Şeyh Vefa Camii
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» Şeyh Vefa Camii



Şeyh Vefa Camii

TARİHİ                     :

 Şeyh Vefa, İstanbul hayatında yüzyıllar boyu bir yer tutmuş ve ruhaniyeti bir meşale haline gelmiş zattır. Alim ve şairdir. Son derece münzevi yaşar, dar ve basık çilehanesinde ömür geçirirdi. Fatih’ le hiç görüşmemiş, fakat cenaze namazını kaldırmıştır. Hatta II. Beyezid’le de aynı durumda olduğu söylenir.

 Fatih Vakfiyesinde, Vefa-Zade mahallesinde, Vefa-Zade’nin camiini yeni olarak inşa ettiği ifade edilmektedir. Mabedin Bizans bozması bir yapı olmadığı, iç planından da anlaşılmaktadır. Vakfiye’de idaresinin Galata Camii şartlarına uygun olarak şart koşulduğu ifade edilmektedir. Buna göre Hatibe ve İmama günlük 5’er ve beş hafızdan reislerine 3, diğerlerine ikişer, iki müezzine birer, iki kayyuma 2’ şer, muarrife 2, kandilciye 2, yağ ve hazır için 1 dir. Hem tahsis edilmiştir (1).

Hadika’da inşa tarihi olarak 1476 gibi ibare bulunmakta ve camiin banisi sultan II. Bayezid olarak gösterilmektedir. Ancak bu yanlış olmalıdır. Sadece medreseyi II. Bayezid yaptırmış olabilir.  Çünkü Fatih Vakfiyesinde medreseden bahsedilmemiştir.

MİMARİ YAPISI     :

Cami yıkılmış, yalnızca türbe ile Şeyh Vefa’nın çilehanesi kalmıştır. Bununla birlikte bu yüzyılın başında Gurlitt’in yaptığı plan mevcuttur. Buna göre beş köşeli çıkıntı biçiminde mihrabı, yaklaşık 10.5 metrelik orta kubbesi ile yan yarım kubbe ve mihrap çıkıntısı mevcuttu. Minaresi ve revakı ile, Gurlitt’in iddiasının tam tersine gerçek bir Osmanlı mimarisi ürünüdür. Plana göre herhalde sarsılmış olan taraf ara kemerinin çökmesini engellemek üzere bir payanda yapılmış, direklerin etrafına kargir gömlek giydirilmiş, sol taraf revak gözü içinde bir oda yapılmıştır. Revakın hemen iki yanından başlamak üzere bir ihata duvarı gözükmektedir. Planda gösterilmemiş olmasına rağmen, mihraptan çilehaneye geçen iki kapı vardır (3).

Türbe, camiin güney köşesindedir. Basit çatılı bir binadır. Duvarları üç tuğla ile bir kesme taştan yapılmış ve sekiz pencere ile aydınlatılmıştır. İçindeki üç sandukadan biri Şeyh Vefa’nın, ikincisi ilk halifesi Şeyh Alinin, üçüncüsü de Şeyh Davud’ undur. Girişin sağında Ataullah Efendi’nin solunda Hekim Çelebi’nin kabirleri bulunmaktadır. Türbenin tarih kıtası Farsça olup kapı üzerinde bulunmaktadır. Bu kitabeden anlaşıldığına göre, Şeyh Vefa’nın ölüm tarihi 1491 yılına rastlamaktadır

Cami 1912-1913 yıllarında tamir edilmek üzere tamamen yıkılmış ve Dünya Savaşı üzerine de bir daha yaptırılamamıştır. 1950’lere kadar camiin temelleri ve enkazı (mermer minber vs) duruyordu. Sonradan türbe ihya edildi, ama cami yapılamadı. Parçaları da yok oldu. Eski resimleri ve planı vardır. İhya edilmesi gerekli bir eserdir ve ihya edilebilir.

 

MEŞRUTASI            :

Görevli meşrutası ve WC si bulunan camide  halen bir imam-Hatip görev yapmaktadır, vakit namazlarında 40-50 cemaati Cuma namazlarında 300-400 cemaati vardır.