VANLI SAZ ŞAİRLERİ
>

MÜRŞİDE YOL VERİN BİZDE VARALIM

CANDA OLAN OL CAN NURU GÖRELİM

İLMİ KUR'AN OKUYALIM BİLELİM

İLMİ VEREN BİR ALLAH IM VAR BENİM

Nakşibendi Üveysi Ders Tarifesi

EY İNSAN KENDİNİ ASLA ÇARESİZ HİSSETME ALLAH TEALA BİR KAPI KAPAR BİN KAPI AÇAR

(İrşadi Bayburdi)

» VANLI SAZ ŞAİRLERİ



VANLI SAZ ŞAİRLERİ

ERCİŞLİ EMRAH

17. yüzyılda yaşamış Türk halk şairidir. Yaşamı üzerine fazla bir bilgi yoktur. Yaşamı ve şiiri hakkında bilgi, "Emrah ile Selvihan" adlı türkülü halk hikayesinden öğrenilmektedir. Hikayeye konu olan İran Hükümdarı Şah Abbas'ın 1604'te Van'ı kuşatma sırasında geçtiği ileri sürülmüştür. Şahın askeri Selvihan'ı tutsak alarak götürdükten sonra Emrah onu bulmak için Van, İran, Azerbaycan bölgelerini dolaşır.

Uzun yıllar Erzurumlu Emrah ile karıştırılan Ercişli Emrah'ın şiir dili sade, yalın ve sevgi üzerine kuruludur.

Emrah’ın şiirlerinden biri şöyledir:

Bugün ben bir güzel gördüm
Bakar cennet sarayından
Kamaştı gözümün nuru
Onun hüsnü cemalinden
Salındı bahçeye girdi
Çiçekler selama durdu
Mor menevşe boyun kırdı
Gül kızardı hicabından
Bahçenin kapısın açtım
Sanırsın cennete düştüm
Yar ile tenha konuştum
Bir gül aldım yanağından
Bahçenin kapısı güldür
Dalında öten bülbüldür
Sefil Emrah kötü kuldur
Bağışla geç günahından

RUHİ SU (1912 - 1985)

1912 yılında Van'da doğdu, 20 Eylül 1985 yılında İstanbul'da vefat etti. Bas bariton, Türk halk müziği yorumcusu, besteci ve şair. Batı muziğinin şan tekniğinden yararlanarak geliştirdiği özgün bir uslupla halk türkülerini yorumlamış, Zülfü Livaneli, Rahmi Saltuk ve Sümeyra Çakır gibi bir çok sanatçıyı önemli olçüde etkilemiştir.

I. Dünya Savaşı sırasında ailesinin bütün üyelerini yitirdi. On yaşına değin yoksul bir ailenin yanında kaldı. İlkoğrenimini Adana Öksüzler Yurdu'nda yatılı olarak yaptı. Bu dönemde müzik yeteneği ve sesinin güzelliğiyle dikkati çekti. Müzik öğretmeninin desteğiyle keman dersleri aldı. Bir süre askeri liseye devam ettikten sonra ortaöğrenimini Adana Lisesi'nde parasız yatılı olarak tamamladı. Ardından Ankara Müzik Ögretmen Okulu'na girerek 1935 - 36'da mezun oldu. Aynı yıl Riyaseticumhur Filarmoni Orkestrası'nda kemancı olarak çalışmaya başladı. Bir süre sonra kemanı bırakarak şan çalışmalarına yöneldi. Ankara Devlet Konservatuvarı'nda oluşturulan Opera Bölümü'ne kabul edilen ilk dört öğrenciden biriydi. 1942'de konservatuvarı bitirerek Ankara Devlet Operası'na girdi. Aralarında Bastien und Bastienne, Fidelio, Satılmış Nişanlı, Figaro 'nun Düğünü ve Rigoletto da olmak üzere birçok operada önemli roller üstlendi. Ayrıca Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde müzik öğretmeni olarak çalıştı. Sanatçı ola­rak daha çok halk türküleri alanında ünlendi. Halk türkülerini kendi geliştirdiği özgün uslupla söyleyebilmek amacıyla saz çalıştı. 1943 - 45 arasında Ankara Radyosu'nda halk türküleri söyledi. İlk dinletisini 1944'te Ankara Halkevi'nde verdi. Son dinletisini 6 Şubat 1983'te Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Haftası'nda sundu. Sanat yaşamı boyunca 16 tane 45'lik, 12 tane de uzunçalar plak doldurdu. Kendi şiirlerinin

yanı sıra başka şairlerin çeşitli şiirlerinden besteler yaptı. Şiir, yazı ve konuşmalarını Ezgili Yürek (1985) adlı kitapta topladı.

AHMET POYRAZOĞLU (1951-....)

İlkokul öğretmeni olan Poyrazoğlu Türkiye'nin yaşayan saz şairleri arasında önemli bir yere sahiptir. Aşıklık geleneği çerçevesinde eserler veren Poyrazoğlu, TRT ve degişik kuruluşların düzenlediği yarışmalarda, Aşık şenliklerinde önemli dereceler ve ödüller almıştır. Radyo ve televizyonlarda da sıkça görmeye alıştığımız Poyrazoğlu halen oturmakta olduğu İstanbul'da başta doğum yeri olan Erciş'in ve dolayısıyla Van'ın gönüllü kültür elçiliğini yapmaya devam etmektedir. İrticalen şiir söylemekteki başarısı da bilinen Poyrazoğlu'nun atışmalarda aşık arkadaşlarını çoğu zaman mat ettiği de vakidir. Halk edebiyatı alanında araştırmalar yapan şairin özel ilgi alanı da Ercişli Emrah'tır.

AŞIK CELALİ (1952-....)

Esas adı Celal Yenitürk olan Aşık Celali Van'ın Kasımoğlu Köyü’ndendir. Küçük yaşlarda gözlerini kaybetmiş olan Celali, saza söze merak salmış, kendi çabasıyla saz çalmayı öğrenmiştir. Celali'nin şiirleri 1992 yılında Y.Y. Ünv. Edb. Fak. Türk Dili ve Edb. Bölümü Ögretim Görevlisi Bekir Oğuzbaşaran tarafından toplanmış ve yayına hazır hale getirilen şiirler, Van Valiliği tarafindan "Gönül Gözü" adı altında yayımlanmıştır. Aşık Celali’nin “Vangölü” adlı şiiri şöyledir:

Yine celallenmiş dalgalar atar
Dalgası boylardan aşar Vangölü
Nice bin yıldır ki yerinde yatar
Hakkın kudretitle yaşar Vangölü
Vanlılar göl demez denizdir
Denize benziyor böyle göl azdır
Masmavi renk, sodalı su, temizdir
Gâhı uslu, gâhı coşar Vangölü
Sıcak kumu pekçok hastaya yarar
Güneş batar iken gölde cazip var
Bazen çekilerek geride durur
Bazen de ileri koşar Vangölü
Dört adası, çevre bahçe, bağlıklar
Martılar yüzerek atar çığlıklar
İçinde var inci kefal balıklar
Verimli, cömerttir taşar Vangölü
Hoşap çayı Karasu’yla beslenir
Bendimahi çayı ile süslenir
Feribotla dostluk kurar seslenir
Sanki canlı beşer Vangölü
Celali der gittim göl kıyısına
Meftun oldum temiz hoş havasına
Gönlümü kaptırdım mis kokusuna
Her zaman yadıma düşer Vangölü

YENİ KUŞAK VANLI ŞAİRLER

MEHMET ÇELİK (1969 - ....)

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Y.Y.Ü.’ye Araştırma Görevlisi olarak girdi. 1998 yılı Nisan ayında İ.Ü. Yeni Türk Edebiyatı kürsüsünde doktorasını tamamladı. Birçok dergi ve gazetede yazı ve şiirleri yayınlandı. 1994 yılında Van'da çıkmaya başlayan "Hazan" dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Halen Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.

RAMAZAN ERZEN (1972 - ....)

Y.Y.Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Eylül 1996 yılında çıkmaya başlayan “Hazan” sanat-edebiyat dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Şiir, hikaye, deneme, mensur şiir ve seyahat yazıları çeşitli dergilerde yayınlandı. 1998 yılında Kültür Dünyası dergisinin düzenlemiş olduğu şiir yarışmasında "Giderayak" adlı şiiriyle mansiyon aldı. Halen Ankara’da doktora yapmaktadır.

FUAT ARPA (1965 - ….)

1965 Van doğumludur. Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ni bitirdikten sonra edebiyat öğretmeni olmuş ve aynı üniversitede “Saf Şiir” konulu Yüksek L,sans tezini bitirmiştir. Şiire lise yıllarında başlamış ve şiirleri İki Nisan Gazetesi, Hazan dergilerinde yayınlanmıştır. Ayrıca “Ümitlerin Adı” şiir kitabı bulunmaktadır. Yayınlanmamış bir romanı, şiir kitabı ve oyunları mevcuttur. “Etüt 1” ise yayınlanmış bir araştırmasıdır. Şiirlerinde iç evren, hüzün, ölüm, sevgi temaları ağırlıktadır. Halen Van Kazım Karabekir Lisesi’nde idareci olarak görev yapmaktadır. Şaiir’in “Kıyısında Vangölü’nün” adlı şiiri şöyledir:

Uçuşur üzerinde özgürce Vangölü’nün
Uçuşur beyaza gömülü martılar
Ve şarkılar söyler sahile
Sahilin şarkısı ise başkadır
Çoğu zaman mutlu olmasa da
Martılar kadar, gökyüzü kadar
Sahildeki de bir şarkıdır
Bir şarkıdır o da
Bir sevgi kadar.
Dolaşın bulutlar üzerinde bir dağın
En doğusunda doğun
Çığlıkları rüzgar gibidir
Eser gelir ta aşağılara
Bulutların beyaz elleri
Varoşlara uğrar önce selam getirir
Beyazın rengini dağıtırlar
Ve kentlerin soluk renginde
Buy-lamayınca reklerini
Onlar da bizi yalnız bırakırlar
Ve uzaklara giderler, ak bulutlar.
Gezinir sokaklarda bir akın
Bir gâile taşıyan kafalarda
Binbir fikir dolaşır
Bir memleket şiiri
Bir şey ifade etmez çoğu zaman
Nasıl bir anlam bulsun ki?
“Bir ekmeğin yanında bir şiir”
Oysa mutluluk için ekmek de yetmez sade ya
Belki dostluk, belki kardeşlik
Belki fikir
Belki biraz şiir.
Yayılır enginlere dalgaları bu gölün
Engince yayılır.
Ekmek herkesin olamsa da
Evler, eşyalar, arabalar olmasa da herkesin
“Bu su hepinizin
Hepinizi çağırıyorum”der dalgalar
Su gibi olmaya bir çağrıdır
Dalgaların sahile vuran sesleri
Ve şu bir şiirdir
Kirlenmeyesice.
Hüznüne ilham olur
Bir kızıl vakitte
Kıyısında Vangölü’nün
Su………..

NURULLAH ULUTAŞ (1973 - ....)

Y.Y.Ü. Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümünü bitirdi. Şiir yarışmalarında birçok derece alan şairin şiirleri ve yazıları, Divan, Kırağı, Hazan, Acemi Ocağı, Seyir ve Van Belediye Bülteni'nde yayınlandı. Doktora yapan Ulutaş, halen Bursa Fen Lisesi’nde görev yapmaktadır.

MEHMET FEYYAT (FEYYATî) (1964 - ....)

1985 yılında gazetecilik hayatına atıldı. Türkiye, B. Vakit gazeteleri ile Yurt Haber Ajansında temsilcilik ve muhabirlik görevlerinde bulundu. İlk şiirleri Van'da İki Nisan gazetesinde yayınlandı. Daha sonra çeşitli dergi ve gazetelerde şiirleri ve yazıları yayınlandı. Gazetecilik dalında ve şiirde ödüller aldı. Genellikle Feyyati mahlasıyla şiirlerini yayınlamaktadır. 1006’da Van'da çıkan Hazan dergisi şairleri arasında yer alan Feyyati'nin, Çile Yumağı ilk kitabıdır (1998).