöneticiler bulunurdu. Bunlar kimi zaman delege olarak batab ’a eşlik eder ve ona, ayrıca, onun sözcü...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Maya Toplumu

Maya Toplumu |  görsel 1
Beslenme Mayalar’da temel besinmaddesi mısırdı (Maya dilinde ixim). Mısır’dan çeşitli içecekler (örneğin atole) elde ediyor ve hamurundan (Aztek dili nde nixtamal) tamal denilen börekler ve gözlemeye benzeyen etli küçük börekler yapıyorlardı. Bu böreklerin içine et, sebze ya da her ikisi birlikte konurdu. Diğer önemli besin maddelerinin kaynağı kakao idi; tohumundan sağlanan hamur, maddi durumu süt alabilmeye müsait olmayanlarca suyla karıştırılarak bir içecek (çikolata, Nahuatl dilinde xocolatl) elde edilirdi. Suyu saf haliyle içmeye alışkın değillerdi, suyu genellikle mısırdan, meyvelerden ve diğer hammaddelerden elde edilenlerle karıştırarak içerlerdi. Törenlerde kullanılan balché (mayalanmaya tabi tutulmuş alkollü içecek) adlı içkiyi balché ağacının (Lonchoca rpus violaceus) kabuğu ile su ve balın karışımından elde ederlerdi. Yine törenlerde kullanılan sakab adlı içkiyi ise mısır ve baldan elde ederlerdi. Tanınmış Maya yemeklerinden pozole, atole ve pinole içeriğinde yine çeşitli şekillerde mısırdan elde edilmiş içecekler bulunmaktadır. Bütün bu içecekler fincanlara konurdu ve içi boşaltılmış kabaklarda (Maya dilinde chú) taşınırdı. Çok tüketilen diğer ürünler arasında ısırgan (vitamin bakımından çok zengindir), sakız (Manilkara zapota ağacından elde edilirdi), tuz, fasulye, Cap   sicum chinense biberi ve hem çiçeklerinden, hem tohumlarından ve hem de meyvesinden yararlanılan helvacı kabağı (Cucurbita maxima) sayılabilir. Mayalar’ın tanıdığı, Maya bölgesinin faunasında hayvanlar arasında, kızıl geyik, pekari, armadillo, denizineği, tavşan, "çıplak Meksika köpeği" (Xoloitzcuintl)[66],tapir, bayağı y...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Klasik sonrası dönem

Klasik sonrası dönem |  görsel 1
Klasik dönemin Maya törensel merkezlerinin terk edilmesinin ardından 1000 ile 1687 yılları arasındaki dönemde sahneye göç eden bir halk çıkar; bu halk etnik bakımdan bölgede yerleşik Mayalar olmakla birlikte, kültür bakımından, Nahuatl içeriği baskın, melez bir halktır. Putún ya da Maya-chontal denilen bu halk Tabasco’nun güneyinde yapılanır ve gerek Orta Meksika halklarıyla gerekse Maya bölgesinin sınırlarında (örneğin Xicalango’da) yerleşik Nahua gruplarıyla yakın ticari ilişkiler kurarlar. Putunlar, çöküşün yaşanmış olduğu bölgenin istikrarsız durumundan yararlanarak, bölgede hakimiyetlerini kurar ve yeni bir yaşam tarzı başlatırlar. Putunlar’ın geldikler yer ırmakların, derelerin, lagünlerin (deniz kulağı) ve turba bataklıklarının bulunduğu, dolayısıyla su taşımacılığının ön planda olduğu, Usumacinta ve Grijalva ırmaklarının oluşturduğu deltaydı. Bu özellik, Putunlar’ın mükemmel denizci ve dolayısıyla tüccar olmalarını sağlamıştı. Böylece Putunlar Campeche’deki Laguna de Términos‘tan Honduras’taki Sula’ya kadar, Yucatan Yarımadası’nın çevresindeki deniz ticareti yollarını denetim altına aldılar. Pasión ırmağının güneyinde yerleşen Putunlar, topraklarına “kanoların yeri” anlamında Acalán (Akalan okunur) adını vermişlerdi. Putunlar'ın iki merkezleri vardı: Biri Champotón ırmağının döküldüğü yerde bulunan Potonchan ya da Putunchan (Putun-çan okunur) diğeri Términos lagününe dökülen şimdiki Candelaria ırmağı yakınındaki Itzamkanac. Fakat ilk merkez Potonchan olmakla birlikte, Acalán’ın başkenti Itzamkanac idi. Zoque halkıyla ve Chiapas’ın “Yukarı Topraklar”ında  yaşayanlarla ilişki kurarak ticareti elinde tutan Potonchan&rsqu...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Klasik dönem

Klasik dönem |  görsel 1
Bu dönem M.S. 250 ile M.S. 900 yılları arasında yer alır; Maya tarihini “Maya-öncesi çağı”, “eski imparatorluk” ve “yeni imparatorluk” biçiminde bölümleyen tarihçilere göreyse, "eski imparatorluk" M.S. 320 yılında başlamış, M.S. 987 yılında sona ermiştir. Bu dönem inşaatte, şehircilikte, anıtsal yazıtların kaydedilmesinde ve birçok alanda Maya uygarlığının dorukta bulunduğu ve zihinsel ve sanatsal alanda büyük bir gelişimin yaşandığı dönemdir. Bu dönemde Avrupa’da ve dünyanın diğer yerlerindeki toplumlara kıyasla birçok bakımdan ileri bir düzeyde idiler. Bu döneme teokratik dönem de denir. Dönemin bu adı almasının nedeni siyasi gücün dinsel grupların elinde bulunmuş olması, tüm ekonomik, kültürel ve sosyal yaşamın dini eksen alarak gelişmiş olmasıdır. Din adamı grupları, klasik dönemin Maya devletlerinin yönetimi üzerinde, yani yöneticileri üzerinde daima önemli bir nüfuz gücüne sahip olmuşlardır. Ayrıca bir de soylu sınıfı bulunmakla birlikte, gücü ellerinde tutan muharip sınıftı (komutanlar). Din adamları yönetim üzerinde etkili olmakla birlikte, asla yönetici olmamışlardır; Mayalar’ın yöneticilerinin din adamları olduğu imajı kentlerin birbirleriyle sürekli savaş halinde olduğunun anlaşılmasıyla yıkılmıştır. Bu dönemde temel ekonomik etkinlik tarım olduğundan söz konusu sosyal sınıflaşmada tarımcılar sınıfı da yerlerini almışlardır. Bu dönemde deniz ticaretinin de gelişmiş olduğu sanılmaktadır. Bulgular, Mayalar’ın Orta-Amerika’lı olmayan halklarla da ticaret yapabilmiş olduklarını göstermektedir; örneğin Chichen Itza’da Panama altını bulunmuştur. Bu döneme ait arkeolojik sit alanları içinde en tanınanları şunlardır: Tikal, Uaxactú...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Mayalarda Ön Mayalar ve tarih

Mayalarda Ön Mayalar ve tarih |  görsel 1
Klasik öncesi döneminin öncesi Buluntular Maya bölgesinin MÖ 10000-11000 yıllarında meskûn olduğunu göstermektedir. Klasik-öncesi döneminin öncesi hakkında büyük bir tartışma hâlen sürmektedir; bu konuda pek fazla keşif ve buluntu olduğu söylenemez. Arkeologlar tarafından pek rağbet görmeyen bir görüş de James Churchward tarafından ortaya atılmıştır. Churchward’a göre Mayalar yaklaşık 12000 yıl önce (M.Ö. 10000) Büyük Okyanus’un sularına gömülmüş efsanevi Mu kıtasından bu kıtaya göç etmiş bir halkın torunlarıdır. Tezini kısmen, mineralog ve arkeolog olan Dr. William Niven’in 1921’de Mexico City yakınlarındaki Santiago Ahuizoctla kazılarında bulduğu 2600 tablete, kısmen Troano, Dresden gibi Maya el yazmalarına, kısmen de Uxmal tapınağı ve Xochicalo Piramiti yazıtlarına dayandıran Churchward, Asya ve Amerika halkları arasındaki benzerlikleri her iki kıtaya da Mu kıtasından göç edildiğini ileri sürerek açıklamaya çalışır. (Churchward’a göre, Mu’nun batışından itibaren dünya uygarlıklarında bir ilerleme değil, bir çöküş, yani yüksek bir uygarlık düzeyinden gerileme yaşanmıştır. Söz konusu benzerlikleri açıklamak üzere ortaya atılmış bir başka görüş ise göçün Asya’dan Amerika’ya Bering Boğazı yoluyla yapılmış olabileceğini varsayar.(Konuya ilişkin son bilimsel araştırmalar, tümüyle kanıtlanmış bir kuramı henüz ortaya koymamakla birlikte, Maya dilinin de dahil olduğu Amerindiyen dil ailesinin yaklaşık 16.000 yıl önce Sibirya kaynaklı bir göç dalgasıyla oluştuğu, yani Amerindiyen dil ailesindekilerle Sibirya’da yaşayanların o zamana dek aynı dili konuştuğu sonucuna varmıştır.) Bu benzerlikler üzerinde ça...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Maya uygarlığı

Maya uygarlığı |  görsel 1
Maya uygarlığı, Kızılderili Maya halkları tarafından kurulan Kolomb öncesi Amerika uygarlıklardan biridir. Bir Orta Amerika uygarlığı olan Maya uygarlığı, binlerce yıl boyunca Meksika'nın güneydoğusundan, Honduras, El Salvador ve Guatemala'ya kadar uzanan Mezoamerika bölgesinde hüküm sürmüştür.[2] Meksika’nın güneydoğusunda beş devlet kurmuş Mayalar (Campeche, Chiapas, Quintana Roo, Tabasco ve Yucatán), tarihleri boyunca yüzlerce lehçe üretmişlerdir ve bu lehçelerden bazıları günümüzde hâlen konuşulan 21-44 [3] Maya dilinin oluşumunu sağlamıştır. Bu uygarlık MÖ 600 dolaylarında yükselişe geçmiş, M.S. 3. yüzyılda altın çağına (klasik dönem, M.S. 250-900) adım atmış, kent-devletlerinin siyasi kargaşalar sonucunda çöktüğü M.S. 900'e dek, geniş bir alanda varlığını sürdürmüş ve İspanyol işgaliyle de sona erme sürecine girmiştir. Maya uygarlığı birçok bakımdan sona ermişse de, yaygın inanışın aksine Mayalar yok olmamışlardır, hâlen bu ülkelerde yaşamakta ve Maya dillerinden bazılarını konuşmaktadırlar. “Eski Mayalar”ın (Mayalar'ın bugünkü torunlarına kıyasla kullanılan deyim) astronomi, matematik, mimari ve sanat gibi birçok alanda ileri bir uygarlık düzeyinde oldukları görülmektedir. Rabinal Achí,[6] Popol-Vuh, Chilam Balam gibi eserlerin bulunduğu Maya edebiyatı bu kültürün yaşamını betimlemektedir. İspanyol işgali 1697’de Itzá Mayaları’nın başkenti Tayasal’ın ve Guatemala’daki Ko'woj Mayaları'nın başkenti Zacpetén’in  alınmasıyla tamamlanmış, son Maya devleti ise 1901’de başkentinin (Chan Santa Cruz) [9]Meksika tarafından işgaliyle ortadan kalkmıştır. Mayaların yurdu üç bölgeye ayrılır: Güneyin &ldqu...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Uygurlar

Uygurlar Uygur Devleti           Uygurlar hakkındaki bilgiler, Çin yıllıkları ile Göktürk ve Uygur kitabelerinde bulunmaktadır. Uygur kelimesine çeşitli anlamlar verilmekle birlikte en kabul göreni; akraba, müttefik anlamında olanıdır. Uygurlar Çin kaynaklarında Hunların soyundan gösterilmektedir. V. yüzyılda Orta Asya'nın büyük bir kısmına yayılmış olan Töleslerin bir boyu olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygurlar bu dönemde Kao-çı (yüksek tekerlekli arabalılar) adıyla bilinmekteydiler. Orhun Kitabeleri'nde ise Dokuz Oğuz adı ile anılıyorlardı. Uygurlar, Orhun ve Selenga vadilerinin yerli kavimleri idiler. Bunlar Göktürk devleti kurulunca, onların hâkimiyetini tanıdılar. 630 yılında Göktürk devleti Çinliler tarafından yıkıldığında serbest kalmışlar ve bir siyasî birlik oluşturmuşlardır. Çin ise Göktürklere karşı bu Uygur birliğini destekliyordu. Bu çağda başlarında Alp İlteber ûnvanını taşıyan, Pusa isimli biri bulunuyordu. Uygurlar, 681 yılından sonra, İl Teriş Kağan'ın ortaya çıkmasıyla, yine Göktürklere bağlanmak zorunda kaldılar. Bu süre içinde kendilerini toplamış olan Uygurlar, Göktürk İmparatorluğu'nun zayıflaması ile yeni bir fırsat daha bulmuş oldular. Göktürklerin hâkimiyetinde bulunan Basmıl ve Karluk gibi Türk toplulukları ile birleşen Uygurlar, 742-43 yıllarında Göktürk Kağanı Ozamış'ı mağlûp ederek öldürdüler. Uygur Devleti'nin Kuruluşu           Göktürk devleti ortadan kalkınca, 743 yılında Basmılların idaresinde yeni bir devlet kuruldu. Uygurlar bu Basmıl Kağanlığı' nın Sol Yabgusu, yani doğu Yabgusu; Karluklar ise, Sağ Yabgusu, yani batı Yabg...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

zebra

zebra |  görsel 1
Zebra, atgiller (Equidae) familyasını oluşturan tek cins Equus'un Hippotigris alt cinsinde sınıflanan canlı türlerinin ortak adıdır. Atın yakın akrabalarından olan zebralar siyah ve beyaz çizgili postlarından ötürü kolayca tanınırlar. Yalnız Afrika'da bulunan bu hayvanlar seyrek ağaçlı ve otlarla kaplı açık alanlarda yaşarlar ve sık sık antiloplarla birlikte sürüler oluştururlar. Zebralar, tıpkı atlarda olduğu gibi, yele denilen saçlara sahiptirler; vücut yapıları da atlara benzer ve en az onlar kadar hızlı koşarlar. Tüm zebraların çizgilerinin yapısı ve sayısı birbirinden farklıdır. Zebraların dikey çizgileri aynı zamanda önemli bir savunma unsurudur. Bir arada durdukları zaman kendilerini avlamak isteyen aslan gibi yırtıcılara karşı bu çizgilerden dolayı sürüyü bir bütün olarak algılarlar. Bu durumda avcı, avlayacağı zebrayı seçmekte güçlük çeker, bu da zebralar için bir korunma yoludur. Zebralar, yaşamlarını sürdürebilmek için su ve ot ile beslenirler. Bazen yiyecek bulmak için 50 km yürürler, sonrasında yaşadıkları ortama geri dönüp, alıştıkları yaşam ortamlarında yaşarlar. Zebralarda ortalama boy 1-2 metre arasındadır. Zebralar atlar gibi otçullardır. Zebra ile at çiftleştiğinde doğan yavruya zebrat adı verilir

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Eşek

Eşek |  görsel 1
Genel özellikleri Eşeklerin inatçı olduklarına dair oluşan fikir,kimi zaman sahiplerinin bu hayvanların oldukça gelişmiş "kendini koruma dürtülerini" yanlış algılamalarından kaynaklanmaktadır. Bir eşeğe, onu zorlayarak ya da korkutarak, kendi yararına olmadığına güdülendiği bir işi yaptırmaya çalışmak oldukça zordur. Eşeklerin davranış ve bilişleri üzerine yapılan ciddi çalışmalar sonucunda, bu hayvanların oldukça zeki, dikkatli, arkadaş canlısı, oyuncu ve öğrenmeye meraklı gibi görülmektedir. 2006 yılında Fransa'da yapılan araştırmalara göre eşek sütünün protein bakımından en zengin süt olduğu kanıtlanmıştır. Özellikleri: Kulakları uzun, yelesi dik ve kısa tüylü, kuyruğu kısa, ince püsküllüdür. Ömrü : 25-35 yıldır. Çeşitleri: Evcil eşek, Afrika yaban eşeği, Asya yaban eşeği, Somali yaban eşeği, çizgili yaban eşeği (zebra), Moğol yaban eşeği (kulan)

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Katır

Katır |  görsel 1
Katır, (Equus mulus) erkek eşek ile dişi atın (kısrak) çiftleşmesiyle meydana gelen ve çoğu kez kısır olan melez hayvandır. Erkek at (aygır) ile dişi eşek (kancık) çiftleşirse bardo veya ester denen, at görünümünde ama eşek iriliğinde bir melez ortaya çıkar. Bardo attan çok katıra benzer ancak eşeğin bütün zayıflıklarını taşır. Bardo katırdan daha az dayanıklı olduğu için seyrek olarak yetiştirilir. Katırlar, kısır hayvanlar olmalarına rağmen dünyada yaklaşık 60 katırın doğum yaptığı tespit edilmiştir. Katırlar attan küçük, eşekten büyük ve kuvvetli, bazı atlardan (Tersk gibi) daha kuvvetlidir. Ancak Amerikan Standardbred'i gibi büyük Marshall atları kadar kuvvetli değildir. Bu hayvanlar bilindiğinin aksine bozuk yollarda eşekten daha az kullanışlıdır. Katırın inatçı ve biniciye zorluk çıkarması efsanesi ise pek doğru değildir, katırların binicinin güvenliğini sağlayan reflekslerde bulunduğu görülmüştür.

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Su aygırı

Su aygırı |  görsel 1
Su aygırı (Hippopotamus amphibius), Nil aygırı olarak da bilinir, su aygırıgiller (Hippopotamidae) familyasından çok büyük memeli bir otobur hayvan. Bu familyanın diğer türü ormanda yaşayan cüce su aygırı (Hexapotodon liberiensis) dır. Bilimsel ismi olan Hippopotamus, yunanca ἱπποπόταμος -Nehiratı (ἵππος = hippos - At ve ποταμός = potamos - nehir) kelimesinin latince şeklidir. İsmine rağmen su aygırı, atlardan çok balinalara ve yunuslara daha yakın akrabadır [1]. Nil aygırı adı, ilk su aygırlarının bugün alt kısımlarında artık türü kurutulmuş olan Nil kıyılarında keşfedilmiş olmasına dayanmaktadır. Yetişkin bir su aygırının omuz yüksekliği 1.50 m, vücudu 4.50 m uzunluğundadır ki bundan, gövdeye basık kuyruk 50 cm pay alır. Su aygırı 2700 ile 4500 kg ağırlığındadır. Böylelikle gergedanlarla birlikte fillerden sonraki en büyük ikinci kara hayvanı konusunda rekabet halindedir. Bir su aygırı belli durumlarda saatte azami 48 km/sa. hıza ulaşabilir. Su aygırının kafası çok büyük, geniş, basık, ve 450 kg'a kadar ulaşan ağırlıktadır. Kulaklar, gözler ve burun delikleri kafa profilinde oldukça yükselmiştir. Böylelikle hayvan su yüzeyinin alltında yüzer ya da dinlenirken, sadece bu organlar sudan yükselirler. Su aygırlarının 44 dişi vardır. Her iki yanda da 3 kesici diş, bir köpek dişi, dört öğütücü azı ve üç azı dişi bulunur. Alt çenedeki kesici dişler hemen hemen domuzlardaki gibi yatay dururlar ve devasa bir tehdit oluştururlar. Yukarıdaki köpek dişlerine karşı işleyip, karşılıklı birbirlerini keskinleştirerek tehlikeli bir silah olurlar. İşte bu dişleri, yüksek hızı ve iri cüssesi sayesinde su aygırı Afrika'nın beş büyükle...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Ahal Teke

Ahal Teke bir Türkmen atıdır. Bilimciler Ahal Tekeyi, 3000 yıl evvel insanlar tarafından ilk evcilleştirilmiş at türü olarak görürler. Orta Asyada Türk halkları arasında özellikle Türkmenistan'da yaygındır. Ahal Teke'nin adı Manas ve Dede korkut gibi Türk destanlarında geçer ve Türkmenistan'ın Ahal vilayetinde yaşayan Teke Türkmenlerinden gelmektedir. Özellikleri Dik bir duruşu, uzun ince bir boynu, eğimli omzu, uzun bir sırtı, uzun bacakları ve küçük sert bir kalçası vardır. Yelesi yumuşak ve azdır. Kulakları diğer atlardan uzun ve hafif orak şeklindedir. Çoğu ahal tekenin gözlerinin etrafı siyah olduğu için gözleri badem şeklinde görünür. Vücudu daima hafif metalik parlar. Kılları çok ince ve yumuşaktır. Hareketleri çok rahat ve esnektir. Hüner ve eğitim gösterilerinde diğer atların zorlandığı bazı zor hünerleri kolayca başarır. Özellikle "Pas" ve "Tölt" adlı hareketleri kolay yapar. Cesur, zeki, duygusal ve bazen de inatçıdır, sezgileri güçlüdür, sahibine daima çok bağlıdır, hatta tek biniciye alışık olurlar ve onun en ufak imalarını bile algılayabilirler. Tarih Ahal Teke doğrudan eski Türkmen atlarının soyundan gelen ve çarlık Rusya'sında oluşturulmuş (Türkmen atının aygır defterleriyle kayda geçirilmesi) safkan bir at ırkıdır. Buzul çağından kalma mumyalaşmış ve donmuş at cesetlerinden anlaşıldığı üzre belki de tam anlamıyla safkan olan tek at ırkıdır. Ahal Teke milattan önceki binyılda bile Doğu Avrupa'dan Çin'e kadar ün salmıştır. Ahal Teke kanı Avrupalı at soylarının pek çoğunda bulunur. İngiliz tam kan at ırkının defterinde kayıtlı bütün damızlıkların soyu, Osmanlı İmparatorluğu'ndan İngiltere'ye gitmiş olan ...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Karabağ atı

Karabağ atı, (Azerice: Qarabağ atı) Güney Kafkasya ülkelerinden olan Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde yetiştirilen bir binek atı cinsidir. Bu at cinsi, 1747-1822 yılları arasında varlığını sürdürmüş olan Karabağ Hanlığı zamanında profesyonel olarak ehlilleştirilmiştir. Karabağ atları, Asya ve Kafkasya'da en eski at cinsi olarak bilinmekle birlikte, Azerbaycan'ın da milli at cinsi olarak kabul edilmektedir.[1] Karabağ atının Dünya üzerinde esas olarak yayıldığı bölge, Azerbaycan'ın Karabağ bölgesi olmuştur. Cinsin en verimli atları, Şuşa ve Ağdam Rayonları ile birlikte, bu rayonlara en yakın olan arazilere yayılmıştır. Bu cinsten olan atlar, Kuzey Kafkasya ve Rusya'nın güneyinde bulunan birçok at çiftliğinde de yetiştirilmiştir. Karabağ atları yüksek koşu hızı ile seçilir. Bu cinsin atları arasındaki hız rekoru, Ağdam At Çiftliği'nde yetiştirilen Sumqanda adlı atın 1600 metre uzunluğundaki mesafeyi 1 dakika 54 saniyede (50.52 km/saat), 2400 metre uzunluğundaki mesafeyi ise 2 dakika 52 saniyede (50.23 km/saat) katetmesiyle kayıtlara geçmiştir.Sumqanda'nın kayıtlara geçen bu hız rekoru, 14

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Midilli Atı

Midilli Atı |  görsel 1
Midilli, belirli yapılara sahip küçük bir at ırkıdır. Midillilerin pek çok farklı türü vardır. Midilliler, atlar ile karşılaştırıldıklarında, genellikle daha kalın yelere, orantılı kısa bacaklara, geniş karınlara, ağır kemiklere, daha kalın boyunlara, daha kısa başlara sahiptir. Midilliler genellikle zeki ve dostcanlısı ancak inatçı olarak tanımlanırlar. Görünüm farklılıkları, genellikle midillilerin eğitim seviyelerinden kaynaklanır. Eğitimsiz, deneyimsiz kişiler veya yeni başlayanlar tarafından eğitilen midilliler kötü eğitildikleri için istenilen sonucu vermeyebilirler. Çünkü midilli binicileri deneyimsiz ve gerekli özelliklerden yoksun olabilir. Uygun ve gerekli eğitimi almış midilliler, ata binmeyi yeni öğrenen küçük çocuklar için ideal bineklerdir. Büyük midilliler yetişkinler tarafından binilebilirler. İlk midilliler, farklı habitatlarda yaşayarak zamanla yapıları küçülmüş orijinal vahşi atlardan türemiştir. Bu küçük hayvanlar, çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere Kuzey Yarım Küre'de evcilleştirilmiş ve terbiye edilmişlerdir. Midilliler, tarihte ilk olarak binicilik ve yük taşımacılığı, çocuk biniciliği, eğlence yarışçılığı gibi amaçlar için kullanılmışlardır. Sanayi Devrimi sonrasında, İngiltere başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi önemli sayıda Çukur Midillisini (pit midilli) kömür ve birçok önemli madeni taşımak üzere kullandı.   Atlar ve midilliler Pek çok incelemeye ve karşılaştırmaya göre belirlenen resmi açıklamalara göre, bir midilli, 14.2 el ve 58 inç(158 cm)'ten daha küçük olan at ırkıdır. Atlar, 14.2 el ve daha uzun ölçülere sahiptir. Uluslararası...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Arap Atı

Arap Atı |  görsel 1
Arap Atı, zekâsı, sadakati ve dayanıklılığı ile bilinen bir at cinsidir. Kökeni İlk Çağ'a kadar dayanır.   Efsane Efsaneye göre Arap cinsinin dişisini Muhammed bin Abdullah seçmiştir. Çölde uzun bir seyahatten sonra susayan kervandaki hayvanların sadakatini ve dayanıklılığını ölçmek için bir su kaynağının yakınına kadar sürdüğü hayvanları geri çağırmış, bu çağrıya yalnızca beş tane dişi at karşılık vermiş. Suyu bırakarak sahiplerine geri dönecek kadar sadık olmaları sebebiyle bu beş at, el-Hamse, yani beş olarak adlandırılmış. Bu atların, beş Arap atı türünün ataları olduğu söylenir. Bir diğer efsane de Süleyman'a dayanmaktadır. Diğer cinslere etkisi Günümüzde hemen hemen bütün yarış atlarında Arap atı kanı bulunur. Arap atı, genetik potansiyeli nedeniyle Endülüs atı, Kırma, American Quarter, Morgan, Amerikan bineği, Appoloosa, Oldenburg ve Trakehner gibi birçok sıcakkanlı at cinsine de genlerini vermiştir. Binek atlar dışında Parcheron ve Midilli'de de Arap atı geni görülür. Biçimli başları ve yüksek kuyrukları sayesinde diğer türlerden kolayca ayırt edilirler. Günumüzde yetiştiriciler birçok at çeşidi için "Arap kırması" yerine yeni isimler türetmişlerdir. Quarab (Arap-Quarter), Welara (Arap-Welsh Midillisi) veya Morab (Arap-Morgan) bu yeni türlerden bazılarıdır. Özellikleri Biçim Arap atının, profilden bakıldığında wV şeklinde bir kafası, geniş alnı, küçük burnu, geniş burun delikleri vardır. Birçok Arap atının gözlerinin arasında, bedevilerin jibbah dedikleri, sıcak havada nefes almayı kolaylaştıran bir çıkıntı vardır. Boynu da oldukça geniştir. Altı yerine beş bel omuru bulunduğu için sırtı diğer cinslere...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Atlar

Atlar |  görsel 1
At, Atgiller (Equidae) familyasına dâhil otçul bir memeli hayvandır. Evcilleri olduğu gibi, Amerikan bozkırlarında “Mustang” ve Altay dağlarının her iki yanındaki açık arazilerde “Prezevalski” denen yabani atlar sürüler halinde yaşar. En meşhur at türleri Arap, İngiliz, Çin, Ahal Teke ve Midillidir. Midilli atları koç iriliğindedir.   Özellikleri Tek tırnaklılar takımının, Atgiller familyasından bir memelidir. Erkeğine aygır, dişisine kısrak, yavrusuna tay, yumurtaları çıkarılmış, iğdiş edilmiş olana da beygir denir. Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Yelesi ve kuyruk ucu uzun kıllıdır. Ömrü 20 ila 30 sene civarındadır. Arapça da binek ve yük hayvanı olan ata; dabbe, matiyye, Farsçada semend, tusen denir. Firdevsinin Şehname efsanelerinde adı geçen çil ata da rahş (رخش) denir. Hepsi otla beslenir. Geviş getirmezler. Memeleri kasık bölgesinde arka ayaklarına yakındır. Üçüncü parmakları geniş bir tırnakla çevrilmiş olup “ toynak” adını alır. Bunun üzerine basarak yürürler. Ayrıca atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.  İnsanlara hizmet eden hayvanların en kabiliyetlilerindendir. İnsanların, harp meydanlarında, izinsiz gösteri kontrolünde, yük taşımada, yarış, cirit, çit atlama ve av sporlarında yardımcısıdır. Silah gürültüsüne ve bando sesine rahatlıkla alışır. Atlar aynı zamanda dizlerini kilitleyebilir. At, cesur ve atılgan olduğu gibi sahibine son derece itaatkardır. Sahibi dilerse dolu dizgin, dörtnala koşar, isterse aheste yürür, isterse durur. Her durumda sahibini memnun etmeye dikkat eder. Yorgunluğa bakmaksızın kendini çatlatmak pahasına da olsa olanca gayret ve kuvvetini itaat uğruna sarf eder. Atlar ayakta uyurlar ve uyurken yere hiç düşm...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Hayvanlar Alemi

Yırtıcı Hayvanlar Tilki   Kurt    Çakal    Ayılar    Çita    Panter    Puma    leoparlar    Leopar Foku    Leoparlar    Aslan    Kedigiller    Kılıç dişli kaplan    Kaplan    Jaguar Kanatlı Hayvanlar Horoz   Tavuk    Kaz     Ördek    Hindi    Güvercin    ispinoz Kuşu     Gordion Müzesi      Boğaziçi Hayvanat Bahçesi    Ağaçkakan     Albatros    Sultan Papağanı    Senegal Papağanı    Rosella    Abyssinian Kedisi    akbaba   Çaylak    İbibik    Kelaynak     Kiraz Kuşları    Karga Giller    sığırcık Giller   Tırmaşık kuşlar     Serçegiller      Yelkovangiller    Dalgıç kuşu    Gökkuzgun Kuşu    Arı kuşu     Yalıçapkını Kuşu     İspinoz Kuşu     Kara başlı iskete       Baştankaragiller     Muhabbet kuşu    Göçmen kuşlar        Bıldırcın    Büyük örümcek kuşu    Kızıl başlı örümcek kuşu    Alaca örümcek kuşu    Bozkır örümcek kuşu    Kızıl kuyruklu örümcek kuşu    Kızıl sırtlı örümcek kuşu    Uzun kuyruklu örümcek kuşu    Kara alınlı örümcek kuşu    çulha kuşu    Bıyıklı baştankara&nb...

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

Caretta caretta

Caretta caretta |  görsel 1
Sini kaplumbağası (Caretta caretta), denizlerde yaşar. Yumurtlamak haricinde karaya hiç çıkmaz. Sırt tarafı kırmızımsı kahverengi alt tarafı ise beyazımsı açık sarı renklidir. Bacakları yüzmeye yarayacak biçimde kürek biçimi almıştır ve dış kenarlarında en fazla 2 tırnak bulunur. Oksijeni havadan almasına rağmen uzun süre su altında kalabilir. Yumurtalarını gece kumsallarda açtıkları çukurlara gömerler. Bir defasında 100 yumurta bırakabilir (162'ye kadar tespit edilmiştir). Yavrular 2 aylık kuluçka döneminden sonra gece vakti yumurtadan çıkarak denize giderler. Akdeniz sahillerine yayılmıştır. En önemli yumurtlama bölgesi Adananın Yumurtalık ilçesi ve Belek, Anamur, Köyceğiz, Dalyan sahilidir. Belek kıyıları, Caretta caretta'ların Akdeniz'deki ikinci (Yunanistan'ın Zakintos adasının ardından) ve Türkiye'nin en büyük yumurtlama alanıdır. 2006 yılı içinde Belek'te ise 1000 civarında, Anamur'da 2007 yılında 1040 adet yuva tespit edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Kabuk boyları 1 metre kadar büyüyebilir. Balıklar, kabuklular ve su canlıları (özellikle deniz anaları) ile beslenir. Yaklaşık 106 milyon yıldır yeryüzünde olduklarını düşünülmektedir. İnsanoğlunun yerleşme ve çoğalma kapasitesi yüzünden bugün sayıları giderek azalmaktadır. Nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için koruma altındadır. Sürüngenler Komodo ejderi  I   Akdeniz sakanguru    I    Kafkas keleri   I   Dikenli keler   I   Bukalemun   I   Trabzon kertenkelesi   I   Kör yılan   I   Kocabaş yılan   I   Çukurbaş yılan   I   Yarı sucul yılan &nbs...